Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

ÖSYM Meteksan ilişkisi eskiye dayanıyor

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) 2010 yılında hazırladığı bir raporda ÖSYM ile Meteksan arasındaki sağlıksız ilişkilere dikkat çekilmesi dün basında geniş yer buldu. soL’un ulaştığı 2000 yılına ait bir rapor bu durumun daha önce de saptandığını ancak hiçbir şey yapılmadığını gözler önüne seriyor.

Yayın Tarihi: 10.04.2011 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun (DDK) YÖK ve ÖSYM üzerine 2009 yılında başlattığı araştırmada ÖSYM ve Meteksan’da incelemelerde bulunan Sayıştay Başdenetçisi Ferhat Gündüz’ün hazırladığı rapor dün basında geniş yer buldu. KPSS skandalının ardından derinleştirilen ve toplamda 60 sayfadan oluşan raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri ÖSYM ile Meteksan arasındaki ilişki.

“Meteksan’a haksız kazanç”
Raporda Meteksan’a işçi başına 2100 TL ücret ödense de firmanın işçileri asgari ücret üzerinden çalıştırdığının belirlendiği de ifade edildi. Meteksan dışında firmaların ihaleye yeterlilik verilmediği için giremediği ifade edilen raporda, Meteksan’a haksız kazanç sağlandığı 2008 yılı KPSS örneği verilerek, şöyle anlatıldı: “Sınavın sözleşme bedeli 59.294 bin TL, yaklaşık maliyet 60 milyon TL ve görev alacak kişilere ödemeler 36 milyon TL’dir. 36 milyonluk ödemenin idare hesaplarına göre 24.857.672’si kişilere ödenmekte aradaki fark firmaya kâr olarak aktarılmaktadır. Bu rakam ise yaklaşık 11 milyon liradır. Böyle bir kâr oranı önemli hiçbir hizmet yapmayan, maliyeti bulunmayan Meteksan için yüksek bir rakamdır. İdare tarafından haksız menfaat sağlanmıştır. Ödenen paraların yaklaşık maliyet hesaplamalarına göre yaklaşık yüzde 41.82’lik bölümü kamu zararıdır ve firmaya sağlanmış haksız kazançtır. Bu oran 2010 yılı ihalesinde yüzde 38’dir.” Raporda bazı ÖSYM çalışanlarının çocuklarının da Meteksan’da çalıştığı vurgulandı.

Ama yeni değil!
Gündüz’ün hazırladığı raporun ortaya koyduğu veriler çok tartışıldı. Ancak soL’un ulaştığı bir rapor bu durumun hiç de yeni olmadığını ve daha önce bu konuda incelemede bulunulmasına rağmen hiçbir düzenleme yapılmadığını gösteriyor.

2000 yılında saptanmış
Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun başlattığı inceleme üzerine Uzman Denetçi Naci Kırsaçlıoğlu ve Uzman Denetçi A. Kadir Sev’in imzalarıyla hazırlanan rapor, bu ilişkinin çok daha ötelere gittiğini, bir bağımlılık durumunun yaratıldığını, devletin kaynaklarının doğru kullanılmadığını ve bunların ÖSYM’nin yönetim anlayışından kaynaklandığını gösteriyor.

“Tüm hizmetler tek bir pakette ihale ediliyor”
ÖSYM’nin neredeyse sadece gözlemci durumuna geldiğine dikkat çekilen raporda, bütün hizmetler için ihaleye çıkılması ve bunun tek bir paket halinde yapılmasına dikkat çekiliyor:

Soruların hazırlanması dışındaki bütün iş ve hizmetler, ayrı uzmanlık alanlarının konusuna girip girmediğine bile bakılmaksızın, tek yüklenicinin üstlenebileceği bir yapıya dönüştürülmekte ve neredeyse sürecin bütününü kapsayan “sınav hizmetlerinin yürütülmesi” paketi hazırlanarak ihaleye çıkılmaktadır.

ÖSYM’nin kendi rolünü neredeyse “sınavlara nezaret etmek” ile sınırlamış olmasının önemli sorunlara neden olacağına dikkat çekilen raporda, şu ifadelere yer verildi:

Sınavlara ilişkin sürecin bütününün tek ihale kapsamına alınmasının da etkisiyle, tekel oluşumunu önleyecek bir politika güdülemediği ve idarenin seçeneksiz kaldığı anlaşılmaktadır. Bu alanda tek alıcılı tek satıcılı bir piyasa oluştuğu görülmektedir. Böyle bir ortamda, ihale sürecinin en iyi hizmetin en uygun bedelle satınalınması biçiminde özetlenebilecek olan temel amacı, bürokratik işlemler zincirinin tamamlanmasına indirgenmiş olmaktadır

.

İhaleye katılacak olan firmalardan daha önceki işlerinin referansı istendiği için 1974 yılından beri bir iki yıl dışında sürekli ihaleyi alan Meteksan Matbaacılık Ticaret Sanayii A.Ş. dışında hiçbir firmanın bu şarta uyamadığı belirtiliyor.

ÖSYM'nin kendi basımevini kullanmaması konusunda raporda şu ifadeler yer alıyor: Yükseköğretim Kurulu’nun baskı ve yayın gereksinimlerini karşılamak amacıyla kurulan basımevinin, bu görevini yapmasına ortam hazırlanmadığı, işçilerinin SSK ve Gelir vergisi gibi ödemelerini bile karşılayamaz duruma düşürüldüğü, sonuçta Kırgızistan Manas Üniversitesi’ne devredilerek Yasa ve Yönetmelikle verilen görevlerin yapılması olanağının ortadan kaldırıldığı görülmektedir.

Tüm bu uygulamaların tekelleşmeyi önleyecek politikaların üretilmesine elverişli olmadığı belirtilen raporda, ÖSYM’nin geçici işçi çalıştırma yetkisi olmasına karşın bu yetkisini kullanmadığı belirtiliyor. İhale paketi içinde yer alınan bazı kalemler doğrudan ÖSYM’nin yapacağı işler. Bunlardan bazıları ise şöyle:

Başvuru belgelerinin barkod basılarak dökümü, arşiv kütüğünden adaylara aday numaralarının söylenmesi, aday bilgi formlarının okunması, gelen başvuru evraklarının sayılarak teslim alınması, sınava giriş ve kimlik belgelerinin adaylara postalanması, sınav salon ve binalarına ilişkin bilgilerin düzenlenmesi ve kontrolü, sınav öncesi taşıma, çalışma alanlarının temizlenme vb. hizmetleri sağlamak için iç hizmetli çalıştırılması, gibi işler için ihale açılmış.

Ayrıca çalışanların maliyetlerinin bu yolla 2 katından fazla arttığına dikkat çekilen raporda, belli kalemlerde açıkça devletin zarara uğratıldığı da gözler önüne seriliyor.

Ali Demir “Meteksan güvenilir bir firma” demişti
Gündüz’ün hazırladığı raporda ÖSYM’nin Meteksan’a bağımlı hale geldiği, haksız menfaat sağlandığı vurgulanırken ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ali Demir, “Meteksan güvenilir işini iyi yapan bir firma. Çok fazla yatırım yaptı” demiş, ancak soruların kurgulanması sırasında da Meteksan’ın hata yaptığı belirlenmişti.

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.