Sayfa yolu
PAME: SYRIZA umudu, yerini hayalkırıklığına bıraktı
Yayın Tarihi: 17.07.2015 , 13:19 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:13
POSİTİON*: Kriz nedeniyle pek çok insan işini kaybetti. Bunlar arasında mücadele eden sendikacılar da var. Kriz ve iktidarların gerici politikaları nedeniyle son yıllarda mücadeleniz zayıladı mı?
NİKOLAS THEODORAKİS**: İşçi sınıfının içinde bulunduğu durum kriz ile başlamadı. Ayrıca bu durum yalnızca Yunanistan için de geçerli değil, herkes için durum genel olarak benzerlikler gösteriyor. İşçiler ve sendikal hareketin gerilemesi, işverenler ile hükümete sadık sendikaların sınıf işbirliği mantığı ile başladı ve nihayetinde de sendikalar bürokratik yapılara evrildi.
Sermaye partileri ile Avrupa Birliği ve onların çizgisindeki partilerin emek düşmanı politikaları PAME'nin sınıf mücadelesi sayesinde açığa çıkartıldı ve engellenebildi. Mücadelemiz sayesinde pek çok yasa uygulama alanı bulamadı. Örneğin, yeni elektirik faturası üzerinden vergi politikası dirençle karşılaştığı için hayat alanı bulamadı. Elektirik faturaları yakıldı ve yasa geri çekilip değiştirilmek zorunda kalındı.
Emekçilerin direnişi üzerine geri çekilmek zorunda kalınan pek çok yasadan söz edebiliriz. Örnek vermek gerekirse, liman işçilerinin grevi sayılabilir. Liman işçilerinin ücretsiz fazla çalışmalarını öngören karara karşı mücadele edildi ve yeni uygulama geri çekilmek durumunda kalındı. Bu, işçi sınıfının grev hakkının kullanımının sonucuydu. Verilen mücadele sonucunda işten çıkartılmalar engellenip, daha önce çıkartılanlar işlerine geri iade edilebildi.
Eşit olmayan güç dengesine karşın PAME, işçi hareketinin anlamlı bir gücü haline gelmeyi başardı. PAME ile işçiler, sınıf mücadelesine olan güven ve cesaretlerini geri kazandılar.
MARXİSTİSCHE BLÄTTER***: Yaklaşık yarım yılını dolduran SYRIZA hükümeti açısından bir ara bilanço çıkartmanız gerekirse PAME olarak ne dersiniz? Aleksis Çipras'ın başbakan seçilmesinden bu yana ülke ne yönde değişti? Emekçiler açısından bu süre aralığında herhangi bir değişim oldu mu, oldu ise, ne olarak?
Her yeni hükümet yeni bir şeyler getirir. Yeni insanlar, yeni yüzler, yeni kamusal işler vb. Emekçilerin günlük yaşamlarında olumlu yönde bir değişiklik görülmüyor. Yeni hükümet önceki hükümetlerin yasa ve genelgelerini devam ettiriyor. Asgari ücret önceki gibi en düşük seviyede duruyor. İşverenler maaşları tıpkı önceden olduğu gibi gelecek aylara erteleyebiliyor. Toplu sözleşmeler yapmak için elverişli koşullar yine mevcut değil. Özelleştirilmiş sosyal hizmetler halk için aşırı derecede pahalı olmaya devam ediyor. En yoksul kesimler için vadedilmiş seçim sözleri bilinmeyen bir geleceğe ertelenmiş durumda...
Tek gerçek değişiklik, seçimlerden önce medya üzerinden pompalanan umut ve iyimserlik duygusu yerini şimdi hayal kırıklığına bırakmış durumda.
MARXİSTİSCHE BLÄTTER: PAME yeni hükümetin neyini eleştiriyor? Krizden çıkmak için alternatif politikalar neler olabilir? PAME'nin somut önerileri var mı? Örneğin, sosyal politikalara (emeklilik, sağlık sistemi, eğitim vb) için somut olarak ne öneriyorsunuz? Bunlar nasıl finanse edilir?
Yeni hükümet sosyal demokrat SYRİZA ile ultra sağ ANEL'in koalisyonudur. Bu, sözde anti-memorandum hükümetinin ilk icraatı, memorandumu Haziran sonuna dek uzatmak oldu. Uzatma süresi bittiğinde Yunan hükümeti AB, IMF ve AMB ile yeni bir pazariığa oturacak. Bu pazarlık, yeni bir memorandumdan başka bir şey olmayacaktır. Yalnızca adı değişik olacak...
