Biyoteknolojiye toplumcu yaklaşım: Küba deneyimi – 5

Biyoteknolojiye toplumcu yaklaşım: Küba deneyimi – 5

Akif Akalın
26/02/2016 Cuma

BİYOTEKNOLOJİNİN KÜBALILARIN SAĞLIĞINA KATKISINA ÖRNEKLER
1981 yılında bir pilot program çerçevesinde doğumsal malformasyonların tespitinde SUMA donanımı kullanılmaya başlamıştır. 1986 yılında Küba Kanada’dan sonra kuzey yarımkürede bütün yenidoğanları doğumsal hipotiroidi yönünden tarayan ikinci ülke olmuştur. Halen ulusal yenidoğan tarama programı çerçevesinde bütün Kübalı çocuklar doğumda hipotiroidi, fenilketonüri, doğumsal adrenal hiperplazi, biotinidaz eksikliği ve galaktozemi yönünden taranmaktadır. 19 hastalığın tespiti, izlemi ve değerlendirilmesi amacıyla uygulanan 33 testin yapıldığı bu program yürürlüğe girdiğinden beri toplumun sağlığının iyileştirilmesine önemli katkıda bulunmuştur. 

Küba’nın aşı programında 8’i Küba’da üretilen 11 farklı aşı vardır ve bu durum Kübalı çocukları dünyada en çok aşılanan çocukları yapmaktadır. Kuşkusuz burada özellikle “kapsamdan” söz ediyoruz. Kapitalist ülkelerde parası olmayanlar kamunun sunduğu sınırlı aşı programlarıyla aşılanırken, gücü yetenler ek aşılar yaptırabilir. Oysa Küba’da bütün çocuklar ücretsiz olarak aşılanır.

Küba’nın rekombinant hepatit B aşısı 1991 yılında uygulamaya konduğunda 15 yaş altı çocuklarda 376 olan vaka sayısı, 2012 yılında 16 vakaya düşmüştür. Recombinant hepatit B aşısı 2001 yılında uluslararası kullanım için Dünya Sağlık Örgütü’nden ön-onay almıştır ve şimdi dünyada 30’dan fazla ülkede satılmaktadır.

Küba son zamanlarda Hemofilus influenza B’ye karşı dünyanın ilk sentetik aşısını (Quimi – Hib) geliştirmiştir. Bu bakteri dünya çapında 5 yaş altı çocuklarda bütün enfeksiyonların yaklaşık yüzde 50’sine neden olmakta, bunların bir kısmı sağırlığa ve mental geriliğe yol açmaktadır. Chemical and Engineering News raporuna göre bu aşı sentetik bir karbonhidrattan yapılan ilk aşıdır ve doğal karbonhidratlara dayalı olanlardan daha ucuz olduğu ve yeni nesil karbonhidratlara dayalı aşıların önünü açtığı söylenmektedir. Kimyasal sentezle elde edilen bir kapsüler polisakkarid antijen içeren ilk aşı olan Hib aşısının, doğal polisakkarid içeren aşılar kadar güvenli ve immünojenik olduğu kanıtlanmıştır. Bu aşı 2006’dan itibaren ulusal aşı programında beşli aşının bir parçası olarak uygulanmıştır. Bu aşının uygulamaya konmasının ikili etkisi olmuştur: yerli aşı ile yılda 2 – 3 milyon dolar tasarruf sağlanmıştır ve bu bakterinin etken olduğu enfeksiyonların insidansı azalmıştır.

Meningitis B aşısı 15 ülkeye ihraç edilmiştir. 1999 yılında bir ABD şirketi olan SKB bu aşı için lisans almıştır. Aşının etkinliğini arttırmak için yeni adjuvanlar (bağışıklık yanıtının artmasına yardımcı ajanlar) geliştirilmektedir.

Moleküler İmmünoloji Merkezi’ndeki kanser aşısı programında altısı klinik deney aşamasında 8 teröpatik aşı vardır. 

