Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ve devlet “vatandaşı” yarattı!

Göstericilere, mevsimlik işçilere ya da bildiri dağıtan gençlere yönelen “örgütlü şiddet”, basın ve hükümet tarafından “vatandaş tepkisi” olarak meşru gösterilmeye çalışılırken, “muhalif vatandaşlar” tehdit altında…

Yayın Tarihi: 16.12.2009 , 09:56 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Göstericilere “tepki” adı altında saldıran, döven, linç etmeye kalkan, hatta silah çekerek kalabalıklara ateş edenler, “vatandaş” ya da “esnaf” olarak sahipleniliyor. Hükümet ve basın tarafından ısrarla “sabrı taşan, sade vatandaşın ölçüsüz tepkisi” gibi sunulsa da, bu örgütlü ve silahlı saldırganlığın arkasında, polisle bir biçimde bağlantılı, ülkücü grupların bulunduğuna işaret ediliyor.

Devletin, her durumdan vazife çıkaran, “hassas vatandaşlarının” eylemlerinin sıklıkla “suç” içerdiği ve “önceden planlanmış olduğu” görülürken, çoğu zaman duruma müdahale eden güvenlik güçlerinin saldırganları “yatıştırmayı” yeterli saydığı izleniyor.

En son Muş’ta görüldü
Hükümetin Kürt açılımına paralel olarak AKP, MHP ve CHP tarafından yükseltilen milliyetçilik, sürecin başından bu yana Kürt göstericilere yönelik linç girişimlerini arttırırken, AKP hükümetinin ve basının olayları tanımlarken “vatandaş tepkisi” ifadelerini kullanması dikkat çekiyor.

Son olarak dün Muş’ta DTP’nin kapatılması nedeniyle gerçekleştirilen gösteriler sırasında, iş yerleri ve bankaların camları kırıldı. Çıkan olaylarda göstericilere kalaşnikofla ateş açılarak, iki kişinin öldürülmesi ve yedi kişinin yaralanmasını “esnaf tepkisi” olarak sunan basın, saldırganın polisle bağlantısını görmezden geldi. Yaşananları, göstericilerin tutumu üzerinden meşru göstermeyi deneyen medyanın, “sade bir esnafta neden makineli tüfek bulunduğu” sorusuyla ilgilenmemesi de dikkat çekti.

Devlet eliyle yeşertilen “tepkisel” vatandaşın “sicili”
Öte yandan, “vatandaş” saldırganlığının, son süreçle sınırlı olmadığı ve DTP gösterilerinin biçimi ya da tarzı ile doğrudan bir ilişkisinin bulunmadığı görülüyor. Zira, son birkaç yıldır “esnaf” ve “vatandaş” öfkesinin yöneldiği hedefler incelendiğinde, Kürt inşaat işçilerinin, mevsimlik işçilerin, üniversite öğrencilerinin, gazetecilerin yanı sıra ABD karşıtı bildiri dağıtan gençlerin de çeşitli biçimlerde saldırıya uğradığı, provoke edilen kalabalıklar tarafından dövüldüğü ve linç edilmeye kalkışıldığı görülüyor.

Saldırılarda son dört yılda 40’dan fazla organize linç girişiminin yaşandığı belirtiliyor. Hükümetin ve medyanın "vatandaş tepkileri"nden çıkan olaylar:

-15 Aralık 2009 Muş Bulanık’ta DTP gösterileri sırasında, göstericilere makineli tüfekle ateş eden Turan Bilgen, 2 kişinin ölümüne, 7 kişinin yaralanmasına yol açtı. Bilgen’in Jitem ile bağlantılı ve korucu olduğu iddia edilirken, Birgen’in babasının MHP Bulanık örgütü kurucularından olduğu belirtiliyor.

-13 Aralık 2009 DTP'nin kapatılması kararını protesto için düzenlenen basın açıklaması ve yürüyüş sırasında, ellerinde demir sopalar, döner bıçakları ve ateşli silahlar olan bir grup, protestoculara saldırdı. Silah, satır, balta, beyzbol sopaları ve döner bıçaklarıyla protesto gösterisine katılan kişilerin üzerine saldıran ülkücüler, iki kişinin yaralanmasına neden oldular.

