Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

6 Şubat depremi: Hukuk da enkaz altında kaldı, süreç patronlar lehine işliyor

6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybeden Döne Kaya, 52 dava dosyasıyla adalet arıyor: "Bilirkişi raporları patronları koruyor, delillere ulaşılamıyor."

Fotoğraf: Kazım Kızıl

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 18.10.2025 , 00:13 Güncelleme Tarihi: 18.10.2025 , 00:20

6 Şubat'ta yaşanan depremlerden bugüne onca sıkıntı ve sorunun yanı sıra, bitmek bilmeyen bir de hukuk kavgası kaldı.

Döne Kaya işte bu mücadeleyi verenlerden biri. 6 Şubat depremlerinde annesini, kız kardeşini, abisini ve 9 aylık yeğenini kaybeden Kaya, depremin hemen ardından hukuk mücadelesine başladı.

Zamanla, aynı sorunla baş başa kalanlar yan yana geldi, mücadeleyi birlikte verecekleri bir örgütlenme içine girdi. Döne Kaya "Şu an elimizde 52 tane dosya var. 52 farklı dava konusu. Her birinde de o kadar büyük ihmaller var ki akıl alır gibi değil" diye anlatıyor yola çıkışlarını.

Kaya, 6 Şubat’tan günümüze süre giden bu mücadeleyi ve bırakılan boşlukları, eksikleri, yargının esasında inşaat patronları için nasıl korunaklı bir alan yarattığını soL'a anlattı.

'Tüm veriler ve raporlar inşaat patronlarını koruyor'

Döne Kaya depremde can kayıplarının yaşandığı her bir örnekte belediyesinden müteahhidine, denetlenmesinden projesine kadar her noktada göstere göstere gelen felakete işaret ediyor.

"En büyük sorunumuz bilirkişi raporları. Dosyaların bu kadar beklemesinde, davaların uzun sürmesindeki en temel sorun bilirkişi raporları" diyen Kaya, eldeki bilirkişi raporlarını anlatıyor.

Hikayenin bu kısmı vahim.

Çünkü ilgili raporları belirleyecek en önemli veriler, depremin ilk haftalarında enkazla birlikte ortadan kaldırıldı. İnsanlar haliyle sevdikleri enkaz altındayken karot örnekleri almayı düşünmedi, düşünemedi. 

Peki bilirkişi raporları neden işe yaramıyor sorusuna öfkeyle yanıt veriyor Döne Kaya. 

"Çünkü bugün bilirkişi raporlarını hazırlayan çoğu kurum ya da kuruluş, genelde birbirlerini koruyacak adımlar atıyor. Haliyle de böyle örneklerde çıkan raporların, yargılama süreci için yeterince veri olmadığını söylüyorlar".

Bir de verilerin, evrakların toparlanması var.

Hatırladınız mı? Depremin ilk günleri imar izinlerinin ve belgelerin enkaz altında kaldığı haberleri yer almıştı. Bakanlık konuya dair haberleri yalanlamıştı.

Hukuk mücadelesindeki en büyük problemlerden biri de depremden önceki evraklara ulaşılamaması. 

Alınan örneklerin önemli bir çoğunluğunun örselenmiş numuneler olduğunu ifade ediyor Döne Kaya:

"Haliyle insanlar yakınlarını kurtarmak için iş makinaları kiraladılar. İş makinalarının betonları kırarak ulaşmaya çalıştıkları örneklerde de alınan numuneler, 'örselenmiş numuneler' olarak kayda geçti."

Depremzedeler için en önemli sorunlardan birisi de adalet arayışı için sahip oldukları hemen hemen her türlü imkanı yitirmiş olmalarıydı. Dostları, avukatları, tüm çevreleri depremle bir anda başka bir gerçekliğin parçası olmuştu. Fotoğraf: Kazım Kızıl

'Ya valilik suç işliyor ya da birileri valiliğin adını kullanarak delil karartıyor'

Döne Kaya, moloz kaldırma sürecinde valilikten gelen kararla çalışan enkaz kaldırma ekiplerinden bahsediyor:

"Hadi diyelim molozları kaldırdılar. Ama binaların olduğu temelleri neden söküp yok ettiler. O zamanlar uyardık 'bunu neden yapıyorsunuz, yapmayın' diye. 'Valilik kararı böyle, emir kuluyuz' deyip çıktılar işin içinden. O zaman şu soruyu sorabiliriz. Numuneler alınmadan neden kaldırdı valilik molozları? Suç mu işledi? Hadi diyelim valiliğin bundan haberi yok. O zaman neden birilerinin valiliğin adını kullanarak bu suçları işlemesine izin verdiler?"

Tam da bu nedenle, dosyadaki eksiklerden dolayı sanıkların adil yargılanamadığı Ezgi Apartmanı davasını hatırlatıyor Döne Kaya. Çünkü bu dosyada da olası kast konusunun belirleyeni, numunelerden alınan veriler olmuştu.

Evraklar kayboldu

Döne Kaya çoğu örnekte evraklar için başvurdukları belediyelerden aldıkları yanıtlarda "deprem mağduriyetinden dolayı evrakların kaybolduğu" ifadesine yer verildiğini söylüyor ve şöyle diyor.

