Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

ANALİZ | Kilise tarihten korkmamalı mı?

Çocuk istismarları ile büyük cemaat kayıplarına ve tazminat davalarına konu olan Katolik Kilisesi, kamuoyunu teskin etmeye dönük konferanslar düzenlemişti. Gündem değiştirmeye çalışan Vatikan, yeni bir sansasyonel haber ile yeniden gündem oldu.

Tevfik Taş

Yayın Tarihi: 05.03.2019 , 12:33 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:13

Çocuk istismarları ile büyük cemaat kayıplarına ve tazminat davalarına konu olan Katolik Kilisesi, geçen hafta yalnızca bu konuları başlık edinen dört günlük bir konferans düzenlemişti. Kamuoyunu teskin etmeye dönük temenniler ile son bulan konferansın üzerinden hanüz bir hafta geçmişken, Vatikan yeni bir sansasyonel haber ile yeniden gündem oldu.

''Kilise'nin tarihten korkusu yok; tersine onu seviyor'' diye konuşan Papa Francis, İkinci Dünya Savaşı dönemine ait ''gizli arşivler''in açılacağını söyledi. 

Eugenio Pacelli'nin ''Papa XII. Pius'' adıyla Papa seçilmesinin 80'nci yıldönümü vesilesiyle söz alan görevdeki Papa Francis, 2 Mart 2020 tarihinden itibaren sözü geçen döneme ait gizli arşivlerin araştırmacılara açılacağının müjdesini verdi. Papa Francis, araştırmacılardan da ''ciddi ve tarafsız'' olmalarını beklediklerini sözlerine eklemeyi unutmadı. 

'AZİZ' İLAN EDİLEMEDİ, GÜNDEM KAYDIRMA  ARACI OLARAK PAZARLANIYOR

2 Mart 1939'da Papa seçilen Eugenio Pacelli (Papa XII. Pius), 1958 yılında ölümüne dek Vatikan'daki Kutsal Sandalye'ye oturmuştu. Daha sonra Papa olacak Pacelli, 1917-1929 yılları arasında Papalık'ın Almanya elçisi olarak görev yapmıştı. Pacelli, ''üstün yeteneklerinden dolayı'' Papa XI. Pius tarafından kardinalliğe getirilmişti.

İtalya'da doğup, Almanya'da altın yıllarını yaşayan faşizmin bütün yemişlerini toplamış Pacelli, Papalığı döneminde de etrafında en çok Alman çalıştıran Papa olarak tanınıyor. İtalyan faşizmi ile Alman Nazizminin harika bir karışımı olan Papa XII. Pius, 2020 Mart ayına kadar suçları ile gizli arşivlerde korunacak. 

NİÇİN BİR YIL DAHA BEKLENİYOR?

Sahi, niçin bir yıl daha arşiv açılmıyor? Yoksa, suçlarını gizli dosyalardan temizlemek bir yıldan önce bitmez de ondan dolayı olmasın?

Papa XII. Pius'u 2000 yılında ''aziz'' ilan etmeye hazırlanan dönemin papası II. Johannes Paul, gelen tepkiler üzerine bu işten geri atım atmıştı. Aziz ilan edilemeyen Papa XII. Pius, sürpriz sayılabilecek bir manevrayla, araştırmacıların incelemesine açılacak bir figür olarak yeniden gündeme getirildi.

''Arşivleri açıyoruz'' manevrasının, çocuk istismarları ile tarihinin en derin krizlerinden birinin içine yuvarlanmış Vatikan için düpedüz gündem kaydırma çabası olarak okunabilir.

Papa Francis, Soğuk Savaş döneminin gemi azıya almış antikomünist Papası II. Johannes Paul kadar açıktan olmasa da, faşizm işbirlikçisi  Papa XII. Pius hakkında (olabildiğince) olumlu şeyler söyledi. Papa Francis'e göre  Papa XII. Pius, ''En büyük karanlık ve acımasızlığın hakim olduğu zamanlarda, insani inisiyatifin küçük meşalesini canlı tutmaya çalıştı.''

