Sayfa yolu
'100 Yaşa Can Verenlerden...' sergisi üzerine: 'Onların yeri doldurulamaz'
Yayın Tarihi: 15.03.2022 , 12:30 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:11
Sanatçı İrfan Ertel’in, Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) 100. yaşına ithafen hazırladığı “100 Yaşa Can Verenlerden…” sergisi Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde İzmirlilerle buluştu.
Çalışmayla birlikte işçi sınıfının partili mücadelesine doğrudan veya dolaylı olarak emeğini katmış kişilerin portreleri ilk kez bu genişlikte bir sergide bir araya gelmiş oldu.
Ülkenin tarihsel birikimine ürettikleriyle, kattıklarıyla geçmişten günümüze kadar gelen isimlerin yer aldığı bu sergi geleceğe ışık tutarken aynı zamanda da kısa bir tarih anlatımı yapıyor.
'Gelecek kuşakların umudunu tazelemek gerekliydi'
'100 Yaşa Can Verenlerden...' sergisi hangi düşünceyle ortaya çıktı?
Bu sergi benim için birkaç anlamda önemliydi. Bu isimler olmadan 100 yaşı kutlamak anlamsız gibi geldi bana. Çünkü 100 yaş duvarının tuğlaları bunlar. Ve bu ülkede, her birimizin oluşumunda her birinin emeği var. Yazın olarak, müzik olarak, tiyatro olarak... Bu emekleri somutlaştırmak lazımdı. Yani bu emeği ete kemiğe büründürüp insanlara göstermemiz gerekiyordu. Bu aynı zamanda geçmişe de bir teşekkür, her birini yeniden anımsamak, onlarla hasret gidermek gibiydi. Gelecek kuşaklara da 'Ne kadar sağlam bir temeliniz var, kendinizi daha dik tutun. Hiç de öyle ezilmenin anlamı yok' demek, gelecek kuşakların umudunu tazelemek gerekliydi.
Bu isimleri çıkardığınız anda ne bilim kalır, ne sanat ne de edebiyat. İyi ki de yaptık. 50 resimle yola çıkmıştık, 120'nin üzerinde resim yapmış olduk. Bu isimlerin hepsi son nefesine kadar ağır bedeller ödemiş, üretmeye, mücadele etmeye, hayata umutla tutunmaya devam etmişler. Her zaman toplumun en ilerisinde, doğruyu gösterenler komünistler olmuştur. Bizim bu insanları topluma daha iyi tanıtmamız gerekiyor.
'Hiç bilmediği isimlerle tanışanlar, şaşıranlar oluyor'
Sergiye yoğun ilgi olduğunu görüyoruz. Buraya gelip gezen insanların tepkisi nasıl? Çok fazla genç de sergiyi ziyaret ediyor...
Öncelikle bize kısa bir tarih dersi verdiniz diyorlar. 'Hafızamızı tazelediniz' diyerek teşekkür ediyorlar. Hiç bilmediği isimlerle tanışanlar, şaşıranlar oluyor. 'Bilmediğimiz bir sürü şeyi öğrendik' diyen arkadaşlarımız oldu. O dönemleri yaşayanlardan duygulananlar, o duyguları bizimle paylaşanlar oluyor. Örneğin bir çift, 'Biz iyi bir resim sergisi gezeceğiz diye geldik, meğerse artısı varmış... Tarih dersimizi de görmüş olduk' dediler. Yine başka bir çift de 'TKP'liler çalışkandır diyorduk ama bu kadarını beklemiyorduk, siz abartmışsınız' dedi. Bunları duyunca, verdiğiniz emek karşılık bulunca insan ayrıca bir mutlu oluyor gerçekten.
Üstelik gelecekte sanatla uğraşmayı düşünen gençlere de 'temalı sergi'yi tanıtmış anlatmış olduk. Böyle temalı sergilerin artması da gerekiyor. Örneğin çocuk işçilik üzerine çok güzel böyle bir sergi yapılabilir. Bir yandan biri söyleşi yaparken, biri çektiği filmi aynı zamanda sergide yayınlayabilir. Böyle bütünsel çalışmaların artması gerekiyor.
'Ülkenin çok büyük bir aydın birikimi var'
Bu çalışmayı ortaya çıkarırken neler hissettiniz?
Çok büyük bir heyecan duydum öncelikle. Kısa zamanda yetiştirip oluşturmaya karar verdik. 50 resimlik bir sergi planlamıştık. Ancak birlikte çalıştığımız ekiple 'Bu olmazsa olmaz' dediğimiz çok fazla isim oldu. Ülkenin çok büyük bir aydın birikimi var. Bu sergiyi bir boşluğu doldursun diye yaptık. İşe yaradığını düşünüyorum. Uzun vadeli olarak da bu işin çeperi genişleyecek sanıyorum.
'Onlar artık gerçek hale geldi, bir anıya dönüştü'
Epeyce bir ön hazırlık yaptığınızı anlıyoruz sergi için, doğru mu?
Evet, epey titizlikle çalıştık. Çok ciddiye almak gerekiyordu. Çalafırça yapılamazdı bu iş. Geceyi gündüze kattık. Hakkını vermek zorundasınız böyle büyük bir işin.
Burada ne yazık ki fotoğrafı bulmak önemliydi. Fotoğrafı bulunca gerisi iyi oluyor. Çünkü benzetmek zorundasınız. İyi fotoğrafını bulduğumda çok mutlu olduğum, gülümseyerek uyandığım zamanlar oldu. Çevremden beslendim, bana gazete küpürleri gönderenleri, eline geçen fotoğrafları yollayanlar oldu.