Halkın gerçek konusu pazarlıklar değildir, çünkü her iki taraf açısından da (Yunan hükümeti ve Troika) üzerinde hemfikir olunan şey, yaptırımların işçilere karşı olmasıdır. Emperyalist örgütlerin pazarlık masasından Yunan halkının lehine bir şeyin çıkacağına inanmıyoruz. Kapitalistlerin kâr avcılığında üzerinde mutabık kalınan şey, halkın krizin faturasını ödemesidir.
Borç meselesinde bizim tutumumuz, krize neden olanların krizin bedelini kendilerinin ödemesidir.
İnsanlar kendilerini sömürenlere elbette kurban olmak istemeyeceklerdir. Son yıllarda hayata geçirilen tüm yaptırımlar, kapitalistler ile ulus aşırı şirketlerin kârlarına kâr kattı. Maaşa bağlı yaşayan çoğunluk yoksulluk içinde yaşarken, büyük sermayenin maaş kesintilerinden ve vergi muafiyetinden kaynaklı muazzam kazançlara ulaştılar.
Örneğin, 2009'da devlet borçları henüz 300 milyar avro düzeyinde iken, Yunan kapitalistlerinin İsviçre bankalarındaki zenginlikleri 600 milyar avro civarındaydı.
Daha özlü olarak ifade etmek gerekirse: Sorumlusu olmadığımız borcun ödeyeni de olmak istemiyoruz. Halkın krizden çıkması demek, kapitalistlerin, bankerlerin borcunun ödenmesi demek değildir.
Maaşların adam akıllı ödenebilmesi demek, işverenin daha az kâr etmesi anlamına gelir. Bunu da hiçbir sermaye hükümeti onaylamaz. Çözüm, işçi ve halk hareketinin sermaye, AB ve emperyalist örgütlere karşı yapacağı tercihin ürünü olabilir ancak.
MARXİSTİSCHE BLÄTTER: Alman faşizminin 1941'deki işgalinden kaynaklı savaş tazminatı ve bunun tahsili konusunda PAME'nin görüşü nedir? PAME Yunanistan'ın savunma bütçesi ve NATO'dan çıkması konularında ne diyor?
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Yunan hükümetinin faşist Almanya'nın savaş tazminatı ve bunun tahsili konusu ile şimdiki devlet borçlanması arasında bir bağlantı kurulmasını reddediyoruz. Bu, halkın borçları kabul etmesi konusunda uydurulmuş taktikten başka bir şey değildir.
Diğer yandan, Yunan işçi hareketi faşist Almanya'dan savaş tazminatı konusunu öteden beri dile getirmiştir. Bu sorun, hiçbir Yunan hükümetinin ciddiyetle ele aldığı bir konu olmamıştır. Şimdiki hükümet de bu konuyu yalnızca slogan olarak ele aldı. Komite toplantılarında, basın açıklamalarında vb konu hakkında bir şeyler söylendi, ama resmi görüşmelerde politik bir gündem haline getirilmedi.
Bu durumun baş sorumlusu, NATO üyeliğinden kaynaklı sözde birliktir. Bir hükümet düşünün ki, halktan fedakarlık etmesini istiyor ama aynı hükümet birkaç hafta sonra 500 milyon avroluk savaş uçağı satın alıyor!
Askeri bütçe konusundaki tutumumuz özetle şu: Mevcut askeri bütçe Yunan devletinin savunma ihtiyacını karşılamak için değil, halkın çıkarına aykırı olarak, emperyalist yayılmacılığın yararına oluşturuluyor. Bu bağlamda söylemek gerekir ki, askeri giderler aşırı derecede fazla. Bu hazırlıklar Yunan devletini Filistinlilere karşı İsrail ile müttefik yapmak ve faşist Ukrayna ile işbirliğine uyumlu davranmak için yapılıyor.
MARXİSTİSCHE BLÄTTER: Alman tekelci sermayesi ile onun politikacılarının Alman-Yunan ilişkilerinde özel bir yerinin olduğu tartışmasız bir gerçektir. Bunu hem tarihteki hem de günümüzdeki krizde saptayabiliyoruz. Bu özel arka plan göz önünde tutulduğunda, Alman işçi sınıfının da Yunan işçi sınıfı ile dayanışma göstermesi için özel bir sorumluluk yok mu?
