Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Tutuklu gazetecilerin davası izleyicisiz görülecek!

KCK davası kapsamında tutuklanan gazetecilerin yargılandığı davada mahkeme duruşmaların izleyicisiz devam etmesine karar verdi. Heyeti "alkışlayanlar" hakkında ise suç duyurusunda bulunulacağı duyuruldu. Avukatlar duruşmanın seyircisiz yapılmasına izin vermeyeceklerini açıkladı.

Yayın Tarihi: 11.09.2012 , 21:37 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:39

KCK adı altında 9 aydır tutuklu bulunan basını emekçilerinin davasının ikinci gününde mahkeme başkanının tutumu tepkilere neden oldu. Dava avukatlarının usule ilişkin taleplerini bildirmesiyle geçen duruşmada mahkeme heyetinin söz isteyen avukat Baran Doğan’ı engellemesi üzerine izleyiciler tarafından protesto alkışlarına uğradı.

Duruşmaya ara veren mahkeme heyeti açıkladığı ara kararda alkışlayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacağını ve yarınki duruşmaya izleyicisiz devam edileceğini bildirdi.

Tutuklu gazetecilerin meslektaşları ve milletvekilleri izledi
Kürt basını emekçilerinin yargılandığı KCK basın davasının ikinci duruşması sabah saatlerinde başladı. 36’sı tutuklu 44 basın emekçisinin yargılandığı davada tutuklu gazeteciler, meslektaşları ve yakınları hazır bulundu. Duruşmayı BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan da izledi.

15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşması tutuksuz sanıkların ve avukatların kimlik tespitiyle başladı. Mahkeme Başkanı avukatların usule ilişkin taleplerini aldı.

“Deliller hukuka aykırı tahliye ve beraat verilmeli”
Avukat Hüseyin Boğatekin, her sanık için ayrı ayrı değerlendirme yerine dosyadaki hukuka aykırı delilleri anlattı. Suçun hukuka uygun delillerle tespit edilebileceğini söyleyen Boğatekin, hukuka aykırı delillerle hüküm verilemeyeceğini hatırlattı. Boğatekin, delillerin somut olmaması ve hukuka aykırılığının bulunması nedeniyle tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğini ifade etti.

“Gizli tanık ifadeleriyle yüzlerce kişi tutuklandı”
“Dava dosyası gizli tanık, hukuka aykırı arama ve el koyma işlemleri ve suç unsuru içermeyen tapelerden oluşmaktadır” diyen Boğatekin, gizli tanık ifadelerinin adil yargılanma hakkına engel olduğunu söyledi.

Mahkûmiyet kararlarının gizli tanık beyanlarına dayandırılamayacağını belirten Boğatekin, yasalara göre gizli tanıkların dinlenmesi usullerine değindi. Gizli tanık ifadeleriyle yüzlerce kişinin tutuklandığı örneğini veren Boğatekin, polislerin tuttuğu el koyma ve arama tutanaklarındaki çarpıklıklara da konuşmasında yer verdi.

“Muhabirin arkadaşlarıyla yaptığı görüşme dosyada yer alamaz”
“Müvekkilerim serbest bırakılmalı, hukuka aykırı yakalandılar” diyen Boğatekin, aramada ele geçen eşyaların delil niteliği bulunmadığı halde suç kapsamına alındığını aktardı. Haber müdürünün muhabiriyle yaptığı görüşme, muhabirlerin arkadaşlarıyla görüşmelerinin dosyada bulunduğunu söyleyen Boğatekin, bu görüşmelerin yasalar gereği imha edilmesi gerektiğini söyledi.

Ercan Kanar: “İktidarın uygulamalarıyla basın özgürlüğü 139. sırada”
Av. Ercan Kanar söz aldı. Hukuka aykırı deliller ve siyasi konjonktürel nedenlerle iddianamenin iade edilmesi gerektiğini söyledi. Kanar, sadece hukuk değil basın özgürlüğü, bilgiye ulaşma açısından da bu davanın “kara” bir dava olduğunu ve iktidarın uygulamalarıyla 2010 yılında 139. sıraya kadar basın özgürlüğünün gerilediği bilgisini verdi.

“Bu iddianame iddianame değil”
Ana dilde savunma hakkı talebinde yargının siyasi iktidarın bakış açısına bağlı kalmadan objektif bir inceleme yapması gerektiğini söyleyen Kanar, “Bu iddianame iddianame değil. Düğmeye basılmış gibi 2009’da Diyarbakır, Van ve bölge ÖYM’lerinde KCK davaları başlamamış olsaydı bu dava olmayacaktı” diyerek muhalif basına karşı bu davanın açıldığını hatırlattı.

“Siyasi iktidarın emriyle bu dava açıldı”
“Emperyalist ABD’de de dahi anayasada ifade özgürlüğünü sınırlayan bir yasa kongreden geçirilemez diye bir ibare var. Devletin basına müdahale hakkı olamaz. Özellikle muhalif görüşler özgür olmalı” diyen Kanar, konuşmasının devamında, “Siyasi iktidarın yönlendirmesiyle, emriyle açılmış davalardır yarın hukuk tarihi bu davayı böyle yazacaktır. Bu tür iddianameler halkı ve kamuoyunu kandırmaya çalışan iddianamelerdir” dedi.

“AKP devlet basını yaratmak istiyor”
Bu davalarla özgür basın değil devlet basını yaratılmak istendiğini söyleyen Kanar, “Önce Hitler iktidarı şimdi AKP iktidarı yürütmenin basınını istemektedir. Kürt halkının gerçekleri öğrenme hakkını ortadan kaldırmak için bu dava açıldı. Siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesidir” dedi.

