Breadcrumb
'Sadeleştirme' kuru tutup enflasyonu mu bırakıyor?
soL
Yayın Tarihi: 29.05.2018 , 08:38 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) geçen hafta olağanüstü toplandı ve 4,92 seviyesine kadar ulaşan dolar/TL'ye müdahale amacıyla geç likidite penceresinde 300 baz puan faiz artırımı kararı aldı. Kararın ardından biraz düşen kur, yeniden artmaya başladı. Bu haftanın başında Merkez Bankası "sadeleşme" kararı açıkladı ve birden fazla faiz uygulamasından vazgeçerek politika faizini de yüzde 16,5'e çıkardı. Reel faiz oranı yüzde 5-6 bandına yaklaştı. Faiz artırımı sermaye kaçışını engelleme, yüksek reel getiriyle uluslararası sermaye için Türkiye'yi cazip kılmayı amaçlıyor. Peki reel faizlerdeki bu hızlı artış, kur artışını kalıcı olarak durdurabilir mi? Faiz artışının yaratacağı tahribat kur artışından daha mı az?
Aşağıdaki değerlendirmelerde de görüldüğü gibi faiz artışı ve sadeleşme kararları, gecikmiş olması, kurdaki yükselişin yarattığı tahribatı gidermenin zorluğu noktalarından eleştiriliyor. Reel faizlerdeki artışın enflasyona etkisine ise az işaret ediliyor. Ancak gelinen noktada hem kurun "sabitlendiği" düzey hem de reel faizin artmış olması, uluslararası fiyatlardaki yükselişle de birleştiğinde hasarın büyük ölçüde emekçi yığınlara fatura edileceğini gösteriyor. Enflasyonda değişik yöntemlerle zamana yayılsa da minimum 5 puanlık kalıcı artış ve ek vergilendirmelerin gündeme gelmesi olası.
'ENFLASYON YÜZDE 13-15 SEVİYESİNE YÜKSELECEK'
Para Analiz'de yazan Güldem Atabay Şanlı "Londra öncesi geç gelen 'sadeleştirme'…zarar kalıcı" başlıklı yazısında "Şimdi bunca gürültü, bunca çaba liranın değerini ancak Mayıs ortasındaki seviyeye geri döndürmeyi başarmış durumda. Dolar/TL 4,50 civarına oturdu diye rahatlamamız mı gerekiyor? Ya da merkez bankasının güvenilir olduğuna ikna olmamız mı gerekiyor? GSMH’nin yüzde 30’una gelen özel sektör dış açığı var iken, dolar/TL 3,80lerde durdurulabilecekken, şimdi 4,90’lardan 4,50’lere döndü diye reel sektör borç ödemelerini çok mu rahat atlatacak sanki?" diyor. Şanlı faiz artışının enflasyonda artışa işaret ettiğine "Faizlerin kurla beraber geldiği seviye önümüzde uzun sürecek bir yavaş büyüme döneminin de habercisi. Fed’in faiz artırmaya devam edeceği gerçeğiyle de birleştiğinde, enflasyonun yükseleceği seviyeyi az buçuk yüzde 13-15 aralığı olarak tahmin edince geç kalmış olmanın bedeli Türkiye ekonomisi için oldukça yüksek. Liranın kan kaybı şimdilik durdurulsa bile, olan bitenin, yanlış söylemlerin ekonomiye verdiği hasar da kalıcı üstelik" yorumu yapıyor.
REEL FAİZ YÜZDE 8-9 BANDINA ÇIKACAK
Hürriyet yazarı Uğur Gürses 'A la Turca para politikası" başlıklı yazısında "1 Haziran’dan itibaren; 1 haftalık repo penceresi “politika faizi” yapılarak yüzde 16.50’ye eşitlenecek. Gecelik borç alma ve verme faizleri ise 1.5 puanlık marjlarla yapılacak. Yani yüzde 7.25’te duran taban faiz yüzde 15’e, yüzde 9.25’te duran tavan faiz de yüzde 18’e gelecek. 'Geç likidite penceresi' faizi de yüzde 19.50 olacak" değerlendirmesiyle reel faiz düzeyinin yüzde 6'nın üzerine çıkacağına, yüzde 8-9 bandına işaret ediyor. Bu tablodan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'nın, Londra’da yatırımcılara “pansumana” gittiğini ama zor bir sınavda olduklarının vurguluyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
