Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

1 milyon metrekare ormanlık alanın tanımı değişti: 'İşgal ödüllendiriliyor, doğa talan ediliyor'

22 ilde 1 milyon metrekareye yakın alanın orman sınırları dışına çıkarılmasına yönelik karar hem ormanlık alanların işgaline kapı aralıyor hem de büyük bir yağma anlamına geliyor. Orman ve iklim değişikliği uzmanı Prof. Dr. Doğanay Tolunay, alınan son kararın ayrıntılarını soL'a değerlendirdi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 21.05.2026 , 17:02 Güncelleme Tarihi: 21.05.2026 , 17:04

AKP iktidarının patron dostluğu bir kez daha büyük bir doğa talanına olanak sağlamış durumda.

19 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan karar doğrultusunda 1 milyon metrekareye yakın bir alanın orman statüsü sonlandırıldı. 

Alınan bu kararla hem yok edilen ormanlar birilerinin "oyun" ve "rant" alanına dönüştürülüyor hem de yeni ormanlık alanların bu kararın izinden gidilerek yok edilmesine olanak sağlanıyor.

Daha önce de aynısını yaptılar

Yaşanan bu gelişmenin ardından soL'a konuşan orman ve iklim değişikliği uzmanı Prof. Dr. Doğanay Tolunay, "Aslında daha önce de benzer şekilde Orman Kanunun Ek 16. Maddesine göre orman sınırları dışına çıkarılan alanlar olmuştu" hatırlatmasında bulundu.

"2018 yılında Orman Kanuna eklenen Ek 16. Madde ile üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanların Cumhurbaşkanı Kararı ile orman sınırlarının dışına çıkarılmasına imkan sağlanmıştı" diyen Tolunay, şöyle konuştu:

Bugüne kadar Ek 16. Madde ile 57,76 milyon metrekare (5776 hektar) kadar bir alan orman sınırları dışına çıkarıldı. Orman sınırları dışına çıkarılan alanların bir kısmı orman işgal edilerek bina, konut vb. yapıların olduğu alanlar. Buralar fiilen işgal edildiği için biyolojik çeşitliliğin zaten zarar gördüğü düşünülebilir. Kamu malı olan ormanların işgali sırasında ormanların parçalanması ve biyolojik çeşitliliğe zarar verildiği söylenebilir. 5776 hektar arazinin bir bölümü ise üzerinde yapılaşma olmasa da taşlık, kayalık ve verimsiz diye nitelendirilerek OSB vb. yeni yapılaşmaların önünü açmak için orman sınırları dışına çıkarılmaktadır."

'Taşlık ve kayalık denilerek değersizmiş gibi gösterilen alanlar aslında çok sayıda canlının habitatıdır'

Prof. Dr. Doğanay Tolunay, ormanların bütünlüğünün bozulmasının yaratacağı tehlikelere işaret ederek şöyle konuştu:

"Taşlık ve kayalık denilerek değersizmiş gibi gösterilen alanlar aslında çok sayıda canlının habitatıdır. Bu taşlık kayalıklar sürüngenlerden, yırtıcı kuşlara ve dağ keçilerine kadar birçok canlının yaşadığı alanlardır. Bu alanların orman sınırları dışına çıkarılması aynı zamanda ormanların parçalanmasına yol açtığı için de biyolojik çeşitliliğe zarar vermektedir. Orman sınırları dışına çıkarılan araziler yapılaşacağı için potansiyel olarak yüzeysel akışı artırıp sellere yol açma olasılıkları da bulunmaktadır. 

Ek olarak ülkemiz ormanlarının yüzde 42’si taşlık, kayalık ve verimsiz ormanlardan oluşmaktadır. Ek 16. Maddeye göre teorik olarak hepsinin orman sınırları dışına çıkarılması mümkündür. Bu ormanları verimsiz diye nitelendirmek yerine restore ederek ormanların depoladığı karbon miktarını arttırmak, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak mümkündür."

Prof. Dr. Doğanay Tolunay

'Ek maddeyle daha çok OSB gibi tesislere arazi hazırlanıyor'

Kararın "ticari" amacına ve rant boyutuna değinen Tolunay, mevzuattaki diğer maddelerle olan farklılıklara dikkat çekerek şunları dile getirdi:

Ek 16. Maddeyle çıkarılan alanların madencilik, enerji ve kamu yararı olduğu iddia edilen tesislere verilmesi mümkün değildir. Çünkü Orman Kanununun 16. Maddesiyle madenlere, 17. Maddesi ile de enerji ve 50 kadar tesise izin verilmektedir. Ek 16. Maddeyle daha çok 17. Maddede yer almayan OSB gibi tesislere arazi hazırlanmaktadır. Daha önce de değindiğim gibi Ek 16. Maddenin 2 boyutu var. İlki zaten işgal edilerek fiilen orman niteliğini kaybeden alanların orman dışına çıkarılması söz konusu olup bir bakıma işgalciler ödüllendirilmektedir. İkinci boyutu ise henüz yapılaşmamış ancak yerleşime uygun verimsiz ormanların orman sınırları dışına çıkarılması olup, İzmir gibi bazı illerdeki uygulamalarda buraların yerleşime açıldığına tanık olduk."

'İşgal edilmiş ormanlar orman sınırları dışına çıkarılmaktadır'

Son olarak uygulamanın hukuki arka planını ve anayasal çelişkilerini ele alan Tolunay, gelecekte doğacak tehlikelere şu sözlerle işaret etti:

Anayasamızda 31.12.1981 tarihinden önce orman vasfını kaybetmiş alanların orman sınırları dışına çıkarılması hükmü bulunmaktadır. Kamuoyunda 2-B olarak bilinen bu uygulamayla 650 bin hektardan fazla bir orman alanı kaybedilmiş, bir kısmı ise satılmıştır. Ek 16. Maddeyle 1982 yılından sonra orman vasfı kaybettirilmiş başka bir ifadeyle işgal edilmiş ormanlar orman sınırları dışına çıkarılmaktadır. Böylece yeni 2-B alanları oluşturulmaktadır. Ancak 1982 yılından sonra orman vasfını yitirmiş alanların orman sınırları dışına çıkarılması Anayasaya aykırıdır. İşgalcilerin cezalandırılması, bu yapıların yıkılması gerekirken bir bakıma af getirilmesi gelecekte orman işgallerini artıracaktır."


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.