“Diyarbakır’a Amed denmesi suç delili”
Kanar, “Kürt halkının sözde geleceği” deniliyor iddianamede, böyle bir ifade olabilir mi? Sanıkların birbirlerinde telefon numaralarının olması iddianamede delil diye yer alıyor. İddianame yargıyı, iktidarı eleştiren basına tepki iddianamesidir” diyerek iddianamede Diyarbakır’a Amed denmesinin suç delili olarak gösterilmesini de örnek verdi.

Eren Keskin: “İddianamede yer alan belgeleri ‘borç’ görüyorum”
Avukat Eren Keskin, iddianamede suç olarak gösterilen belgeleri borç olarak gördüğünü ifade ederek, “Ben bu gazetenin genel yayın yönetmeniyim, sanık Yüksel Genç gazetenin eski bir yöneticisidir. Gelin dağdan inin dediler, barış grubuyla gelmiş teslim olmamış ve legal alanda çalışmak istiyorum demiş. Yıllarca barış çalışmalarında beraber olduk. Bu kadar yıl bedelini ödemiş olduğu halde iddianamede gazeteci kimliği dışında tek bir bilgi yer almıyor” dedi.

“Bu haberler büyük paralarla değil büyük cesaretle oluşturuldu”
İddianamede “suç” olarak kabul edilip iddianameye konan haber örneklerini gösteren Keskin, “Bu haberler büyük paralar alarak değil büyük cesaretle oluşturulan haberlerdir. Pozantı olayını DİHA muhabirleri ortaya çıkardı. Demirtaş’la yapılan bir röportaj iddianamede var, ama bu bütün basın organlarında yapılır” diye konuştu.

Hakim avukata söz vermedi
Mahkeme Başkanı söz almak isteyen avukata ikinci kez söz alamayacağı yönünde gerekçe göstererek konuşmasını engelledi. Başkan Alçık, avukat Baran Doğan’ın engellenmesine yönelik tepki gösterilmesine ise “Avukatlar kimin konuştuğuna karar veremez” ifadelerini kullandı. Tepkinin büyümesi üzerine hakim avukata, “Dışarı çıkın o zaman” dedi.

Avukatlar ve izleyiciler hakime tepki gösterdi
Avukat Davut Erkan söz alarak, avukatların kendi aralarında iş bölümü yaptığını ve usule ilişkin taleplerle duruşmanın devam edeceğini ifade etti. Avukat Baran Doğan’a söz vermemeye devam eden hakim avukatların, “Bizi engellemeye çalışıyorsunuz acaba sizin oradan bize bakış açınız ne çok merak ediyoruz” demesine ise güldü.

Mahkeme ara verdi, seyirci alkışlarla salonu boşalttı
Başkan Alçık, “Evet danışmadan karar veriyorum. Ara vermeye razısınız. Ben duruşmanın inzibatını sağlamakla mükellefim. Bağırmayın, bağırmadan konuşmayın. Gerilim yok gerilmeyin” diyerek duruşmaya ara verdi. Hâkimin tutumu üzerine seyirciler alkışlarla salonu terk etti.

Mahkeme duruşmayı seyircisiz yapacak, alkışlayanlara suç duyurusu!
Duruşmaya yaklaşık 1 saat 15 dakika ara veren mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Duruşmanın ilk gününden bu yana mahkeme heyetini alkışlarla protesto edenler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verildi. Ayrıca duruşmanın yarın izleyicisiz yapılacağı belirtildi.

“Bu kadar insan tutuklanıyorsa uygun salon ayarlanacak”
Mahkeme heyetinin açıkladığı ara kararın ardından dava avukatları açıklama yaptı. Usule ilişkin taleplerini duruşmada açıklamaya devam edecek olan avukatlar mahkeme başkanının açıkladığı ara kararı değerlendirdi.

Avukat Ercan Kanar, “Davanın haksızlığı kadar dürüst yargılama hakkının kuralları çiğnendi. Dürüst yargılama için salonun demokratik tarzda düzenlenmesi gerekir. Mahkeme başkanı daha duruşma başlamadan avukatları seyircilerin arasına oturtmak istedi. Madem bu kadar insan torba davalarla tutukluyor, uygun duruşma salonu ayarlamak devletin görevidir” dedi.

“Hakim kendini komutan, sanıkları er sanıyor”
Kanar, mahkeme başkanının tutumu hakkında, “Mahkeme başkanı kendini adeta komutan avukatları er sanarak kuralları çiğnemeye başladı. Avukatların konuşmaları engellenmek istendi. Duruşmada hukuka aykırı delillerin gerekçeleri belirtildi, yürütmenin isteklerine uygun belgeler olduğu anlatıldı. Baran Doğan arkadaşımızın söz hakkı kısıtlandı, avukatların ve seyircilerin demokratik tepkileri üzerine gerekçe belirtmeden ara karar verdi. Mahkemeyi kışla, ilkokul, ortaokul sanan bir anlayışla izleyicileri, sanıkları er, öğrenci sanan sıkıyönetim zihniyetiyle hareket ediliyor” diye konuştu.

Avukatlar seyircisiz duruşmaya izin vermeyecek
Mahkemenin bu kararının dürüst yargılamaya aykırı duruşmaların devam edeceğini gösterdiğini ifade eden Kanar, “Yarınki duruşmanın seyircisiz yapılmasına izin vermeyeceğiz. Mahkeme halka sorumludur, halk yargılamayı denetleyecektir. Aleniyet ailelerin duruşma salonuna doldurulması değildir. Dinleyicilerin zapturapt altına alınmasına karşı duracağız” şeklinde açıklama yaptı.

Duruşma yarın sabah 10.00’da devam edecek.

(soL - İstanbul)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.