-26 Kasım 2009 Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde yaklaşık 2 bin 500 kişi Kürtlere linç girişiminde bulundu. Kürtlerin yaşadığı Harmanlık mahallesi önünde toplanan binlerce kişi Kürtlerin ilçeyi terketmesini istedi. İhlas Haber’in olayları “polise saldıran 4 kişi halk tarafından linç edilmek istendi” başlığıyla duyurması dikkat çekti.

-22 Kasım 2009 İzmir'de DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ü karşılayan konvoya ülkücülerin saldırması üzerine gelişen olaylarda aralarında kadınlar ve çocukların da bulunduğu 20'yi aşkın kişi yaralandı, yüzlerce araç hasar gördü.

-17 Kasım 2009 Afyon Kocatepe Ünversitesi’nde bir grup ülkücü, Fen-Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencisi Ali Canan’ı “Hakkarili” olduğu gerekçesiyle dövdü.

-13 Kasım 2009 Tekirdağ’ın Hayrabolu İlçesi’nde Kürtçe konuştukları gerekçesiyle linç girişimine maruz kalan işçilerden 2’si ağır olmak üzere 6’sı yaralandı.

-25 Ekim 2009 Konya’da DTP il binasına taşlı saldırıda bulunan ülkücü grup, binanın cam ve kapılarını kırdı. Sloganlar atan yaklaşık 150 kişilik grup, DTP il binasını akşam saatlerine kadar ablukaya aldı. Polis, DTP’lilerin il binasından yaptıkları sayısız çağrıya rağmen olay yerine gelmedi. Bunun üzerine DTP Eşbaşkanı Emine Ayna ve DTP Grup Başkanvekili Gülten Kışanak Konya Valisi ile görüşerek olaya müdahale edilmesini istedi. Görüşmeden bir buçuk saat sonra polisin olay yerine geldiği öğrenildi.

-6 Ekim 2009 Taksim Meydanı’nda yapılan IMF ve Dünya Bankası protestosuna polisin müdahalesi sert olurken, bazı 'hassas vatandaşlar' durumdan vazife çıkardı ve yakaladıkları göstericileri sopalarla dövdü. Göstericiler, olay yerine gelen polisten de dayak yediler. Taksim Meydanı’ndaki protestoda polisin müdahalesinin ardından bir grup gösterici, Tophane tarafına kaçtı. Ancak ara sokaklara dağılan göstericilere bu kez kimliği bilinmeyen bir başka grup müdahale etti. Saldırganlar kovaladıkları eylemciyi sopa ve tahta parçaları ile dövdü. Bir süre sonra olay yerine güvenlik kuvvetleri de geldi. Eylemci bu kez polisin müdahalesi ile karşılaştı.

-20 Ağustos 2009 Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde okuyan Gençlik Federasyonu üyesi 28 öğrencinin yargılandığı Erzurum’da, basın açıklaması yapmak isteyen TAYAD üyelerine ülkücüler ve polisler birlikte saldırdı. Ülkücülerin sıradan vatandaş görüntüsü vermeye çalışması dikkat çekti.

-19 Mayıs 2009 Son dört yılda 6 kez Kürtlere yönelik linç girişimine sahne olan Sakarya’nın Akyazı İlçesi’nde günlerce devam eden gerginliğin ardından, Kürt fındık işçilerine yönelik saldırı oldu. 1 işçi öldürülürken, 2 işçi de yaralandı. Kürt işçilerin ilçeyi terk etmesine yönelik baskıların olduğu belirtilirken, Sakarya Valisi Hüseyin Atak ise saldırıların kendilerini de üzdüğünü söyledi. Vali Atak “Bunlar münferit olaylar olarak görülmektedir. Olaya karışanların yaşları 20-25 arasında. Bu gençlerimiz küçük öfkelerle silaha sarılmakta ve istenmeyen olaylara neden olmaktadırlar. Bu çocuklar bizim. Çocuklarımıza aileler ve bizler sahip çıkmak zorundayız. Bundan sonra bu tür olayların olmamasını diliyorum” dedi.