Pek çok konuda ben de okuma yapıp daha derinlikli bilgi sahibi oldum. Çünkü okuduğunuz zaman, kişinin gerçek yaşamını tam olarak kavradığınızda fırçayı tutuşunuz bile değişiyor. Daha iyi odaklanıp tanıdığınız, bildiğiniz birinin resmini yapıyorsunuz artık. O bakış daha anlamlı oluyor o zaman. Fotoğrafın da üzerine çıkmak lazım. Çok fazla yerde bu görseller kullanılacak. Gazete küpüründen yaptığımız resimler oldu. Onlar artık gerçek hale geldi, bir anıya dönüştü.
'Resmini yapamadığımız bir yığın insan var'
Resmini yapamadığımız bir yığın insan var çünkü onlar delil olmasın diye fotoğraf çektirmiyorlardı. Olanlar da yırtıp atıyordu. Böyle çok insan var. Fırıncı Ahmet var mesela. Yok resmi. Yalnızca gazeteye basılmış çok kötü bir fotoğrafını bulabildik. İşçi önderi Osman diye biri var yine. Boz Mehmet'in yoldaşı.
'Her bir resim belgesel tadında'
Resimlerin her biri bir hikaye anlatıyor gibi.
Her bir resmi belgesel tadında oluşturmaya çalıştım. Arkası sepya renginde oldu, o kısımda kişinin değişik zamanlarından, birikiminden bir şeyler yansıtmaya çalıştım. Kişinin öndeki hali de daha resimden fırlayacakmış gibi oldu, resim derinlik kazandı. O da benim için bir yenilik olmuş oldu. Serginin dil bütünlüğünü sağladı.
'Yaşamlarının son anına kadar üretmeye devam ettiler'
Sizi en çok etkileyen resim hangisi oldu?
Resimleri ayırmak çok zor tabii. Buradaki bütün isimler bizim tarihimizi hatta geleceğimizi, birikimimizi yansıtıyor. Ama birlikte zaman geçirdiğim isimler de vardı arada. Mesela Ruhi Su birlikte çok fazla şey paylaştığım, korosunda 4,5-5 yıl türkü söylediğim biri. Hayatımda bir yeri var ve gerçek aydın nasıl olur, Ruhi Su onu tam olarak karşılayan biri. Duruşuyla, hayata bakışıyla, kattıklarıyla... Onu ortaya çıkarmak çok etkileyiciydi tabii benim için. Bu sergideki titizliğin kaynağı Ruhi Su'dur. Onun müzikteki titizliğini, disiplinini, sabrını, işine saygıyı ben resme taşımaya çalıştım. Onun etkisi büyüktür, söylemem lazım.
Rasih Nuri İleri de benim yakın dostumdu. Doğan Görsev de çok yakın dostumdu aynı şekilde. Onların resmini yaparken duygulanıp etkileniyor insan. Bu da resme yansıyor ister istemez.
Bu insanlar ağır bedeller ödeyen, yaşamlarının son anına kadar üretmeye, mücadele etmeye, yazıp çizmeye devam eden insanlar ve bu çok değerli, yeri doldurulamaz bir şey."
İrfan Ertel kimdir?
İrfan Ertel 1951 yılında Muğla, Bayır’da doğdu. 1969’dan beri örgütlü bir komünist olarak siyasal mücadelenin içinde yer alıyor. Bu uzun süre içinde TSİP, TKP-İşçinin Sesi ve TKP saflarında bulundu.
1971–1979 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim Bölümünde sanat eğitimi gördü. Öğrenciliği sırasında Ruhi Su ile tanıştı ve Dostlar Korosunda yer aldı. 1990’larda Ruhi Su Vakfı’nın yönetiminde bulundu.
1970’li yıllarda epik tiyatronun ülkemizdeki en önemli temsilcisi sayılan Vasıf Öngören’in İstanbul Birlik sahnesinde dekoratör olarak görev aldı.
80’lerde İşçi Sağlığı Derneği’nin, daha sonra İşçi Sağlığı ve Meslek Hastalıkları Vakfı, Meska’nın kurucularından biri oldu. Altı ana sektöre yönelik işçi sağlığı eğitim çalışmaları için fotoğraflar ve kısa filmler çekti, slayt ve film gösterileri hazırladı, sayısız sunum yaptı. 2010 yılından beri İşçi Sağlığı Meclisi’ne emek veriyor.
Barış Derneği’nin yeniden kurulduğu 2003 yılından itibaren dernekte aktif görev aldı ve yönetiminde bulundu. 2005 ve sonrasında onlarca ressamın eseriyle katkıda bulunduğu Barış Sergisi organizasyonlarının merkezinde Ertel vardı.
Kesintisiz olarak resim yapmaya ve sergiler açmaya devam etti. Bugüne kadar birçok karma sergiye katılmış ve çeşitli illerde 60 kadar kişisel sergi açmıştır. İrfan Ertel’in birçok yapıtı yurtiçi ve yurtdışı koleksiyonlarda yer almaktadır.
Sergi İzmir Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde 3 Nisan'a kadar açık olacak. Gezip bu tarihe tanıklık etmek, serginin yaratıcısı ressam İrfan Ertel'le konuşmak ve bu üretimi evinin bir parçası haline getirmek isteyen herkes saat 10.00 ile 17.30 arasında tüm hafta sergiyi gezebilir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.






