Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bir hafıza kaybı daha!

Ergenekon Davası'nın dünkü duruşmasında, emekli binbaşı Fikret Emek, annesinin evinde bulunan yüklü miktardaki silah ve patlayıcıyı "unutkanlık" olarak açıkladı.

Yayın Tarihi: 03.12.2008 , 10:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

soL (HABER MERKEZİ) Ergenekon Davası'nın 23'üncü duruşmasına, dün Silivri Cezaevi'ndeki duruşma salonunda sanıkların savunmaları ve sorguları ile devam edildi. Dünkü duruşmada tutuklu sanıklardan emekli binbaşı Fikret Emek'in savunması dinlendi ve çapraz sorgusu yapıldı.

"Süs eşyası"ndan evde "unutulan" silahlara

Emekli binbaşı Fikret Emek, annesinin evinde bulunan silah ve patlayıcıların "geri vermeyi unuttuğu için" orada olduklarını söyledi. Daha önceki duruşmalarda da, emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, gözaltına alındığı sırada masasının üzerinde bulunan iki adet el bombasını "süs eşyası" olarak açıklamıştı.

Fikret Emek, Eskişehir'de annesine ait evde ele geçirilen silah ve patlayıcılara PKK ile çatıştığı dönemde el koyduklarını ve teslim etmeyi unutmuş olduğunu söyledi.

Emek, 1991 ve 1993 yılları arasında komando birliğinde görev yaptığını, bu görev sırasında Kanas ve Kaleşnikof marka silahların kendilerinde olmadığını, bu bölgede ve Irak'ın kuzeyinde girdikleri çatışmalarda ele geçirdikleri silahları kullandıklarını ve göreve giderken bu silahlarla birlikte el bombalarını da güvenlik nedeniyle yanlarında taşıdıklarını anlattı. Emek, 1993'te Özel Kuvvetler Komutanlığı'na tayini çıkınca da bu malzemeleri yanında getirdiğini ve 1996'da Genelkurmay Seferberlik Dairesi'ne bağlı olarak Muğla'ya tayini çıkınca da, Eskişehir'deki annesine ait eve taşıdığını ifade etti. Irak'ın kuzeyinden dönerken düzenlenen operasyonda, Cudi'de göğsünden ağır yaralanarak 1,5 yıla yakın bir süre tedavi gördüğünü ve bu tedavi sırasında kullandığı ilaçların dalgınlık, unutkanlık yaptığını ifade eden Emek, kendisinde kalan silah ve patlayıcıları teslim etmenin "aklına gelmediğini" ileri sürdü.

Bu silah ve patlayıcıların 15 yıldır kullanılmadığını ve bakımlarının yapılmadığını söyleyerek, bu tür malzemelerin özel koşullarda depolanması gerektiğini, kendisindekilerin ise uygun koşullarda korunmadığı için raf ömrünün çoktan bittiğini savunan Emek, bu malzemelerin şehirde kullanılabilecek özellikte olmadıklarını, etki alanı yüksek, kaba silahlar olduklarını da belirtti.

Emek, silahlarla ilgili savunmasında, "Anne dediğim kutsal birinin evinde unuttuğum bana ait silah ve patlayıcıların bulunması, manevi zarar vermiştir" ifadesini kullandı.

Emek'in avukatı Mehmet Katar da, evde "vahim miktarda" silah bulunduğunu kabul ederek, "Tamam, silah var. Mızrak çuvala sığmaz. Ama bunların örgüte ait olduğuna dair hiçbir delil bulunmamaktadır" dedi.

Basının magazin merakı
Basının büyük kısmı, Ergenekon Davası'nda yine magazin boyutu öne çıkan haberleri tercih etti. "Cezaevindeki Sedat Peker'in çocuğu olacak" başlığıyla verilen "Ergenekon Davası sanığı Sedat Peker, dört yıldır cezaevinde olmasına rağmen beş ay önce evlendiği avukat eşinden bebek bekliyor" haberleri, kısa sürede "Özge Peker hamile değilmiş" haberlerine dönüştü. İlk haberin hangi kaynağa dayanılarak verildiği belirtilmezken, Peker'in hamile olmadığına dair beyanının ardından, gazetecilerin kendisine yönelttikleri soru şu oldu: ''İleride çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?''

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.