Sayfa yolu
Başbakan üniversite açılışlarını pek sevdi
Yayın Tarihi: 16.09.2008 , 09:12 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
soL (HABER MERKEZİ) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün Marmara Üniversitesi'nin yeni akademik yılı açılış törenine katıldı. Üniversite açılışlarında da kendini kaybeden ve üniversite kürsülerini seçim meydanı sanan Erdoğan Marmara'da da bu geleneği bozmazken, AKP'nin özel öğretime yönelik çalışmalarını anlattı, türbana bir kez daha göz kırptı.
Erdoğan, Marmara Üniversitesi'nin Sultanahmet'teki rektörlük binasında düzenlenen törene katıldı. Burada yaptığı konuşmada, Cumhuriyet döneminde eğitime en büyük yatırımın son altı yıl içinde yapıldığını öne süren Erdoğan, AKP'nin eğitim 'atılımlarını' anlattı. Hükümetlerinin okullaşma anlamında çok büyük ilerleme kaydettiğini söyleyen Erdoğan, bilişim sınıflarından, inşa edilen yeni dersliklerden, ücretsiz dağıtılan okul kitaplarından bahsederken, özellikle her yeni eğitim yılının açılışında gündeme gelen, okulsuz, öğretmensiz öğrencilerden, okullar açılmasına rağmen tarlalardan okullarına gidemeyen öğrencilerden bahsetme gereğini ise hissetmedi. Erdoğan konuşmasında işin bu kısmını, "Türkiye'de her şeyi devletten bekleme anlayışının en büyük yanlış olduğunu" söyleyerek atlama gereğini tercih etti.
Demir perde Türkiye!
Konuşmasında, devletin vatandaşlarına sunması gereken en temel hizmetlerden eğitimi, "devletten beklemenin yanlış olduğunu" öne süren Erdoğan, devletin bu işte düzenleyen, denetleyen, koordine eden bir işlevi olduğunu söyleyerek, eğitimi de sağlık gibi özel sektöre devretmek çabasında olduklarını ilan etti. AKP'nin eğitim alanındaki çalışmalarından birinin özel okullardan hizmet alımıyla öğrenci okutmak olduğunu söyleyen Erdoğan, ''kolejler var, özel okullar var ve doluluk oranları düşük. Hem biz o yatırımı yapmaktan kurtulmuş oluruz ve bunların bedelini öderiz. Engellediler. Bu benim anlamadığım, anlamakta zorlandığım bir yaklaşım'' dedi. Erdoğa,n konuşmasında yıllardır sağcı politikacılar tarafından dile getirilen "Türkiye en son sosyalist ülke" sözlerini hatırlatan, "dünya değişti. Demirperdeler ortadan kalktı. Ama demir perdelerin anlayışı bizde hâlâ var. Değişmedi. Artık demir perdede devletçilik diye bir anlayış var mı? Hepsi özelleştiriyor. Niye? Artık ekonomik gelişim bunu gerektiriyor da onun için" sözleriyle, "demirperde ülkelerle" derdinin ne olduğunu da ortaya koymuş oldu.
Erdoğan yaptığı konuşmada, AKP'nin seçim yatırımı olarak ve şehirlere ekonomik girdi sağlamak için her ile alt yapısız ve kadrosuz şekilde açtığı yeni üniversitelere de değinirken, buralardaki kadro sorununun MEB'in 2006 yılından bu yana yurtdışına yüksek lisans ve doktora eğitimine gönderdiği öğrencilerle karşılanacağını iddia etti. Daha önce MEB tarafından yurtdışına gönderilen öğrencilerin özellikle ABD'de nasıl cemaatçilerin kuşatması altına girdiği sitemizde de yer bulmuş, MEB bursuyla bu ülkeye giden bir öğrenci, yaşadıklarını anlatmıştı. Diğer taraftan üniversiteler yıllardır ödeneksizlikten kaynak yaratmanın yollarını ararken ve kadro sorunu AKP ile tepe noktasına ulaşırken, Erdoğan'ın konuşmasında, üniversitelere hem maddi hem de akademik kadro kaynağı anlamında çok büyük destek verdiklerini iddia etmesi ise Erdoğan'ın seçim meydanlarında attığı nutukları hatırlattı.
Erdoğan'ın hiç kompleksi yok
Erdoğan Marmara Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada da türbana göz kırptı. Erdoğan, üniversitelerin özgür ve özgür düşüncenin beşiği olması gerektiğini söyledi. ''Bu konuda hiçbir çekincemiz, hiçbir tereddütümüz, en ufak bir kompleksimiz yok. Her türlü düşünce, her türlü fikir üniversitelerimizce özgürce konuşulmalı, tartışılmalı ancak hakarete varmamalı." Başbakan'ın bu sözleri, geçen hafta İTÜ'de benzer anlamda yaptığı konuşmalar esnasında dışarıda kendisini protesto eden öğrencilerin yaka paça gözaltına alınmasını hatırlatırken, Erdoğan konuşmasında ''bizim de üniversitelerimizin de sonu gelmez kısır tartışmalarla, iç politik çekişmelerle, insanların yaşam tarzlarıyla ve tercihleriyle geçirecek bir tek saniyemiz bile yoktur" diyerek, "üniversitelerin ideolojilerden arındığı, tamamen bilime beşik olduğu sürece buralardan çok ciddi eğitim görmüş gençlerin yetişeceğine" inandığını söyledi. Erdoğan, konuşmasında, Kıbrıs'a, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Ermenistan ziyaretine ve Kafkasya İşbirliği Platformu'na da değindi.
Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necla Pur'da törende yaptığı konuşmada, "öğrencim" dediği Başbakan Erdoğan'ı üniversitesinde ağırlamaktan onur duyduğunu söylerken, üniversitelerde yaşanan öğretim elemanı kadrosu sorunlarına, vakıf üniversitelerinin devlet üniversitelerinin hocalarını transfer etme problemine değindi. Pur, öğrencilerin barınma sorunlarının ve mevcut yurtların yetersizliği nedeniyle çok önemli bir soruna dönüştüğünü de söylerken, "özellikle gerici ve bölücü odaklar tarafından gençlerimize uygun koşullarda burs ve barınma olanakları sunulmakta, bu durumun yarattığı olumsuz etkiler gittikçe daha fazla hissedilmektedir" dedi.
Üniversitenin açılış törenine, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ve öğretim üyeleri katılırken, açılış töreninin tıpkı İTÜ'deki Erdoğan'ın katıldığı tören gibi öğrencilerden habersiz ve öğrencisiz yapılması dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Gül de açılış törenine bir mesaj göndererek, "üniversiteler ideolojik saplantılardan ne kadar uzak dururlarsa toplumla o kadar bütünleşmiş olurlar" dedi.
Erdoğan "hoş gelmedi"
Erdoğan, içeri alınmayan Türkiye Gençlik Birliği (TGB) üyesi bir grup öğrenci tarafından protesto edildi. Grup "Hortumcu Başbakan İstemiyoruz", "Dışarı Dışarı Hortumcular Dışarı" sloganları atarak, Sultanahmet Meydanı'nda bir açıklama yaptıktan sonra dağıldı.
TKP'li öğrenciler de, "Üniversitelerde işgalci Tayyip provokasyonu" başlıklı bir açıklama yaparak, Erdoğan'ın Marmara Üniversitesi'ndeki açılış törenine katılmasını protesto ettiler.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.