Breadcrumb
9 Mayıs 'Zafer Günü' anısına: Tacikistan’ın fabrikaları ve faşizme karşı direnişin lojistiği
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 09.05.2026 , 08:32
9 Mayıs 1945, insanlık tarihinin gördüğü en karanlık barbarlık olan faşizmin, Sovyet halklarının topyekûn direnişiyle yerle bir edildiği gün. Bu zaferin arkasında, sadece Berlin’e bayrak diken askerlerin değil, işgal altındaki bölgelerden Orta Asya’nın derinliklerine taşınan fabrikalarda üretime devam eden işçi sınıfının da imzası vardır.
Eski Sovyet Cumhuriyetlerinde “Büyük Anayurt Savaşı”, “Büyük Vatan Savunması” olarak adlandırılan ve her yıl büyük törenlerle anılan savaşın 81. yıldönümünde, zaferin sadece cephede değil, binlerce kilometre ötedeki fabrikalarda nasıl kazanıldığı hatırlanıyor.
Savaşa giden 300 bin yurttaşının yaklaşık 100 binini kaybeden Tacikistan’da da aynı zamanda resmi tatil olan 9 Mayıs Zafer Günü çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Tacikistan’ın Anayurt Savunması'ndaki önemi sadece cephedeki değil, cephe gerisindeki katkısı ile de hatırlanıyor.
Sputnik Tacikistan'dan derlenen verilere göre, 1941-1942 yıllarında, Alman savaş makinesinin hâlâ yenilmez göründüğü en kritik dönemde, başta Tacikistan olmak üzere Orta Asya cumhuriyetleri üretim ve tahliye merkezi haline geldi. Sovyetler Birliği’nin batısında çok sayıda stratejik ve askeri açıdan önemli işletme bu bölgeye taşınarak, halkın ve cephenin ihtiyaç duyduğu mallar engelsiz bir şekilde üretilebildi. Sovyetler Birliği'nin batısından Tacikistan bozkırlarına taşınan sanayi devleri, Kızıl Ordu'nun çelikten iradesini besledi.
Üstelik taşınan sadece fabrikalar, buralarda çalışan işçiler ve aileleri olmadı; Moskova’nın önemli tiyatro, orkestra, opera ve baleleri de Tacikistan, Özbekistan ve Türkmenistan’da faaliyetlerini sürdürdüler. Böylece savaş boyunca Sovyet kentlerinde ve bazen cephede eserlerini sahnelemeye devam ettiler.
Cephe gerisinde bir sanayi destanı: 'Her şey cephe için, her şey zafer için!'
1941 yılında Nazi Almanyası’nın SSCB’ye saldırmasıyla birlikte, Sovyet yönetimi devasa bir operasyona girişti: Sanayi tesislerini Urallar’a ve Orta Asya’ya taşımak. Bu kapsamda Tacikistan, savaşın lojistik kalplerinden biri haline geldi. Ukrayna ve Rusya'nın batısından sökülen fabrikalar, trenlerle Stalinabad (bugünkü Tacikistan'ın başkenti Duşanbe), Leninabad (bugünkü Hucent) ve çevresindeki şehirlere taşındı. Savaş öncesi gelişkin bir sanayi altyapısı olmayan Tacikistan'a ulaşan makineler, çoğu zaman çatısı bile olmayan barakalarda, dondurucu kış şartlarında monte edildi. Kimi zaman fabrikaların dış duvarları üretim devam ederken inşa edildi.
Makinalarla birlikte Tacikistan’a tahliye edilen işçilerin dinlenmeye vakitleri yoktu ve birçoğu varışta tren peronundan itibaren işe koyuldu. Vinç, taşıyıcı ve makinelerin yetersizliğine, hatta tamamen yokluğuna rağmen, fabrikalar rekor sürede faaliyetlerine yeniden başladı ve cepheye kesintisiz teslimatlara başladı. Yerel halk ve tahliye edilen işçiler, "Her şey cephe için, her şey zafer için!" sloganıyla günde 12-14 saat çalışarak Kızıl Ordu için mühimmat, üniforma ve teknik ekipman ürettiler.
Moskova ve Leningrad'dan gelen mühendisler ile Tacik köylüleri aynı tezgahlarda yan yana durdu. Savaş öncesi tarıma dayalı bir ekonomisi olan bölge, bu zorunlu tahliye süreciyle birlikte modern bir sanayi altyapısına kavuştu. Bugün hâlâ ayakta olan pek çok tesisin temelleri, o yılların fedakarlığıyla atıldı.
Silah ve mühimmat üretimi, uçak tamir tesisi...
Tacikistan'ın cepheye yardımı elbette hafif sanayi veya gıda malzemeleriyle sınırlı değildi.
Örneğin, Temmuz 1941'de Ordzhonikidze Mekanik Fabrikası, ünlü "bir buçuk tonluk" kamyonlar olan 180 adet GAZ-AA kamyonunu ambulans ve yakıt tankerine dönüştürme siparişi aldı. Düzenli ordu için 3 binden fazla kamyon ve 100 bin traktör üretildi. Silahlara gelince, cumhuriyetin işletmeleri cepheye milyonlarca mermi ve on binlerce F-1 el bombası gönderdi.
Haziran 1943'te, SSCB Havacılık Sanayi Halk Komiserliği, Gissar Vadisi'ndeki Novobad köyünde, mevcut bir askeri havaalanını kullanarak bir uçak tamir tesisi kurmaya karar verdi. Bu amaçla, 217. daimi havacılık atölyesi Gissar'a geldi ve yeni alanda üretim binaları ve atölyelerin inşaatına hemen başlandı.
Tamirhanedeki çalışma temposu gerçekten baş döndürücüydü; Eylül sonuna kadar temel askeri teçhizat üretimi ve uçak tamirleri başlamıştı ve Aralık 1943'e gelindiğinde, Ekim ayına kıyasla üretim katlanarak artmıştı. Ocak 1944'e gelindiğinde, atölye işgücü birkaç yüz kişiye ulaşmıştı.
İşçi sınıfının enternasyonalist dayanışması
Bu süreçte Tacikistan sadece makineleri değil, binlerce mülteciyi ve yaralıyı da ağırladı. Düşman işgali altındaki bölgelerden de on binlerce insan Tacikistan'a geldi ve yaralıları kabul etmek için 10 binden fazla yatak kapasiteli 29 tahliye hastanesinden oluşan bir ağ kuruldu. Savaş boyunca yaklaşık 100 bin kişi Tacikistan'a sığındı, bunların arasında yaklaşık 10 bin çocuk da vardı. Cephedeki askerlerin ve tahliye edilenlerin çocukları sanatoryumlara ve bakımevlerine gönderildi.
Bugün emperyalizmin tarihi çarpıtma çabalarına karşı, 9 Mayıs ruhunu savunmak her zamankinden daha önemli. Tacikistan'ın tozlu yollarından cepheye akan her mermi, faşizmin yenilgisinde hayati bir rol oynadı. Zafer, planlı ekonominin, merkezi iradenin ve halkların kardeşliğinin eseriydi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.