Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Çipras'ın Almanya ziyareti: Borçlar ve suçlar

Yunan Başbakanı Aleksis Çipras'ın seçimlerden önce dile getirdiği "Nazi Almanyası-emperyalist Almanya" sürekliliğinden vazgeçtiği görülüyor. Oysa Alman basını, bu sürekliliğin farkında...

Tevfik Taş

Yayın Tarihi: 23.03.2015 , 08:50 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:13

Çipras bugün Başbakan Merkel'in konuğu olarak Almanya'yı ziyaret ediyor. Temel gündem maddeleri olarak, Yunanistan'ın borcu ve avro para birliği konuları masaya yatırılacak. 

Elbette bu Almanya tarafının masaya yatıracakları listesi. Bir de dokuz haftalık yeni Yunan hükümetinin çantasında olanlar var. Çipras'ın da listesinde borç konusu var; ama verecek olarak borç değil, alacak olarak borç meselesi.

Liberal Çipras, seçim kampanyasında konu Almanya olduğunda hep iki başlığa değinmişti: Nazi savaş suçları ve Yunan Ulusal Bankası'ndan alınan zorunlu kredi meselesi. Nazi savaş suçları ile mevcut Hristiyan-demokrat/sosyal-demokrat koalisyon hükümeti arasında bir devamlılık ilişkisi görmemiş olacak ki Çipras, bu söylemi propaganda reparatuarından kısa sürede çıkarttı. 

SPİEGEL: ALMAN EZİCİ GÜCÜ
Naziler ile emperyalist Almanya arasında koşutluk aramayı tez terk eden Çipras'ın aksine, Spiegel dergisi dün satışa sunulan en son sayısında Naziler ile Merkel'i aynı kare içinde yan yana buluşturmaktan yüksünmedi. ''Avrupalılar Almanlara nasıl bakıyor; Alman ezici gücü'' başlığını kullanan Spiegel, Nazi Mareşali Walter von Brauchitsch'in işgal gücü komutanı olarak 1941 Nisan'ında Atina'daki Akropolis önündeki pozuna, emperyalist Federal Almanya'nın Başbakanı Angela Merkel'i de konumlandırmış.

Dergi redaksiyonunun kastı bu vurgu olmasa da, ortalama bir Avrupalının imaj algısı üzerinden tasarlanan fotoşoplama, Çipras'ın ''para tanzimi'' üzerine kurulu çerçevesinden daha anlamlı olduğunu kabul etmek gerekiyor. 

Spiegel'in şef redaktörü Klaus Brinkbäumer'in 'ses getirmesi' amacıyla kullandığı fotoğrafa ilişkin burjuva basının diğer bölmelerinden gelen tepkilere karşı kendilerini savunma biçimi de oldukça anlamlı: ''Spiegel'in yeni kapağı dikkat çekti. Keskin bir başlık olduğu açık. Ama yanlış anlaşılma da neyin nesi? Hayır, bu başlığı yanlış anlamak yalnızca yanlış anlamak istenirse mümkün olabilir'' diye savunmaya geçti.

'DÖRDÜNCÜ İMPARATORLUK'
Klaus Brinkbäumer'in burada, ''yanlış anlaşılmak istenen'' şeyden kastı açık olmalı: Emperyalist Almanya'nın işgalci faşist geçmiş ile kurduğu dolaysız bağ iması... Sözü geçen imayı sanrı olmaktan çıkartan ifadeler de var. Örneğin, ''Dördüncü İmparatorluk'' nitelemesi... Nazilerin kendilerini ''Üçüncü İmparatorluk'' olarak nitelemelerine atfen, dördüncü imparatorluk söylemine tav olanların sayıca giderek artması hiç kimsenin inkâr edemeyeceği bir gerçek.

Faşist Almanya'nın devamı olan Federal Almanya'nın en ısrarla savunduğu tez, kendisi ile Nazi geçmişi arasında bağ olmadığı iddiasıdır. Düpedüz yalan üzerine kurulan bu konumlanmanın, her ne kadar NATO'ya geç kabul edilmek, BM'de ''hak ettiği yeri alamamak'' vb gibi yan etkileri olsa da, en büyük pozitif getirisi, faşizm suçlarının mali borçlar olarak küçültülerek, masumlaştırılması olmuştur.

Şimdi, adı sol olan bir hükümet adına birisi gelip emperyalist Almanya'ya faşist Almanya'nın mali tazminat faturasını hatırlatıyor. Hem de bu ikisi arasındaki devamlılığı reddeden bir genel ''Avrupalılık'' söylemi ile! 

Bir çeşit 'al gülüm, ver gülüm' hesabı yani.

Almanya, Nazilerin Yunan Ulusal Bankası'ndan zorla aldıkları paraları ödese bile (ki, ödemeyeceğini açıkça söyledi) yalnızca borcunu ödemiş olacak, suçunu değil. Suçu için, çelenkli diz çökme şovları yetmez! Sermaye diktatörlüğüne son vermeden, özür kabul edilmez.

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.