Breadcrumb
ABD bayrağıyla yurtdışında kutlama yapanlar mı, Karakas sokaklarının iradesi mi?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 06.01.2026 , 14:50 Güncelleme Tarihi: 06.01.2026 , 15:44
ABD Başkanı Donald Trump, imzaladığı kararname kapsamında Latin Amerika kökenli "uyuşturucu kartelleriyle yerinde mücadele" bahanesiyle orduya talimat vermiş ve ağustos ayının sonlarında Venezuela açıklarına adeta çıkarma yapmıştı.
Bu süreçte birçok tekne herhangi bir soruşturma yürütülmeden hedef alınırken, Venezuela'da rejim değişikliği dahil operasyonlara hazır olunduğuna dair tehditlerde bulunulmuştu.
Bölgedeki tehdidin artması ve Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanmasına ilişkin bilgi sağlanması karşılığında verilecek ödülün 50 milyon dolara yükseltilmesi üzerine Maduro da Ulusal Bolivarcı Milis Gücü'ne katılmaları için halka çağrıda bulunmuştu.
Maduro'nun çağrısının ardından yüzlerce kişinin milis gücüne gönüllü kayıt yaptırdığı bildirilmiş ve ülke genelinde 300'den fazla kışlada sivillere yönelik ateşli silah kullanımına dair eğitim verilmeye başlanmıştı.

ABD'nin aylarca Karayip Denizi'nde süren kuşatması ve tehditleri, 3 Ocak'ın ilk saatlerinde eyleme dönüştü. Venezuela'da hükümeti devirme ve ülkenin doğal kaynaklarına el koyma hedefindeki ABD, uzaktan füzeler ve helikopterlerle Venezuela'ya saldırmaya başladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın emriyle başlatılan saldırıda askeri üs, liman, petrol kuyuları ile Chávez'in naaşının bulunduğu kışla başta olmak üzere pek çok nokta hedef alındı. Gerçekleştirilen bu haydutça saldırı kapsamında Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores ise kaçırıldı.
Venezuela hükümetinden kısa bir süre sonra "Venezuela halkı ve Bolivarcı Ulusal Silahlı Kuvvetleri, kusursuz bir halk-asker-polis kaynaşması içinde, egemenliği ve barışı garanti altına almak üzere konuşlanmıştır" açıklaması geldi.
Öte yandan Venezuela Başkan Yardımcısı Diosdado Cabello da halka sokağa çıkma çağrısı yaptı. Kısa süre içinde çok sayıda Venezuelalı sokağa çıktı.
İlerleyen saatlerde Venezuela İçişleri, Adalet ve Barış Bakanı Diosdado Cabello, askeri ve polis güçlerinin, örgütlü halk ile koordinasyon içinde, ulusal barış ve huzuru sağlamak üzere tüm topraklarda konuşlandığını belirtti. Cabello, asker ve polislerin sabaha karşı Karakas'ta yoğun devriyeler gerçekleştirdiğini aktardı.
Saldırının gerçekleştirdiği cumartesi gününün erken saatlerinden itibaren, ABD'nin gerçekleştirdiği korkakça saldırıyı kınamak için halk sokağa döküldü.

İlerleyen saatlerde Venezuela sokaklarındaki kalabalık artmaya devam etti. Özellikle başkent Karakas'ta kitlesel yürüyüşler ve protestolar düzenlendi.
"Venezuela saygıyı hak ediyor" yazılı pankartlar ve "Maduro dayan, halk ayaklanıyor" gibi sloganlarla vatandaşlar Miraflores Sarayı'na doğru ilerledi.
Venezuela halkının tepkisi saldırının gerçekleştirildiği günle de sınırlı kalmadı. 3 Ocak'tan bu yana ülkede kitlesel eylemler devam ediyor.
Eylemlere milis kuvvetler de silahlarıyla katılım gösteriyor.

Başta Karakas olmak üzere Venezuela halkının kitlesel eylemleri sürüyor.
'Venezuelalı halkı kutlama yaptı' iddiası: Venezuela'da yaşamıyorlar
Öte yandan çeşitli Batı kaynakları, Venezuela halkının saldırıdan ve Maduro'nun kaçırılmasından memnun olduklarına dair haberler servis etmeye, kutlama görüntüleri paylaşmaya başladı.
Evet, söz konusu iddianın bir miktar da olsa gerçeklik payı vardı. Fakat söz konusu Venezuelalılar, Venezuela'da yaşamıyordu.
ABD bayraklarının eksik olmadığı, "Teşekkürler Trump" yazılı dövizlerin taşındığı bu kutlamalar, başta ABD olmak üzere çeşitli yabancı ülkelerde yaşamakta olan ve halihazırda mevcut Venezuela hükümetine muhalif olan kişilerce gerçekleştiriliyordu.
Her ne kadar yurtdışında ABD'nin haydutluğunu kutlayanlar olsa da bu haydutluğa karşı sokağa çıkanlar da vardı.

Venezuela'ya yönelik saldırının yaşandığı günden beri ABD'nin çeşitli eyaletlerinde eylemler gerçekleştirildi. Bu eylemlerden biri de dün, Maduro'nun duruşması öncesinde mahkeme önünde gerçekleştirildi.
Türkiye'de de ABD'ye karşı çeşitli eylemler düzenlendi. Türkiye Komünist Partisi, saldırının gerçekleştiği gün ABD Büyükelçiliği önünde, ertesi gün ise İstanbul'da kitlesel eylemler yaptı.

ABD'nin Venezuela'ya yönelik saldırısının ardından on binlerce Kübalı Havana'da bir araya geldi. Emperyalist ülkelere "Burası sizin arka bahçeniz değil" diye seslenen Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel, "Monroe Doktrinini, çağ dışı kralları ve imparatorları kabul etmiyoruz ve tanımıyoruz" dedi.

ABD’nin müdahalesine en kitlesel yanıtlardan biri deSelanik’te verildi. Yunanistan Komünist Partisi'nin (YKP) öncülüğünde binlerce kişi, ABD Konsolosluğu önüne yürüdü. "Halkların katili ABD", "Halkların kanıyla sınırları çiziyorlar" sloganlarının yükseldiği eylemde, emperyalist kuşatmaya karşı dayanışma mesajları verildi.
Saldırıya yönelik öfke sadece Latin Amerika ve Avrupa ile sınırlı kalmadı. Hindistan’ın Visakhapatnam kentinde düzenlenen Tüm Hindistan Sendikalar Konferansı'na katılan binlerce delege, RK Plajı’nda düzenledikleri kitlesel gösteriyle ABD’yi protesto etti.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.