'İnsani inisiyatifin küçük meşalesini canlı tutmaya çalıştığı' iddia edilen Papa XII. Pius için  değerlendirmeden bulunan araştırmacısı Klaus Kühlwein, onun için,  kendisini önceleyen Papa XI. Pius'un ''usta bir diplomatıydı'' nitelemesinde bulunuyor.

Papa XI. Pius üzerine kitap yazan Amerikalı kilise tarihçisi David Kertzer, Spiegel'den Alexander Schwabe'nin kendisiyle yaptığı kilise ve faşizm ilişkisini tartışan söyleşide, ''Papa XI. Pius, iktidar için Hristiyanlığın değerlerini kurban etti'' diye konuşurken; Papa XII. Pius'un dönemi için ise, ''daha da kötü'' demekten kendini alamıyor. 

(David Kertzer'in ''Birinci Başkan Yardımcısı, Papa XI. Pius ve Faşizm ile Gizli İttifak'' kitabının kapağı. 2014)

'KİLİSE, BOLŞEVİZME KARŞI KALEYDİ'

Komünizmle uzaktan yakından ilgisi olmayan kilise tarihçisi David Kertzer, kilise ile faşist hareket arasındaki işbirliğini şöyle özetliyor: ''Özellikle 1922-1924 döneminde ilk aşamada Mussolini kilise tarafından açık bir şekilde desteklendi.'' (Spiegel, 30 Eylül 2016)

Daha da açık konuşuyor kilise tarihçisi Kertzer: ''Mussolini, kiliseyi Bolşevizme karşı kale olarak görüyordu.''

Gazeteci Klaus Kühlwein, kilise ile faşizmin ''komünizme karşı el ele'' hareket ettiklerini yazarken, hasıraltı edilemeyecek verilere dayandığını ısrarla yineliyor. ''Kilise ve faşizmin ortak bir can düşmanı vardı: Komünizm. Niçin el ele verilip savaşılmasın ki? Papa XI. Pius bir defasında, ruhunu kurtarmak için gerekirse şeytan ile dahi pazarlık yapabileceğini söylemişti'' diye aktarır.   

Komünizme karşı ''el ele'' savaşmanın ödülünü alan kilise, 1929 yılında Laterano Antlaşması ile ''Papalık'' gibi belli belirsiz bir nitelemeden çıkmış, Mussoli'ninin imzası ile ''Vatikan'' adını almıştır. Şimdiki Papa'nın, "biz tarihten korkmuyoruz" demogojisinin altında gizlenmeye çalışılan binlerce suç vardır. 

''REFORMCU PAPA'' ALGISINI GÜÇLENDİRME MANEVRASI

Papa Francis'in ''bu açılım''ı da diğer ''ezber bozan Papa'' imajina tekabül eden diğer manevraları gibi, algı operasyonu amaçlıdır. Yapılan açıklamanın, din adamlarının uçkur davaları ile kepaze oldukları çukurdan çıkma gayreti içerisinde, ''reformcu Papa'' imajını besleyebilecek bir adım olduğu sezilebiliyor. 

Zaten, Papa Francis'in ''gizli arşivleri açıyoruz'' sözlerini ikircimsizce destekleyen bir tek İsrail hükümeti oldu. ''Yahudi düşmanlığı'' şablonu dışında hiçbir faşizm tanımı tanımayan İsrail devletinin Vatikan'a yardım eli uzatması da pek manidardır. 

Hristiyanlığın Kriminel Tarihi'nin yaratcısısı Karlheinz Deschner, bu utanç verici tarihin dökümünü yaparak asıl tarihten kimin korkup kimin korkmaması gerektiğinin de kriterlerini ortaya koymuştu: Din adına savaş ve yağmalamalar... kölelik... sömürgecilik... kadının köleleştirilmesi... yirmibirinci yüzyıla dek süren ve hâlâ da sürmekte olan çocuk istismarının sistematize edilmesi... sömürünün meşrulaştırılması...

Kilise, tarihten korkmalıdır. Çünkü tarih, geçmişte olup bitmiş olaylar manzumesi değil, sınıf mücadeleleri tarihidir.   

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.