Sayfa yolu
Avusturya seçimleri: Sağın sağla yarışı
Yayın Tarihi: 15.10.2017 , 09:39 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:13
6,4 milyon Avusturyalı seçmen bugün sandık başına gidiyor. 16 partinin katıldığı genel seçimlere, pek çok parti eyaletler bazında katılırken, 6 parti ülke genelinde seçimlere katılıyor.
Sosyal demokrat Christian Kern'in partisi SPÖ ile muhafazakâr sağ Sebastian Kurz'un partisi ÖVP'nin 2013'den beri koalisyon hükümetiyle yönetilen ülke, iki parti arasında uyum sorunlarının baş göstermesiyle, erken seçime gitme kararı almıştı.
Ülkedeki siyasi kriz, 2017 Ocak ayında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bir kez daha su yüzüne çıkmış, Yeşiller destekli şimdiki Cumhurbaşkanı Alexander von der Bellen, faşist aday Norbert Hofer karşısında az bir farkla seçilmişti.
Almanya'da dönemin Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, seçim sonuçlarını derin bir nefes alarak değerlendirmiş ve şu değerlendirmede bulunmuştu: ''Sağcı popülizme karşı sağduyunun zaferi.'' Tabii, birkaç puanlık fark 'zafer' olarak nitelendirilmeyi hak ediyor mu diye sormanın sırası değildi elbette...
Yapılan son kamuoyu yoklamalarında elde edilen verilere göre, sağın sağla yarışı olarak geçeceği anlaşılan Ulusal Meclis seçimleri, hiç de sürpriz sonuçlara sahne olacak gibi görünmüyor.
29 Eylül 2013 genel seçimlerinde yüzde 26,8 oy alan sosyal demokrat parti (SPÖ), seçimleriden birinci parti olarak çıkarken, bugün yapılacak oylamada yüzde 25'in altına düşeceğine neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.
2013 seçimlerinde ikinci parti konumunda olup, yüzde 24 oy alan sağ muhafazakâr partinin (ÖVP) bu seçimde oy patlaması yaparak, yüzde 34'e ulaşacağı tahmin ediliyor.
Yine 2013 seçimlerinde yüzde 20,5 oy alan faşist FPÖ'nün bu seçimde yüzde 25 ile ikinci parti sıralamasına yerleşeceği yönünde basında tahminler paylaşılıyor.
Liberal Neos Partisi ile Yeşiller Partisi'nin her ne kadar Ulusal Meclis'te toplam 29 sandalyesi olsa da, 15 Ekim seçimlerinde ihmal edilebilir konumda kalacaklarına şüphe ile bakılmıyor.
MERKEZ-ÇEVRE TABELASINA GÖRE, FPÖ FAŞİST Mİ, FAŞİZAN MI?
Avusturya Özgürlük Partisi FPÖ'ye faşist yerine 'faşizan' denilmesi, elbette iki kavramın tekabül ettiği kimi ince farklar açısından büsbütün önemsiz sayılmamalı. Ancak bildik fıkradaki gibi, sıpanın adını getiremeyen kişinin, 'o da büyüyünce eşek olacak' demesi kadar yalınlığa ihtiyaç duyulan bir dönemde olunduğu da unutulmamalıdır. FPÖ, faşizandır ve aynı zamanda da faşist bir partidir.
Edward Shils'ın ''merkez-çevre'' tablosu ile düşünme alışkanlığı edinmiş burjuva sosyolojisi, Avusturya seçimlerinde merkez'i temsil ettiği iddia olunan partiler ile, çevre'de durduğu iddia edilen aşırılığın 'soğrulacağını' öne sürerken yapılan aslında, sermaye düzeninin bir bütün olarak kurtarılma çabasından öte bir anlamı yoktur.
Avusturya örneğine geri dönersek, pek övdükleri merkez, çeperde duran FPÖ'yü emip, soğurmak yerine, merkez'de durduğu öne sürülen ÖVP, 'aşırılıktan' aşırdığı sloganlar ile çeperi merkez yapmaktadır.
ALMANYA VE AVUSTURYA SEÇİMLERİ ARASINDAKİ BENZERLİK VE FARKLAR
Almanya'daki genel seçimlerden yaklaşık üç hafta sonra yapılan Avusturya seçimlerinin ciddi benzerlikleri ve farkları var.
