Sayfa yolu
2 yıldır direnen PilenPak işçileri grevde: 'Bu işin dönüşü yok'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 21.03.2024 , 14:35 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Manisa’da, Ruffles, Lays, Doritos, Mars, M&M’s ve Snickers gibi uluslararası gıda markalarının paketlerinin üretildiği PilenPak Ambalaj'da çalışan işçiler, iki yıldan uzun süredir Basın-İş öncülüğünde devam eden ve 149 işçinin işten çıkarılmasına karşı yürüttükleri sendikal mücadelelerinde bugün greve çıktı.
Grevin ilk gününde işçiler fabrika önünde bir araya gelirken, sendika ve siyasi partiler de işçilere destek verdi.
PilenPak işçilerinin iki yılı aşkın bir süredir sendika ve toplu pazarlık hakkı için mücadele ettiğini söyleyen Basın-İş Genel Başkanı Savaş Nigar, "Bu grev yalnızca düşük ücrete ve ücret adaletsizliğine karşı çıkan PilenPak işçilerinin grevi değildir, bu grev aynı zamanda Türkiye’nin dört bir tarafında insanca yaşamak için sendika ve toplu sözleşme hakkına sahip çıkan, adalet arayan işçilerin de grevidir. Düşük ücretlerden, uzun çalışma sürelerinden, hor görülmekten, baskılardan, kötü yemekler ve sağlıksız-güvenliksiz çalışma ortamından bıkan PilenPak işçileri, iki yıl önce Şubat 2022’de sendikamız Basın-İş’e üye oldular ve sendikamız, işyerinde gerekli çoğunluğu sağlayarak Bakanlıktan yetkiyi aldı" dedi.
'İşveren yersiz itirazlarıyla yasal toplu sözleşme sürecini geciktirdi'
Şirketin toplu sözleşme masasına oturmamak için her yolu denediğini belirten Nigar, geçerli ve somut bir gerekçe olmamasına rağmen toplu sözleşme sürecini geciktirmek için sendikanın yetkisine itiraz edildiğini ifade etti. Yerel mahkeme ve bölge mahkemesinin ardından Yargıtay'ın da Eylül 2023’te sendikanın işyerinde yetkili olduğunu tescil ettiğini hatırlatan Nigar, "Ancak işveren yersiz başvuru ve itirazlarıyla yasal toplu sözleşme sürecinin başlamasını 1,5 yılı aşkın bir süre geciktirdi" diye konuştu.
'149 sendika üyesi işten çıkarıldı ya da istifaya zorladı'
Bu süre içerisinde PilenPak Ambalaj'ın 149 sendika üyesini hiçbir geçerli neden olmadan, sırf Anayasal haklarını kullandıkları için işten çıkardığını ya da istifaya zorladığını anlatan Nigar, şöyle devam etti:
"Mahkemeler ve Bakanlığın teftiş raporları ile işçilerin sendikal nedenle işten çıkarıldığı belgelendi. Sendikal baskı ile yetinmeyen PilenPak Ambalaj, şirket içinde şirket kurarak, muvazaalı şirketler, alt yükleniciler ve iş kolu değişiklikleri gibi ayak oyunlarıyla işçilerin toplu sözleşme hakkını gasp etmeye çalıştı. PilenPak Ambalaj hem örgütlenme sürecinin başlangıcında hem de sendikanın yetkisinin kesinleşmesinin ardından iki kez şirket içinde muvazaalı şirketler kurarak yetki almış olan sendikanın toplu görüşmelere başlamasının önüne geçmeye çalıştı."
'Fason şirketlerle işçiler tehdit edildi'
Basın-İş Genel Başkanı Savaş Nigar, yaptıkları itirazlar ve hukuki mücadeleler sonucu aynı işyeri çatısı altında değişik işverenler aracılığıyla farklı SGK sicil numaraları ve NACE kodları alınarak kurulan şirketlerin muvazaalı olduğunu belgelediklerini anlattı. "Sözümüzü tuttuk, hukuki mücadeleyi kazandık" diyen Nigar, şöyle devam etti:
"Yargıtay kararı sonrasında kaybedeceğini anlayan işveren, toplu sözleşme sürecini baltalamak için kurduğu fason şirketlere işçileri tehditle, zorbalıkla geçirdi. Ancak bu da ayağına dolandı. Bakanlık bu şirketlerin işçilerin kolektif haklarını ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu tespit ederek hem idari para cezasına hem de işçilerin baştan itibaren asıl işverenin işçisi sayılmasına karar verdi. Ayrıca muvazaalı işleme ilişkin Bakanlığın açtığı dava ile sendikamızın suç duyurusunu mahkeme geçen hafta birleştirdi. Ancak geçiş prosedürleri grev takvimine yetişmediği için fason şirketlerde gösterilen işçiler, bugün başlattığımız greve katılamadılar."
'Yasalar sadece işçileri mi bağlıyor?'
Tüm bu yaşananların Türkiye’de mevcut toplu sözleşme sisteminin, temel hakları bürokrasiye, işçileri sermayeye kurban ettiğini gösterdiğini vurgulayan Nigar, "Buradan Anayasal hakları işverenler tarafından ayaklar altına alınan PilenPak işçileri olarak sormak istiyoruz: Hukuka saygı sadece işçilerin sorumluluğu mu? Yasalar sadece işçileri mi bağlıyor? İşverenler en temel hak ve özgürlükleri ayaklar altına alıyor, mevzuatın boşluklarından yararlanıp temel bir hakkı fiilen kullanılamaz hale getiriyor. Peki yasama ve yürütme koltuğunda oturanlar, Bakanlık yetkilileri siz işçilerin hakları yersiz itiraz ve bürokratik süreçlerle gasp edilirken izlemekle mi yetineceksiniz?" ifadelerini kullandı.
'PilenPak işçisi kazanacak'
Savaş Nigar, PilenPak Ambalaj işverenine de şöyle seslendi:
"Manisalı işçilerin emeğiyle, alın teriyle işlerinizi ve servetinizi büyüttünüz. Buna rağmen işçilerinin haklarını vermek, seslerini duymak yerine yanlışta ısrar ediyorsunuz. Ürünlerini tedarik ettiğiniz Pepsico-Fritolay, Mars gibi uluslararası firmalarda çalışan işçiler sendikalarda örgütlü ve toplu sözleşme kapsamında çalışıyor. Peki ambalajlarını üreten PilenPak işçileri neden bu haklardan yararlanamıyor?
Müşterileriniz olan Pepsi.co ve Mars gibi uluslararası şirketlerle iletişim halindeyiz. Bu işin dönüşü yok. PilenPak işçisi hakkını alacak. PilenPak işçisi kazanacak." (ANKA)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