HIV enfeksiyonu insidansı binde 1 ile oldukça düşüktür ve anti-retroviral tedavi gereksinimi olan bütün Kübalılar tedaviye ücretsiz erişebilir.

Hastanelerde interferon, monoklonal antikorkar, intravenöz immunglobulinler (IVIG), sitokinler ve diğer immünoterapi ürünleri “rutin” olarak kullanılmaktadır.

Immunoassay Merkezi’nin (CIE) portföyünde Küba ulusal sağlık sistemi tarafından 19 hastalığın tespit, izlem ve değerlendirmesinde kullanılan 33 tanı testi bulunmaktadır.

1992 – 2008 arasında 14 bin hastada 51 yeni ilacın değerlendirildiği 103 klinik deney yapılmıştır.

2013 Temel İlaç Listesi’nde yer alan 880 ilaçtan yalnızca 41’inde (yüzde 4,6) tedarik sıkıntısı yaşanmıştır. Bunlardan 8’i ithal, 33’ü yerli üretilen ilaçlardır. 2014 yılı Temel İlaç Listesi’nde yer alan 888 ilaçtan 408’i (yüzde 46) eczanelerde, gerisi sağlık kurumlarında dağıtılmaktadır. Bugün Küba yerel ilaç üretiminde yüzde 65’lik bir istikrar sağlamıştır. 2015 yılı Temel İlaç Listesi’nde yer alan 857 ilaçtan 578’i Küba’da üretilmiştir (yüzde 67,4).

Bugün Küba Latin Amerika’da en büyük ilaç ihracatçısı ülke olup, 50’den fazla ülkeye ihracat yapmaktadır. Küba ilaçları gelişmiş kapitalist ülkelerde üretilen ilaçlarla kıyaslanamayacak kadar ucuzdur ve Küba “güneyden – güneye teknoloji transferi” çerçevesinde Çin, Malezya, Hindistan ve İran’ın kendi ilaç fabrikalarını açmalarına yardımcı olmuştur.

GÜNEŞİ BALÇIKLA SIVAMA ÇABALARI SÜRÜYOR
İngiltere’de Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) 1 Eylül 2015’de Menenjit B aşısını (Bexsero) ulusal aşı programına aldı ve İngiliz bebekleri aşılanmaya başladı. İngiliz basını ve NHS Choice web sayfası bunun “aşının dünyadaki ilk rutin uygulamaya girişi” olduğunu ilan etti.

İngiltere Sağlık Bakanı Jeremy Hunt 29 Mart 2015 tarihinde Guardian gazetesine İngiltere’nin dünyada Menejit B aşısını ulusal aşı programına alan “ilk ülke” olmasından gurur duyduğunu söyledi. 

Oysa Menenjit B aşısı 27 yıl önce Küba’da Finlay Enstitüsü’nde üretilmiş ve Küba’nın ulusal aşı programına girmişti. Bu gerçeği İngilizlerden saklamaya çalışan rejimin yalanı kısa sürede ortaya çıktı, fakat bu ne ilk yalandı, ne de son olacaktı.

Dünya’da A serogrubunun neden olduğu menenjit hastalığı esas olarak Menenjit Kuşağı olarak adlandırılan Sahra – altı Afrika ülkelerinde görülür (küresel ölçekte vakaların yüzde 65’i) ve her 5 – 12 yılda bir salgınlara neden olur. Salgınların nedeni kötü sosyoekonomik koşullar ve ailelerin aşırı kalabalık oluşudur. Tedavi edilmediğinde ölümcül olan ve tedavi edilse bile vakaların yüzde 10 kadarının sakat kaldığı bu hastalığın “önlenebilmesi” için aşı üretilmesi gerektiği halde, bu alanda “kar” görmeyen kapitalist şirketler buna yanaşmamışlar, her yıl onbinlerce çocuğun ölmesine seyirci kalmışlardır.

