Sayfa yolu
25 yıldır bitmeyen sızı: 'Hayata Dönüş' katliamı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 19.12.2025 , 10:34
Bundan tam 25 yıl önce, hapishanelerde koğuş sistemi yerine getirilmek istenen F tipi cezaevlerine ve tecrit uygulamasına karşı mahkumlar süresiz açlık grevi başlatmıştı. 20 Ekim 2000'de başlayan eylem, 45. gününde ölüm orucuna dönüştü. TTB, TMMOB ve İnsan Hakları Derneği gibi kurumların çağrısıyla başlayan müzakere sürecinde, dönemin adalet bakanı Hikmet Sami Türk 9 Aralık'ta yaptığı açıklamada, sonuç alınmadan bir girişimde bulunulmayacağını ve nakillerin ertelendiğini duyurmuştu.
Ancak bu açıklamadan sadece 10 gün sonra, önce yayın yasağı getirildi ardından 19 Aralık sabahı operasyon düğmesine basıldı. Kamuoyuna 'Hayata Dönüş' adıyla pazarlanan saldırının gerçek adının yıllar sonra 'Tufan' olduğu ortaya çıktı. Dönemin başbakanı Bülent Ecevit ve yardımcıları Mesut Yılmaz ile Devlet Bahçeli’nin imzasıyla başlatılan süreçte, 30 mahkum ve 2 asker hayatını kaybetti; 237 mahkum ise yaralandı veya sakat kaldı.
Kendi askerini vuran devlet, mahkumu suçladı
Operasyon sırasında askerlerin mahkumlar tarafından öldürüldüğü iddia edilse de, yapılan incelemeler sonucu hayatını kaybeden askerlerin üzerinden yine güvenlik güçlerine ait silahların mermileri çıktı. Ümraniye Cezaevi’ndeki operasyona dair hazırlanan gerekçeli kararda, uzman çavuş Nurettin Kurt’un mahkumlar tarafından değil, güvenlik görevlilerinin kullandığı G-3 ve Kalaşnikof marka silahlardan çıkan mermilerle öldüğü resmiyete döküldü.
Operasyona dair ortaya çıkan tanıklıklar ise dehşet vericiydi. Bayrampaşa Cezaevi'nde görev yapan bir emekli uzman çavuşun ifadelerine göre, envanter dışı gaz bombaları kullanılmış, kapıları açılmayan koğuşlarda mahkumlar ateşe terk edilmiş ve yanan koğuşlara su yerine benzin dökülmüştü.
Cezasızlık ve ödüllendirme
Katliamın üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen hukuk süreci hep tıkandı. Operasyonda görev alan jandarma birliklerinin kimlik bilgileri mahkemelerle paylaşılmadı, kimyasal gazların niteliği araştırılmadı. Buna karşın, katliamdan sağ kurtulan mahkumlar 'isyan' ve 'adam öldürme' suçlamalarıyla yargılandı.
Adaletin sağlanmadığı bu süreçte, operasyonun kilit isimlerinden Ali Suat Ertosun'a 2004 yılında devlet üstün hizmet madalyası verildi. Anayasa Mahkemesi ise yıllar sonra açılan bireysel başvurularda, yaşam hakkının usul yönünden ihlal edildiğine karar vererek sembolik tazminatlara hükmetti ancak sorumluların yargılanmasının önü açılmadı.
Utanmadılar: AKP'li Belediye 'Hayata Dönüş'ü reklam olarak kullandı
2017 yılında AKP’li Bayrampaşa Belediyesi, eski Bayrampaşa Cezaevi arazisine yapılması planlanan konut projesini, 19 Aralık 2000’deki eş zamanlı operasyonlarda, 12 kişinin yaşamını yitirdiği, "Hayata Dönüş" katliamıyla tanıttı.
Belediyenin resmi internet sitesinde yer alan metinde, “Hayata Dönüş operasyonuyla bilinen eski Bayrampaşa Cezaevi, bu kez gerçekten ‘yaşama dönüş’ün adresi oluyor” ifadesi yer aldı. Projenin imar planlarının yürütmesi de İstanbul 13. İdare Mahkemesi tarafından dördüncü kez durduruldu. Mahkeme, planların “yapılaşma şartları yönünden şehircilik ilkeleri”ne uygun olmadığına karar verdi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.