-Ekim 2008 Balıkesir'in Ayvalık ilçesinin Altınova beldesinde gençlerin sözlü sataşmasıyla başlayan ve 2 kişinin ölümüyle sonuçlanan kavganın ardından yaşanan olaylarda, belde de yaşayan Kürt yurttaşların evleri taşlandı, işyerleri talan edildi, arabaları yakıldı. Linç edilmek istenen Kürtler, ülkücü grupların provokasyonuyla olayların büyüdüğünü belirtiler. Basının, "olaylar Kürtler ve yörenin yerlileri arasında" gerçekleşti diye yazarak, “bir grup yerli, diğerleri sonradan geldi" demeye getirmesi dikkat çekti.

-3 Eylül 2008 Mersin Tepeköy Beldesi’nde şeftali toplamaya giden çoğu kadın 150 Kürt işçi, belde sakinlerinin saldırısına maruz kaldı.
15 Haziran 2008: Kocaeli’nin Gebze İlçesi’nde 12 Kürt işçi 13 Haziran akşamı bir kadına sözlü tacizde bulundukları iddiasıyla linç girişimine maruz kaldı.

-27 Nisan 2008: ‘Barış ve Kardeşlik Şöleni’ düzenleyen DTP’lilere ülkücüler saldırdı, 65 yaşındaki Ebubekir Kalkan kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi.

-30 Aralık 2007 Polisin Sakarya’da PKK sempatizanı olduğu iddiasıyla gözaltına aldığı 20 kişi muayene için götürüldükleri Erenler Sağlık Ocağı önünde linç edilmek istendi.

-5 Haziran 2007: Ahmet Kaya tişörtü giydikleri ve Özgür Gündem Gazetesi okudukları için Diyarbakırlı iki işçi, 500 MHP’li tarafından linç edilmek istendi.

-7 Eylül 2006: Sakarya’nın Akyazı’da bir çay bahçesinde MHP’lilerin fındık işçilere ‘Sizler PKK’lisiniz’, ‘Terörist Kürtler’ diyerek saldırdı. 4 Kürt işçi gözaltına alındı

-30 Ağustos 2006′da İstanbul’da 30 Ağustos kutlama törenlerinde 4 genç ‘İsrail Askeri Olmayacağız!’ pankartını açtı. Polis bunları ‘vatan haini’ diyerek hedef gösterdi. Bunun üzerine 4 genç linç girişimine maruz kaldı.

-29 Ağustos 2006′da Konya’nın Bozkır ilçesi’nde Kürt inşaat işçilerine yönelik linç girişimi başlatıldı. Bir işçi linç girişiminden son anda kurtarıldı. 25 işçi ilçe dışına çıkarıldı.

-12 Mayıs 2006′da Mersin’de, bildiri dağıtan TAYAD’lılar ülkücülerin saldırısına uğradı.

-8 Nisan 2006′da Isparta’da bildiri dağıtan gençlere PKK’li oldukları iddiasıyla linç girişiminde bulunuldu.

-31 Mart 2006: Sakarya Üniversitesi’nden dokuz öğrenci, Çark Caddesi’nde duvarlara Mahir Çayan ile ilgili afiş asmaya çalışırken 2 bin kişinin saldırısına uğradı.

-31 Aralık 2005′te Artvin’de bildiri dağıtan iki TAYAD’lı genç dövüldü.

-6 Eylül 2005′te Gemlik’te yapılması planlanan ve izin verilmeyen mitinge katılmak için yola çıkan otobüsler Bozüyük’te ülkücülerin saldırısına uğradı. Otobüslerdekilerin diri diri yakılmak istendiği olaylarda yüzlerce kişi yaralandı.

-21 Ağustos 2005′te İzmir Seferihisar’da 5 Kürt genci PKK’li diye linç edilmek istendi.

-12 Nisan 2005′te Sakarya’da, TAYAD’lılara yapılan saldırıları protesto etmek için bildiri dağıtan beş genç yüzlerce kişi tarafından linç edilmek istendi.

-10 Nisan 2005′te 4 TAYAD’lı gencin tutuklanması üzerine, Trabzon’da basın açıklaması yapmak isteyen TAYAD’lılar yine linç edilmek istendi.
6 Nisan 2005′te Trabzon’da bildiri dağıtan TAYAD’lı gençler linç edilmek istendi.
(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.