"Hani anlıyorum. 97'de yapılan bir binanın diyelim evrakları eksik ya da kayıp. Ama depremden bir yıl önce, iki yıl önce yapılmış binaların da evraklarına ulaşılamıyor. Sorunca da kayıp diyorlar. Ama tüm bu durumlardan yargılamanın sanıkların lehine işlediğini görüyoruz. Evrak yoksa kabahat de yok gibi. Bina yıkılmış mı, insanlar ölmüş mü kimsenin umurunda değil."

Döne Kaya

'Gösteriş yaparak yakaladıkları patronları sessiz sedasız serbest bıraktılar'

Döne Kaya depremin ilk günlerinde kamuoyunda gündem olan yakalanma örneklerini hatırlatıyor. Depremin ilk günlerinde havalimanlarından ya da kaldıkları otellerden yakalanarak alınan inşaat patronlarının gösterişli haberlerinden sonra usul usul serbest bırakıldıklarını ifade ediyor.

Yani günler akıp gittikçe yargılama mağdurların aleyhine işliyor. 

Duruşmalarda depremde ölenlerin yakınları adliyeden adliyeye, davadan davaya koşturuyor ama inşaat patronları çoğu duruşmaya katılmıyor. Zorla ifadeye getirilme gibi örnekler de yok. Bu duruma tepki gösteren Kaya "Mahkemelerde patronlar olmadığı için çapraz sorgulama yapılamıyor. Psikolojik kısmını gözlemleyemiyor yargı makamı. Bunlar esasında davalarda çok kıymetli detaylar" diyor.

52 dosyada şu an tutuklu yargılamaların olduğu dava sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Ve bu sadece Döne Kaya'nın tanık olduğu davalardan çıkan veri.

'Cezadan kaçanların Ankara'ya sığınması ne garip değil mi?'

Bu soru tek başına iktidarla inşaat patronları arasındaki ilişkiyi tarif etmesi açısından kıymetli.

Döne Kaya "Başına hukuki bir sorun gelen ve yakalanma ihtimali olan birinin ülkenin başkentine kaçtığı kaç örnek vardır?" diye başlıyor.

Patronların önemli bir kısmının Ankara'da çoğu zaman tesadüfen yakalanmasını hatırlatıyor Döne Kaya:

"Aylarca bulunamayan firari sanıklar PTT'den ya da bankadan işlem yaparken yakalandılar. O kadar rahatlar yani siz düşünün." 

6 Şubat'tan hemen sonra başlayan yapılaşma süreçleri sürecin bir başka fotoğrafını sunuyor aslında. Yargılanan müteahhitlere olan ihtiyaç, sermayenin yargıya olan şüphesini akıllara getiriyor. Fotoğraf: Kazım Kızıl

Patronların avukatı Baro Başkanı

Kaya'nın işaret ettiği bir diğer tuhaf durum da ilgili patronların bazılarını yine deprem bölgesindeki baro başkanlarının savunuyor olması.

"Elbette herkesin savunma hakkı var" diye başlıyor söze Döne Kaya, "Ama bir şehrin Baro başkanı olan birinin depremde yıkılan bir binanın patronunu savunması her şeyden önce vicdanlarda soru işaretleri bırakıyor. Bir depremzede diyor ki 'adamın arkasında Baro var, ben nasıl başa çıkayım bununla?'"

Hal böyle olunca 6 Şubat depremlerinden bir tane dahi "deprem suçları" kapsamında ele alınmış örneğin olmaması şaşırtmıyor kimseyi. 

Kaya yargılama süreçlerinin uzamasına ve sanıklar açısından caydırıcı bir etkisi olmamasına dikkat çekiyor ve ekliyor: "Yargılamalar sırasında 'dışarda devam eden TOKİ inşaatım var. Beni çıkarın' diyenler oluyor."

'Hukuki süreçlerin şantiye sürecinden farkı yok'

Döne Kaya bırakılan boşluklar, delil yetersizlikleri, mağdurların aleyhine çıkan sonuçları gördükçe hukuki süreçleri de yıkılan binaların şantiye süreçlerine benzetiyor.

"O binalar yapılırken de aynı şeyler yaşandı. İmza eksik dediler, müdür değişti dediler, önceki başkan dediler, sonraki karar dediler ve eksikleriyle usulsüzlüklerle izin verdiler. Bakın hâlâ görev başında olanlar var. Alın bakın işte. Adıyaman'da onca insanın ölümüne sebep olan, imar işlerinde imza yetkisi olan ve izin veren kişi şu an belediye başkan yardımcısı." 

Depremzedeler yaşadıkları acıyla karot örneği almayı akıl edemezken, patronlar iş makinalarını getirip yıkılan binalardan para kasalarını çıkarmayı ihmal etmemişti.

Döne Kaya depremin üzerinden geçen onca zamandan sonra hukuki sürecin 6 Şubat’ta takılıp kaldığını söylüyor.

Adaletin yerini bulması için verdikleri çabanın ötesinde bir desteğe ve dayanışmaya ihtiyaç duyduklarını ifade ederek...

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.