Sayfa yolu
27 sayfalık mektup yazan Seçil Erzan 6'ncı kez hakim karşısında: 'Mağdur olduğunu söyleyen herkes tefeci'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 15.11.2024 , 17:53
Arda Turan, Emre Belözoğlu, Fernando Muslera ve Selçuk İnan'ın da aralarında bulunduğu toplam 21 kişinin ‘Fatih Terim fonu’ adıyla dolandırıldığı iddiasıyla 252 yıla kadar hapsi istenen Denizbank şube müdürü Seçil Erzan ve 6 sanığın yargılandığı davada yargılama devam ediyor.
Erzan 27 sayfalık mektup yazdı. Erzan ‘mağdurlar’ı tefecilikle suçladı.
Denizbank’ın Levent Büyükdere şubesinin başındaki Seçil Erzan, geçen yıl 11 Nisan’da ‘nitelikli dolandırıcılık’ ve ‘özel belgede sahtecilik’ suçlamasıyla tutuklanmıştı. Erzan, Galatasaray camiasından tanınmış isimler dahil onlarca müşterisini bir ‘fon’ üzerinden yüksek getiri vaadiyle on milyonlarca dolar dolandırmakla suçlanıyor.
İstanbul 41’inci Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı’na gönderdiği mektupta Erzan, dosyadaki futbolcularla bazı müştekilerin paralarını çoğaltmak için kendisine geldiğini belirtti.
Erzan, Arda Turan’ın ana parasının neredeyse tamamını almasına rağmen 7,5 milyon dolar daha alacağı olduğunu söyleyerek gerçek olmayan tutardan bahsettiğini öne sürdü:
“Arda Turan ifadelerinde yıllarca mevduat için çok sık aradığımı ama kendisinin faiz almadığını herkesin bildiğini belirtiyor. Ancak Turan’ın yıllar sonra birden bire benimle çalışmaya karar vermesi, gayrimenkullerini satarak, arkadaşlarından borç alarak nakit yaratma telaşına girmesi, yıllarca bankadaki mevduat ve faizi için arayıp ikna edemediğimin ve yüksek faiz beklentisinin ispatıdır.”
‘Fatih Terim’le çalışıyordum‘
Erzan şöyle devam etti:
“Ben Fatih Terim’le çalışıyordum. Şube müdürü Seçil Erzan olarak Nur Erkasap’a, Volkan Bahçekapılı’ya, Emre Belözoğlu’na, Buse Terim’e, Terim Arıcan’a, Arda Turan’a, Emre Çolak’a, Musa Mert Çetin’e, Muslera’ya ve Selçuk İnan’a gitmedim. Emre Belözoğlu’nu hiç tanımıyordum. 18 Mart’ta ilk defa gördüm. Volkan Bahçekapılı ‘Kefilliğim söz konusu’ diyerek açıkça ikna edilmesinde bir dahlim olmadığını ikrar etmiştir.”
‘Benden zorla para aldılar’
Diğer sanıklar Ali Yörük, Atilla Yörük, Hüseyin Eligül ve Nazlı Can dahil 10 kişinin tefeci olduğunu öne süren Erzan, bu kişilerin zorla imzalı kağıt aldığını, tehditle zorla para aldığını ve kendisine şiddet uyguladığını öne sürdü.
Erzan, Ali Yörük’ün faiz ödeyeceği bahanesiyle ve kendisini korkutarak emrivaki şekilde paralar aldığını, babasından kalan evine haciz gönderdiğini bildirdi.
‘Mağdur olduğunu söyleyen herkes tefecilik iradesiyle hareket etti’
Erzan mektubunu şöyle tamamladı:
“Bana para verip mağdur olduğunu söyleyen herkes tefecilik iradesiyle hareket etmiştir. Birçoğu dosyada olan kişiler birbirlerinin paralarıyla bilerek zenginleşmişlerdir.