1- Her durumda koalisyon partileri değişecek. Almanya'da değişti, Avusturya'da da değişeceği ayan beyan ortada.
2- Almanya'da üçüncü parti konumuna yerleşen faşist AfD ile Avusturya'da zaten üçüncü parti olan faşist FPÖ, en kötü ihtimal aynı dereceyi paylaşacaklar.
3- Almanya'da sosyal demokratlar muhalefet rolüne bürünürken, Avusturya'da da benzer bir ittirme ile karşı karşıyalar.
4- Almanya'daki seçimlerin temel teması sığınmacılar ve İslamın ülkedeki durumuydu. Avusturya'da da asıl tartışma bu iki başlıkta yürütülmektedir. Tek farkla: Daha şiddetli bir tarzda.
5- Almanya'daki seçimlerde Avrupa Birliği'nin geleceği konusu şiddetli tartışmalara sahne olurken, Avusturya'da da Avrupa Birliği, para birliği, Schengen konuları üzerine ateşli bir seçim kampanyası yaşandı.
6- Almanya seçimlerinde Erdoğan önemli bir seçim kampanyası başlığı iken, benzer şekilde Avusturya seçimlerinde de aynı başlığın hiç hız yitirmeden konuşulduğuna tanıklık edildi. Avusturya siyaseti Erdoğan'ın adını dahi anmak istememektedir.
7- Türkiye'nin AB'ye üyeliği başlığında Alman partileri arasında genel bir 'alınmasın' kanaati oluşmuşken, Avusturya seçimlerinde bu başlıkta, 'kesin olarak alınmasın' kanaatinde oydaşma yaşandığı çok rahat tesbit edilebiliyor.
8- Almanya'da sosyal demokrat parti daha da sağa kayarken, Sol Parti onun yerine yerleşmek için çaba harcadı. Avusturya'da sosyal demokrasi koalisyon ortağına bezemekte geri kalmadı. Ancak Avusturya'da Almanya'daki gibi irice, sosyal demokrasiyi temsilen ikinci bir Sol Parti bulunmuyor.
9- Almanya'nın işgücü gereksiniminin sonucunda sığınmacılara kapı açma politikasının asıl savunanı sermaye partilerinin (faşist hareket hariç) tamamıydı.
Oysa Avusturya'da durum biraz daha farklı oldu. Avusturya, Avrupa'nın küçük ülkelerinden biri olduğu ve göç yolları üzerinde bulunduğu için, sığınmacı ve göçe en sert muhalefet eden AB ülkelerinin başında geliyor.
Sermaye partilerinin tamamının üzerinde ortak kanı sahibi olduğu neredeyse tek başlık, sığınmacı ve göçe karşı olmalarıdır.
10- Alman Komünist Partisi DKP, 1989'dan beri ilk kez seçimlere kendi adıyla katılırken, sosyal demokrasi ve Yeşiller ile işbirliklerine teşne Avusturya Komünist Partisi KPÖ, geleneğini bozmayarak seçimlere KPÖ PLUS (Bağımsız ve Dayanışmacı Platform) adı altında katılıyor.
Avusturya Komünist Partisi KPÖ, ittifak politikaları ile giderek düzen içi, sosyal demokrat bir partiye dönüşürken, bu parti içinden çıkan ve 2013 yılında bağımsız, leninist bir hattı takip eden Avusturya Emek Partisi PdA, 2017 seçim listelerinde maalesef yer alamadı.
ERDOĞAN'IN SORUSUNUN MUHATABI YENİ ŞANSÖLYE OLACAK
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ''Ya senin yaşın kaç?'' diye hışımla saldırdığı Almanya Dışişleri Bakanı Simar Gabriel 58 yaşında. Yani bakan olmak için yeterli yaşta.
Pek çok konuda yalan yalış konuşan Erdoğan, muhtemeldir ki, Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz'u kast etmişti. Çünkü Sebastian Kurz henüz 31 yaşında. Ve çok yüksek ihtimalle de Avusturya'nın yeni Şansölyesi olacak. Erdoğan ile Kurz arasında yaş farkı hariç, temelde hiçbir fark bulunmuyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.