Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Buyrun KİHBİ'yi açıklayın!

Demokratik açılım lafını son günlerde ağzından düşürmeyen hükümet gizli bir yönerge ile çalışan ve İçişlerin Bakanlığı'na bağlı kısa adı KİHBİ olan bir “kaçakçılık birimiyle yıllardır vatandaşlarını fişliyor.

Yayın Tarihi: 29.08.2009 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Bir gözaltı sonucu KİHBİ tarafından fişlendiğini öğrenen Avukat Murat Çelik başından geçenleri soL'a anlattı.

Ben 5 Nisan Avukatlar Günü'nde, Büyükada'da, ailemle birlikte tatilde iken gözaltına alındım. Gözaltı gerekçesi olarak, bir dava ile ilgili olduğu söylendi bana. Söz konusu dava daha önce ifadesini verdiğim ancak kesinleşen ve ortadan kaldırılan bir dosya ile ilgiliydi. Bunu söylememe rağmen saat 4 gibi gelmişti polisler, beni Büyükada Emniyet Müdürlüğü'ne götürdüler. Orada uzun süre bir tartışma yaşandı. Emniyet Müdürü telefonda suçlamanın ne olduğunu soran İstanbul Barosu Başkanı'na “bir terör suçu” olduğunu söyledi. Ben de bununla ilgisi olmadığını, dosyanın içeriğini anlattım.

2000 yılında “Hayata Dönüş” adı altında cezaevlerine yapılan operasyonla ilgili, İstanbul Başsavcılığıyla görüşmek ve suç duyurusunda bulunmak için adliyede bulunurken, yanımızda aileler de vardı, onlar da tepkilerini dile getiriyorlardı. Polis de oradaki insanlarla ilgili tutanak tutmuş. Tutanakta benim adım da “Katil devlet hesap verecek” diye slogan attı şeklinde geçiyordu. Davanın konusu buydu. Bu dosya zaten yargılanmış ve çoktan bitmişti. Ben de bunları ifade ettim. Ancak tartışma büyüyünce ellerinde benim “PKK/Kongre-Gel üyesi” olduğuma dair bir belge olduğu anlaşıldı. İşin aslı ondan sonra ortaya çıktı. Sabah beni İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na çıkardılar. Savcılıkta dosyanın ortadan kaldırıldığı ve hakkımdaki suçlamaların düştüğü kararı ile birlikte beni hemen serbest bıraktılar.

Fakat bu dosyanın içine emniyetteki kayıtlar da girmişti. Ben de savcının izniyle bu kayıtları aldım. O kayıtlarda benim “PKK/Kongre-Gel üyesi” olduğuma dair Emniyet'in bir belgesi vardı. Bunu araştırınca kısa adı KİHBİ olan bir kuruluşla karşılaştım. Ben de bu kadar yıllık hukukçuyum anlamını bilmiyordum. Kaçakçılık İstihbarat Harekat ve Bilgi Toplama Merkezi gibi bir açılımı var bunun, İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulmuş. İnsanlar hakkında fişleme yapmışlar, bizim yaptığımız araştırmaya göre neredeyse memleketin tamamını fişlemişler.

Ben de “PKK/Kongre-Gel üyesi” olduğuma dair bir bilgi olduğunu ilk kez burada öğrendim. Daha önce hakkımda bununla ilgili ne bir dava açıldı, ne bir soruşturma oldu, ne bununla ilgili bir ifade verdim. İlk kez o olay gecesinde ben bunu öğrendim. Daha sonra biz bu KİHBİ'yi araştırırken, arkadaşlarımızla bununla ilgili bir hukukçu kurulu kurduk, gerçekten meslekteki çok deneyimli arkadaşlarımız dahi KİHBİ'yi bilmiyorlardı. Eskiden Genel Bilgi Toplama (GBT) denilen uygulama yerine yenisi konulmuş. Fakat çok ilginç bir şey: bununla ilgili yönergeyi gizli olarak çıkarmışlar. Benim dava açtığım mahkeme ve savcılar da böyle bir yönergenin olduğundan haberdar değillerdi. İçişleri Bakanlığı yönerge şeklinde bir düzenlemeyle çıkarmış bunu ama bu yayınlanmamış, gizli. Bunu siz istediğinizde de göremiyorsunuz. Daha sonra Danıştay'da bununla ilgili bir dava açtık, idare mahkemesindeki hiçbir hakim de böyle bir yönergenin olduğundan haberdar değillerdi. Bu tamamen yasa dışı bir uygulama. Ama yıllardır da bu işlem yapılıyormuş, bizler dahil bundan kimsenin haberi yokmuş.

Biz dediğim gibi bunun iptali için Danıştay'da bir dava açtık. KİHBİ denilen kurumun yasadışı olduğuna, böyle bir yönergenin yapılamayacağına dair. Bize göre böyle bir yönerge var olan bütün yasalara ve Anayasaya aykırı. İptal edilmesi gerekir diye düşünüyoruz. Bununla ilgili dava şu anda devam ediyor. Bu tamamen baskıcı, faşist diktatörlükle yönetilen ülkelerde olabilecek bir düzenleme.