Emperyalist pramitte üst sıraları işgal eden devletler alt sıralardaki devletleri onların iradeleri dışında daha da aşağı çekmek için çaba sarf ederler. İçinde Yunan sermayesinin de yer aldığı bu birlik, bir kurtlar birliğidir. Bu kurtlar birliğinde, düşmana karşı birlikte olmak var, ancak en zayıf olanaın açlık durumunda yenilmesi riski de...
İşçi sınıfının birliği ise başka bir niteliktedir. İşçilerin sınıf çıkarı onların sömürücülere karşı birliğini şekillendirir. Hangi ülkeden, hangi deri renginden, hangi dinden ve hangi cinsiyetten olursa olsun, birleştiren bir birliktir...
Bundan dolayıdır ki, Almanya'da pekçok sendika PAME ile dayanışma içine girmiş, kahramanca mücadele vermiş olan dokuz aylık Aspropyrgos çelik direnişine dayanışmalarını sunmuşlardır.
Avrupa'nın en güçlü emperyalist ülkesi Almanya'dır. Bundan dolayı da Alman işçi sınıfı üzerindeki sorumluluk olağanüstü fazladır. Sorumluluğun büyüklüğü ile sorunların büyüklüğü arasında da benzerlikler vardır. İşveren tarflı ''Trade Unionizm''in [sendikalizm] pek çok ülkede olduğu gibi Almanya'da da oldukça fazla taraftarı var. Almanya'nın sendikal hayatına egemen olan bu işbirlikçi tutum, milyonlarca işçinin kafasını ve kalbini zehirlemiş durumdadır.
MARXİSTİSCHE BLÄTTER: Alman işçi sınıfının sizin açınızdan somut, pratik dayanışmasını nasıl tarif edersiniz?
Bugüne dek pek çok dayanışma gördük. Hem Alman işçilerinden PAME'ye hem de PAME'den Alman işçilerine... Karşılıklı bilgi alışverişi, güncel gelişmelere ilişkin haber paylaşımı...
Atina metal işçileri ile dayanışmasi ile bu yılın Ocak ayında Bremen'deki Mercedes-Benz işçilerinin dayanışması örnek olarak verilebilir. Birçok sendikacı PAME'ye mektupla desteklerini bildirdi. İşçiler aralaraında para toplayarak da dayanışma gösterdiler. İnanıyoruz ki bunlar içinde en önemlisi, her iki tarafın da iletişim içinde olmaları ve birlikte hareket etmeleridir.
MARXİSTİSCHE BLÄTTER: PAME'nin Avrupa'nın başka ülkelerinde de bağlantıları var mı? Diğer ülkelerin işçi sınıflarından dayanışma gördünüz mü?
Bizim için kesin olan bir şey var ki, o da, Avrupa'daki işçi sınıfı hareketinin durumunun çok kötü olmasıdır. Avrupa'daki işçi sınıfı hareketinin mevcut durumunu aşmaya dönük tek seçeneği, AB'ye ve kapitalist rekabete karşı ikirciksiz mücadeledir. Bu mücadele işçi sınıfının sınıf çıkarlarını ifade etmesi açısından etkili sonuçlar yaratabilecektir.
Yunanistan'da sınıf sendikacılığını temsil eden PAME, sınıf mücadelesi bayrağı altında uzlaşmasız bir ideolojik savaşı ifade ediyor aynı zamanda.
Biz Dünya Sendikalar Birliği'nin üyesiyiz ve mümkün olduğu oranda her ülkedeki sınıf mücadelesi ve onun temsilcileri ile dayanışma içinde olmaya çaba sarf ediyoruz. Amaç, sınıf merkezli sendikacılığın Avrupa çapında güç kazanmasına yardımcı olup, onu eşgüdümlü kılmaktır. Bu görev, inanıyoruz ki, bugün her işçi örgütünün uluslararası ödevi olmalıdır.
İşçiler ve sendikacılar hem Avvrupa'da hem de dünyanın pekçok ülkesinde bizimle dayanışma içinde oldular. Halen de olmaya devam ediyorlar. Aynı şekilde PAME'de, diğer ülke işçi hareketleri ile pek çok başlıkta dayanışma örgütledi: Toplantılar, protestolar, kampanyalar örgütlemeyi ihmal etmedik...
