Sayfa yolu
Bir garip örgüt davası başlıyor
Yayın Tarihi: 25.09.2013 , 13:58 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:03
Onur Emre Yağan - soL
Geçtiğimiz yıl Kasım ayında, Demokratik Haklar Federasyonu (DHF) üyelerine yönelik polis tarafından bir operasyon yapılmış ve gözaltına alınan 22 kişiden 13’ü Maoist Komünist Parti (MKP) üyesi olmak iddiasıyla tutuklanmıştı. Yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan 13 kişinin ilk duruşması, 2 Ekim günü İzmir Bayraklı Adliyesi’nde başlıyor.
DHF üyeleri hakkında, Savcılık tarafından polise dayanılarak ileri sürülen iddiaların bir kısmı, artık bir suça dönüştürülmeye çalışılan İbrahim Kaypakkaya’yı anma etkinliklerine, 8 Mart’a, 1 Mayıs’a katılmak veya birlikte pikniğe gitmek şeklindeyken, yasal bir derneğe üye olmak da yasadışı örgüt üyeliği ile ilişkilendiriliyor.
Dolaptaki et silah oldu
Dava dosyasında ve savcılık iddianamesinde yer verilen ve yasadışı örgüt üyeliğine delil olarak gösterilen bazı kayıtlar, davanın temelsiz ve uydurma suçlamalara dayandığını çok açık gösteriyor.
Örneğin, İzmir Demokratik Haklar Derneği üyesi olan Fatma Akgül’le ilgili kısımda Savcı, Akgül’ün 20 Kasım 2012 tarihinde yapılan bir “örgütsel toplantıda” olduğunu iddia ediyor. Ancak Akgül, 17 Kasım 2012 tarihinde aynı savcının talebiyle tutuklanıyor. Savcı 3 gündür tutuklu olan birisini cezaevi dışında yapılmış olan bir toplantıya katılmakla suçluyor.
Yine Akgül’le ilgili kısımda, bir arkadaşı memleketinden et getiriyor ve Akgül bu etten istiyor. “Et”, kayıtlara “emanet” olarak geçiyor ve Savcı bu kısmı “silah olarak değerlendiriliyor” şeklinde kaydediyor. Ancak hemen sonrasında Akgül’ün arkadaşının verdiği cevap yer alıyor: “Donmuş, buzlu, bu saatten sonra çözülmez, yarın getireyim."
Akgül’le ilgili dosyada birçok ilginç bölüm var. Bunlardan birisi, daha önce kamuoyuna da yansıyan, tuvalete giderken yanında götürdüğü tuvalet kağıdının “rulo şeklinde örgüt dokümanı” olarak kabul edilmesi, bir diğeri ise çalıştığı yer olan “Kızlarağası Hanı’ndan geliyorum” şeklindeki konuşmalarında “han” kelimesinin “Handan” isimli bir kişi olarak kaydedilip örgüt üyesi sayılması.
Dora’dan Roza, kostikten bomba yapma ve emperyalist mine
Bir savunma metni hazırlayan 13 DHF üyesi, gazetemize ulaştırdıkları metinde, kendileri hakkında yapılan suçlamaları yalanlayarak, delillerin uydurma ve saçma olduğunu gösteren bazı örnekler verdi.
Örneklerin birkaçı bile Türkiye’nin yargı defterine “bir garip örgüt”ün daha kaydedildiğini gösteriyor. İşte dosyadan bazı örnekler:
- İzmir’de dernek saymanı olan Cem Barış Çakıl’a, genel kurul sonrası söylenen “derneğe gelip tüzük metnini imzalaman lazım” sözündeki tüzük, MKP tüzüğü olarak kabul ediliyor.
- Erol Hanbayat’ın Uğur Tepe’ye, yaptıkları bir telefon görüşmesinde, “buyur bayım” diye hitap etmesi Tepe’nin kod ismi olarak değerlendiriliyor.
- Aynı operasyonda “üst düzey örgüt sorumlusu” olarak tutuklanıp daha sonra serbest bırakılan Ahmet Kerim Gültekin, savcılık iddianamesinde “X şahıs” olarak yer almaya devam ediyor.
- Murat Karaman’ın Eylem Yıldız ile yaptığı telefon görüşmesinde, köpeği Dora’dan bahsederek “Dora’yı da alır gelirsin” sözü “Roza” isimli yabancı bir örgüt üyesi olarak kayıtlara geçiyor.
- Dernek üyelerinden bir kişinin söylediği “kostik alacak param yok” sözü, savcılık tarafından kayda geçiyor ve suyla karıştırılarak afiş yapmakta kullanılan kostik, “bomba yapımında kullanılan kimyasal bir madde” olarak değerlendiriliyor.
- Fevzi Demirpençe isimli dernek üyesinin soruşturmaya dahil edilmeyen Uğur Küçük’le yaptığı bir konuşma Uğur Tepe’nin dosyasına konuluyor ve yanlış Uğur suçlanıyor.
- Tutuklulardan Halkın Günlüğü gazetesinin İzmir temsilcisi Deniz Kısmetli’nin başka bir derginin muhabiriyle yaptığı ve bir haberle ilgili bilgi istediği görüşme, yasadışı örgütsel görüşme olarak kayıtlara geçiriliyor.
- Uğur Tepe’nin Deniz Kısmetli’ye söylediği “küçük bilgisayar nerede” sözü “kaçak bilgisayar nerede” olarak kaydediliyor ve suç unsuru oluyor. Ayrıca bu bilgisayar “suç unsuruna rastlanmadı” denilerek Emniyet tarafından geri veriliyor.
- Tutuklulardan Mine Sargın, “emperyalizme” sözünü “emperyalizMine” olarak anlayan polis tarafından örgüt üyeliği ile suçlanıyor.
- Fevzi Demirpençe’yi arayan yeğeni “dayı” diye hitap ediyor. Ancak polis “kim olduğu bilinmeyen biriyle yaptığı görüşmede ‘Dayı’ olarak hitap edildi” şeklinde kayıtlara geçiyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.