Çağrı merkezinde sağlıksız koşulları teşhir eden çalışanın işten çıkarılmasına tepki

Vodafone’a bağlı Comdata çağrı merkezinin bir müşteri hizmetleri çalışanı dün sosyal medyada yaptığı paylaşım üzerine işten çıkarıldığını duyurdu. Twitter paylaşımında, kapalı ortamda 1000 kişi çalıştıklarını ve neredeyse aynı yerde yemek yediklerini ifade eden Ferhat Ceylan isimli çalışan, “Hiçbir şey olmamış gibi bir de tarife satmamız bekleniyor. Bırakın da evimizde kalalım” diye yazmıştı. Ertesi gün paylaşımının kaldırması istendiğini yazan Ceylan birkaç saat sonra işten çıkarıldığını duyurdu.
soL - Patronların Ensesindeyiz
Cumartesi, 21 Mart 2020 22:27

Vodafone’a bağlı Comdata çağrı merkezinin salgın koşullarını gözetmeden sağlıksız çalışma ortamını ve ağır iş koşullarını sürdürdüğü, işçilerin buna karşı tepkili olduğu biliniyor. Birkaç gün önce Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan yardımcısı Engin Aksoy, “müşterilere” #EvdeKalTR çağrısı yapmıştı. Durum buyken çalışanların sağlıksız bir ortamda çalışmaya zorlanması, bunu ifşa eden bir çalışanın susturulmak istenmesi ve Vodafone patronunun ortaya çıkan ikiyüzlülüğü tepkiyi büyütüyor.

Yol TV’nin Ceylan’ın paylaşımlarını haber yapması üzerine Comdata dün akşam bir açıklama yayımladı. Açıklamada çalışanın adı verilerek iddiaların gerçek dışı olduğu ve kendisinin “eğitim programı kapsamında” olduğu ifade edildi. Öte yandan Comdata’nın işyeri ortamının sağlıksızlığı konusunda Ceylan’ın verdiği detaylı bilgilerle ilgili herhangi bir açıklama yapmaması dikkat çekti. 

Comdata’nın açıklamasına sosyal medyada yanıt veren Ceylan, takım liderinin kendisini arayarak işten çıkarıldığını telefonla tebliğ ettiğinin altını çizdi. Ceylan’ın verdiği bilgiye göre paylaşımı sonrası şirket, bir karışıklık olduğunu ve işten çıkarılmadığını kendisine bildirmiş fakat paylaşımını silmesi için kendisini ve hatta ailesini telefonla baskı altına almış.

Comdata çalışanı Ceylan, İşkur’un altı aylık işbaşı eğitim progamı kapsamında eğitimini tamamlayıp yaklaşık iki aydır mesai yapmakta olduğunu duyurdu. Beraber yaşadığı ailesinin sağlığından kaygılanmasının doğal olduğunu hatırlatan Ceylan, “hastalığın ülke sınırlarında daha fazla yayılmaması ve insan sağlığına özen gösterilmesini” düşünerek uyarıda bulunduğunu ifade etti.

Ceylan’ın paylaşımı üzerine sosyal medyadan büyük şirketlere tepki yağdı. Vodafone’a boykot çağrıları yapılırken çok sayıda protesto telefon geldiği geldiği, Vodafone’un müşteri hizmetlerine “bizimle ilgisi yoktur, Comdata sorumlu” mealinde açıklama yaptırdığı söyleniyor. Vodafone’un Ceylan’ın susturulmaya çalışılmasındaki sorumluluğu taşeron firmaya yıkarak kendisini aklamaya çalıştığı anlaşılıyor. Ancak ne Vodafone ne Comdata halen çalışanların işyerindeki sağlık koşullarına ilişkin herhangi bir açıklama yapmıyorlar.

Sosyal medyada gelişen tepkide başka çağrı merkezi çalışanları da işyerindeki sorunları dile getirdiler. Çalışanlardan biri kronik şeker hastalığından dolayı baskıya maruz kaldığını, İşkur’un verdiği 90 dakika mola hakkını kullanmak istediğinde ‘Seni atar yüz kişi alırız’ dediklerini açıkladı.

Çağrı merkezleri, baskı yoluyla eski çalışanlarını istifa ettirerek çalışan sirkülasyonunu bir işletmecilik yöntemi olarak kullanıyorlar. Geçmişte çağrı merkezlerinde çalışmış bir işçi Patronların Ensesindeyiz’e bu konuda ilginç bilgiler verdi. Performans karnesinde işçilerin erişmesi imkansız kriterler getirildiğini, tavır-tutum adıyla patronların en sık başvurduğu “işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışını” gerekçesiyle işten çıkarmayı kolaylaştıracak bir kriterin karneye eklendiğini açıkladı.

Çağrı merkezinde çalışanların çoğunluğunun genç ve bu işe kısa vadeli baktığı biliniyor. Geçici olarak işe giren ancak düşündüklerinden daha uzun süre çalışmak zorunda olanlar, ileride memur olmak istedikleri için sicile işlenen bu gerekçeden fazlasıyla çekiniyor. Bu yüzden büyük şirketler, Patronların Ensesindeyiz'e konuşan eski çağrı merkezi işçinin ifade ettiği şekliyle patronlar arasında “en şımarıkları” oluyor.