Bununla ilgili benim meselemden sonra Meclis'te de bir soru önergesi verildi. 'Avukat Murat Çelik şu tarihte KİHBİ'ye dayanılarak gözaltına alınmıştır', İçişleri ve Adalet Bakanlığı'na yönelik olarak 'bunun yasal bir dayanağı var mıdır?' diye soruldu. Hala daha bu güne kadar buna yanıt verilmedi.
İktidarı elinde bulunduran güç şu an polis merkezinde bu fişlemeyi yapıyor. Kendine göre muhalif gördüğü kişileri fişliyor. Bunun gerçekliğini ve doğruluğunu kimse araştırmıyor. Orada bir avukat olarak gözaltındayken polisin bile bana bakışı tamamen sübjektifti, orada bilgisayardan gördüğü kayıtla ilgiliydi. Oysa, benimle ilgili böyle bir dava ya da mahkeme kararı bile yok.

Ben bununla ilgili, haksız gözaltı ile ilgili dava açtım, bu kaydı tutan görevliler hakkında suç duyurusunda bulundum. Bununla ilgili gördüğüm zararlarla ilgili yine idari yargıda İçişleri Bakanlığı aleyhinde bir tazminat dava açtım, bu da devam ediyor.

KİHBİ nedir?
Kısa adı KİHBİ olan Kaçakçılık İstihbarat Harekat ve Bilgi Toplama Merkezi, 1981 yılında yine İçişleri Bakanlığı bünyesinde kurulmuş bulunan Kaçakçılık İstihbarat ve Harekat Merkezi'nin devamı niteliğinde. Birimin kuruluş yasasının 13. maddesinde kuruluş amaçları şöyle sıralanıyor : “Her türlü kaçakçılık faaliyetlerine ait istihbaratı Devlet çapında toplayıp değerlendirmek, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle ilgili kuruluşlara bilgi vermek, bağlı kuruluşların önleme ve yakalama faaliyetlerini yönlendirmek, ilgili kuruluşlar arasında koordinasyon ve işbirliği yapılması için gerekli tedbirleri almak, kaçakçılıkla mücadele, hedef, taktik ve usullerini tespit etmek ve eğitici nitelikte yayımlar yapmak, suç işleyip ele geçmeyen kişilerin, çalınan veya kaybedilen motorlu taşıtların, ateşli silahların kimliği ispata yarayan her türlü belgelerin kayıtlarını tutarak Güvenlik Kuvvetlerine bildirmek, görevli kuruluşlarla ilgili Güvenlik Kuvvetleri arasında koordinasyon sağlamak”. Yani birim görünüşte yalnızca kaçakçılıkla ilgili suçlarla ilgilenmek için kurulmuş.

İçişleri Bakanlığı'nın, Haziran ayında Radikal gazetesinde KİHBİ uygulamasının yasalara aykırı olduğunu ileri süren bir yazı yayınlayan Haluk İnanıcı'ya cevaben gazeteye gönderdiği yazıda ise KİHBİ şöyle tanımlanıyor: “KİHBİ Daire Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı’na bağlı ana hizmet birimlerinden biridir. Polis ve jandarma tarafından kendi bölgelerinde işlenen suç kayıtlarının girildiği bir bilgi sistemini işletmektedir. KİHBİ Bilgi Sistemi, sadece polise değil, tüm güvenlik güçlerine hizmet veren bir sistem olup, bilgi sisteminde tutulan kayıtlar da tüm güvenlik güçlerinin kullanımına sunulmaktadır”.

Ancak görevi bu kadar geniş bir istihbarat toplama ağına dönüştürülmüş olan KİHBİ'nin “3152 sayılı kanunun 13/e ve 33, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyatları Kanunu Ek Madde 7 ile Jandarma Teşkilat Göre ve Yetkileri Yönetmeliği’nin 42/e ve f maddelerine uygun olarak ve bu mevzuat hükümlerinin uygulanmasını göstermek üzere” çıkarıldığı belirtilen yönergesi ise gizli.

Açıklamasında KİHBİ yönergesinin yasalara uygun olduğunu ve “KİHBİ Bilgi Sistemi’nde keyfiliğe ve sübjektifliğe yer olmadığını” ileri süren Bakanlık, yönergesinin neden gizli olduğu konusunda ise şu açıklamayı yapıyor: “KİHBİ Bilgi Toplama Yönergesi, ‘Hizmete Özel’ gizlilik derecesi taşımaktadır. Dolayısıyla, diğer gizlilik derecesi taşıyan resmi belgeler gibi bu yönerge de herkesin bilgisine sunulmamakta, sadece bilmesi gerekenler tarafından görülebilmektedir”.

(soL)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.