Para hırsı insani değerlerinin önüne geçmiş kişiler yüzünden yaşadığım çok zor günlerden, travmatik olaylardan sonra tutukluyum.
Kimseye kötülük yapma amacında olmadım. En kötü günleri ben yaşadım. Bedelini ödedim. Ödemeye de devam ediyorum. Bu yaşadıklarım artık son bulsun.”
Seçil Erzan 6'ncı kez hakim karşısında: Hazine ve Maliye Bakanlığı davaya katıldı
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu sanık Seçil Erzan, önceki celse tahliye olan tutuksuz sanık Ali Yörük'ünde bulunduğu bir kısım tutuksuz sanık ve tarafların avukatları hazır bulundu.
Duruşmada hazır bulunan Hazine ve Maliye Bakanlığı avukatı, davaya katılma talebinde bulundu. Talebi değerlendiren mahkeme heyeti, bu talebi kabul etti.
‘Aldığım paraları tefecilere veriyordum’
Savunmasında, para yatıran kişilere geri ödemeyi yaptığını belirten Seçil Erzan, "Ben tüm kişilere ödediğim faizleri ben parayı görmeden kendi aralarında dönüyordu, benden para alıyorlardı, faiz istiyorlardı ama ben para elime gelmediği için ödeme yapamıyordum. Para bana değil, bana para getiren diğer kişiler arasında dönüyordu. Ben tarla ve annemin evini satarak aldığım paraları insanlara geri ödedim.
Tefecilere ipotek verdim, bunların kanıtları var. Hüseyin Eligül'den aldığım paraları tefecilere veriyordum. Ben kimseyi kandırmadım, benden para alan ve bu işlemleri yapan herkesin finansal okuryazarlığı var. Kimseye 'gel bir fon var sana kayıt dışı para vereyim mi' demedim. Selçuk İnan'ı Semih Kaya ikna etti. Emre Çolak'la ödeme yapılmadan önce hiç konuşmadım" ifadelerini kullandı.
‘Bu geminin kaptanı ben değilim…’
Savunmasına devam eden Erzan şunları söyledi:
"İnsanların faizlerini ödeyebilmek için tefecilerin kapımın önüne silahla dayanmasına göz yumdum. Ben gemi kaptanı değilim, ben banka müdürüyüm. Bu geminin kaptanı, mağdur olmayan, benden fazla fazla paralar alan ve beni yönlendiren müştekilerdir. Aylarca Atilla Baltaş ve diğerlerinden para bekledim. Onlardan aldığım para karşılığında müştekilere ödeme yapmaya çalışıyordum. Benden iki katı para istediklerinde borçlanıyordum, çünkü müştekiler onlara vadettiğim parayı istiyorlardı, bende onlara ödeyeceğim diye söz veriyordum. Hiçbir müştekiyle bankacılık işlemi konuşmadığım için onlarda bu işlemlerin ne olduğunu bilmiyorlardı. Fatih Terim'in hesabından hiç para çekmedim. Para akışını gişe dışı işlemle gerçekleştirdim. Fatih Terim'in hesabından kimseye para da aktarmadım."
‘Fatih Terim 'Nereden getiriyorsun’ diye sormadan parayı alıyordu’
Savcı, Erzan’a önceki “Gayri resmi gelir sağlıyordum” ifadesini hatırlatıp bu geliri nasıl sağladığını sordu.
Erzan’ın yanıtı şöyle oldu:
“Geliri, tefecilerden ve Atilla Baltaş’tan sağlıyordum. Fatih Terim bana ‘Bu parayı nereden getiriyorsun’ diye sormadan benden para alıyordu. Bende ona para vermek için birilerinden alıp ona veriyordum.
Tanın Yılmaz banka işlemlerini ve benim bu işlemleri kayıt dışı yaptığımı bildiği halde benden para istiyordu. Bu durumda tefeci Tanın Yılmaz’dır. Bizim banka dışı borç para almamız yasak ama ben bu süre içerisinde banka dışı borç para aldım.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