POSİTİON: PAME'ye yönelik Almanya'da eleştiriler var. Deniliyor ki, Komünistlere dönük sendikacılık yapılmak isteniyor. Yani sendika örgütlenmesi işçilerin birliği yerine, yalnızca komünist ve devrimci işçileri örgütlemeyi hedef alıyor. Bu konuda yanıtınız nedir?
NİKOLAS THEODORAKİS: PAME'nin kuruluşu öncelikle belirtmek gerekir ki, komünistlerin özverili çabalarıyla olmuştur. Ve hâlâ da bu şekilde devam etmektedir. Bunula birlikte, PAME bir parti örgütü değildir. PAME bir sendika cephesidir ve amacı da işçilerin sermayaeye karşı mücadelesinde sınıfın birliği ve çıkarını savunmaktır.
Sendikaların varlık nedeni, emekçilerin politik yönelimlerinden bağımsız olarak onların sermaye sınıfına karşı örgütlenmesini sağlamaktır.
Demek ki, ortada gerekçelendirilmeye çalışılan bir yalan var. Öyle bir yalan ki, yüzbinlerce işçi tarafından bizzat yalanlanıyor. Bu yalanı yaygınlaştıranlar, sınıf işbirliğini savunanlardır. ''Birlik''ten kasıtları, işçilerin sermaye ile olan ilişkisidir. Bu ''birlik'' iddiasını dillendirenlerin amacı, işçileri sermayenin boyunduruğu altına alma gayretinden başka bir şey değildir.
MARXİSTİSCHE BLÄTTER: Hitler faşizminden kurtuluştan 70 yıl sonra Avrupa işçi hareketi tekrar ultra gerici güçlerin kuşatması altında. Kriz, otoriter yöntemlerle aşılmak isteniyor. Yunanistan'da faşist tehlikenin boyutu nedir? Mesela, ''Altın Şafak'' ne kadar tehlikeli?
Her kapitalist ülkede faşizm tehlikesi vardır. Sermaye sınıfı krizini aşmak istediğinde ve işçi sınıfı hareketinin yolunu kapatmak istediğinde ''sert bir el''e ihtiyaç duyar. Unutulmaması gereken bir gerçek de, hem geçmişte hem de günümüzde AB ve onun çıkarını sürdüren güçlerin ''iki köktencilik'' söylemiyle komünizm ile faşizmi aynı kafeye koyan ideolojik çizgileri ile ırkçılığı, milliyetçiliği ve faşizmi tolere ederek, ona meşruiyet alanı açmalar vardır. Bu yolla faşist örgütler lagalleştirildi.
Ayrıca sosyal demokrasinin göçmenleri işsizliğe neden sayan görüş ve tutumları da gerici ve faşist partilere güç kattı.
Faşizm sermaye sisteminin halka karşı silahıdır. Faşizm, sermaye sınıfı tarafından sınıf yönelimli sendikacılara karşı icad edilmiş, mali olarak desteklenip, güçlendirilmiştir. Altın Şafak'ın yoldaşlarımıza, ilerici sendikacılara, mücadeleci işçilere ve komünistlere saldırmasının temel nedeni budur.
Faşist propaganda içinde devletin güvenlik güçleri ile koordineli çalışılması vaaz edilir. SYRIZA'nın ortağı ANEL, Altın Şafak içinde aktif olarak çalışanların tutuklanmasına karşı olduğunu açıktan deklare ettmiş bir partidir.
Yalnızca işçiler ve halk hareketi faşizme karşı durabilir ve durmak zorundadır. Bu bizim temel tutumumuzu özetler. Halk, faşizmin sınıf karekteri konusuda bilgilendirilip, aydınlatılmalıdır. Sınıf yönelimli sendikal hareket, emek düşmanı politikaları deşifre edip, işçi sınıfının çıkarlarını savunmakla yükümlüdür.
* POSİTİON, SDAJ'ın (Alman Sosyalist İşçi Gençliği) yayın organı
** NİKOLAS THEODORAKİS Tüm İşçilerin Militan Cephesi'nin (PAME) Uluslararası Sekreteri
*** MARXİSTİSCHE BLÄTTER Alman Komünist Partisi DKP'ye yakın aydınlar tarafından 1963'den beri periyodik olarak yayınlanan teori dergisi
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.