Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

10 çocuk öldü, 2 binden fazlası yaralandı, Bakan 'devam' dedi: MESEM'lerin kapatılması için daha ne kadar kan dökülecek?

Milli Eğitim Bakanlığı sadece MESEM kapsamında çalıştırılan 10 çocuğun öldüğünü, 2 bin 68 çocuğun yaralandığını açıkladı. Oysa MESEM dışı uygulamalarla birlikte bu sayıların daha yüksek olduğu biliniyor. Tablonun vehametine rağmen Bakan Tekin, "Kaza olma ihtimali var diye MESEM'lerden vazgeçmek doğru değil" dedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 07.05.2026 , 12:01 Güncelleme Tarihi: 07.05.2026 , 22:10

Milli Eğitim Bakanlığı, MESEM kapsamında yaşanan iş cinayetleri ve kazalarına ilişkin verileri paylaştı. 

CHP milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin Meclis'e sunduğu soru önergesini yanıtlayan Bakanlık, "MESEM Programı kapsamında 31 Aralık 2025 tarihi itibarıyla 10'u ölümlü 2 bin 68 kaza meydana gelmiş, bu kazalarda öğrencilerin yüzde 96,1'i ya ayakta tedavi edilmiş ya da tedaviye ihtiyaç duyulmamıştır" açıklamasını yaptı.

Böylece Milli Eğitim Bakanlığı, çocuk işçiliği yasal bir kılıfa sokan MESEM uygulaması nedeniyle 9 yılda 2 binden fazla çocuğun çalışırken ölüm riskiyle burun buruna geldiğini teyit etmiş oldu.

Öte yandan Bakanlığın paylaştığı veriler devlet gözetimindeki çocuk işçi cinayetlerinin yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. MESEM kapsamında yer almayan çok sayıda meslek lisesi öğrencisi, staj adı altında çalıştırıldığı işletmelerde ölüm ve yaralanmalar yaşıyor.

Nitekim İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin (İSİG) açık kaynaklardan derlediği verilere göre, bugüne dek en az 20 çocuk Milli Eğitim Bakanlığı gözetiminde çalıştırılırken yaşamını yitirdi.

Her 10 işletmeden 1'inde 'kaza' riski var

Kamuoyunda artan tepkilerle birlikte Milli Eğitim Bakanlığı adım atmak zorunda kalmış, Şubat 2024'te yayımlanan bir genelgeyle MESEM kapsamındaki işletmelere yönelik denetimlerin artırılmasına karar verilmişti.

Okul öğretmenlerinin denetlediği işyerlerini bu defa oda veya birlik temsilcilerinin katılımıyla bakanlık müfettişleri veya eğitim müfettişleri denetleyecekti.

Yeterli sayıda müfettişinin bulunmadığı bilinen Bakanlığın bu denetimleri nasıl gerçekleştirdiği bilinmiyor. Şaibeli denetimlerin ilk 10 ayına ait sonuçlar da kamuoyuyla paylaşıldı.

Buna göre 2024 yılı sonu itibarıyla 253 bin 940 işletme incelendi, 23 bin 252'sinin uygun olmadığı belirlendi ve sözleşmesi feshedildi.

Bakanlığın denetimlerinde hangi oranda uzman isimlerin yer alıp almadığı yani bu denetimlerin niteliği tam olarak bilinmiyor. Ancak buna rağmen yüz binlerce çocuğun çalıştırıldığı her 10 işletmeden 1'inde ''kaza'' riskinin bulunduğu görülüyor.

'Kaza olma ihtimali var diye MESEM'lerden vazgeçmek doğru değil'

Milli Eğitim Bakanlığı bizzat açıkladığı bu çarpıcı verilere rağmen yine de sorumluluk kabul etmiyor.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, dün Ankara'daki İvedik Organize Sanayi Bölgesi içine kurulan meslek lisesinde yaptığı konuşmada "'Kaza olma ihtimali var' diye mesleki eğitimden, çocuklarımızın kendini geliştirmesinden vazgeçelim demek, doğru değil" dedi.

İvedik OSB'deki okulun patronların ihtiyacı doğrultusunda kurulduğunu vurgulayan Tekin, "100 öğrenciden 41’i meslek lisesine gidiyor. Bu yıl sektör içi okulların sayısı 6'ya çıktı" dedi.

Devlet eliyle işçileştirme: MESEM gerçeği

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "müjde" olarak duyurduğu Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) "çırak" ve "stajyer" adı altında çocukları sermaye için ucuz iş gücüne dönüştürdü.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Meslek Lisesi Memleket Meselesi" diyerek pazarladığı, sermayenin ise alkışladığı MESEM projesi, bu operasyonun merkez üssü konumunda. Resmi verilere göre yüz binlerce çocuk, haftanın bir günü okula gidiyor görünürken, geri kalan günlerde sanayide ucuz işgücü olarak kullanılıyor.

MESEM kapsamındaki öğrenci sayısı 300 bini aştı. Çarpıcı olan bir diğer başlık devletin bu çocuklar için sermayeye aktardığı kaynak. Bu sistemde devlet, çocuğun maaşını ve sigortasını üstlenerek sermayeyi doğrudan fonluyor. İşsizlik Sigortası Fonu’ndan patronlara, çalıştırdıkları her çocuk için asgari ücretin belirli oranlarında teşvik ödemesi yapılıyor. Yani devlet, halkın birikimini kullanarak çocukların sömürülmesini finanse ediyor.

Böylece patron için "bedava", itiraz etmeyen, sendikasız ve güvencesiz bir işgücü yaratılıyor. 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.