Diğer yandan serogrup B’nin neden olduğu menenjit hastalığı Avrupa ve Kuzey Amerika’da daha sık görülmektedir. Küba kendi ülkesinde de görülen bu hastalığa karşı aşı geliştiren ilk ülkedir. 27 yıl önce geliştirdiği aşıyı ulusal aşı programına almış ve bebeklerini bu ölümcül hastalığa karşı korumuştur.

Küba’da ilk menenjit salgını 1976 yılında görülmüştür. 1984 yılında vaka sayısının yüz binde 14,4’e yükselmesi üzerine Küba menenjit B aşısı geliştirmeye karar vermiştir. 6 yıllık bir çalışma sonunda Küba dünyada ilk kez B ve C serogruplarına etkili VA-MENGOC-BC aşısını geliştirmiştir. Daha sonra bu başarısı Birleşmiş Milletler tarafından ödüllendirilmiştir.

Bugün İngiltere’nin dünyada ilk kez menenjit B aşısını rutin aşı programına aldığını ilan eden BBC, 29 Temmuz 1999 yılında Glaxo Smith Kline (GSK) şirketinin Küba’da üretilen VA-MENGOC-BC aşısını Belçika’da denemek istediğini fakat ABD ambargosu nedeniyle gerçekleştiremediğini İngiliz kamuoyuna duyurduğunu unutmuş görünmektedir.

Küba’nın aşıyı üretmesinden sonra ABD’nin Chiron şirketi aşıyla ilgilenmiş ve daha sonra 2006 yılında İsviçre’nin Novartis şirketi aşıyı satın almıştır. 2014 yılında aşıyı Novartis’den satın alan GSK, 2015 yılında aşıyı Baxsero adı altında İngiliz NHS’ne dozunu 20 Sterlinden satma anlaşması yapmıştır (yılda 16 milyon Sterlin).

KÜBANIN KİLİT BİYOTEKNOLOJİ KURULUŞLARI
Küba’nın ana biyoteknoloji merkezleri batı Havana’da yerleşiktir. Başlangıçta doğrudan Devlet Konseyi’ne (Küba devletinin en üst yönetim organı) bağlı olan merkezler, daha sonra Bilim, Teknoloji ve Çevre Bakanlığı’na (CITMA) bağlanmıştır. Bu merkezler kompleksi Batı Havana Bilimsel Kutbu’nun bir parçasıdır. Kutup aynı zamanda Kamu Sağlığı Bakanlığı ve Yüksek Öğretim Bakanlığı altındaki merkezleri de kapsamakta, bu sayede sektörler-arası çalışmayı güçlendirmektedir. Stratejik ve bilimsel bakımdan bu merkezler ülkenin öncü bilimsel topluluğunun bir parçasıdır.  

BIOCUBAFARMA

27 Kasım 2012’de 307 sayılı Kararname ile kurulan BioCubaFarma, Küba’da ilaçların ve diğer farmasötikallerin en son teknolojiye (state-of-the-art), yüksek teknolojiye dayalı sanayi üretimine adanmış biyoteknoloji araştırma kurumları ve diğer merkezleri ve bunların satış organlarını kapsamaktadır. Kararname ilk kez ileri teknoloji girişimi kavramını Küba’nın sosyalist ekonomisinde bir varlık olarak tanımlamıştır.

Grup, kurulduklarında Bilimsel Kutup ve Kimyasal Farmasötikal Kurumlar Grubu’nun bir parçası olan kurumlardan ve bilimsel araştırma, üretim, hizmetler, satış ve diğer etkinliklere adanmış diğer örgütlerden oluşmaktadır. BioCubaFarma’nın işlevleri grubu oluşturan kurumların ilaçlar, yüksek katma değerli diğer ürünler ve hizmetler araştırma ve geliştirme politikalarının uygulanmasının gözetimi olarak tanımlanmıştır. Ana önceliği Küba’daki sağlık programları ve tıbbi hizmetlerdir.

BioCubaFarma ülkenin biyoteknoloji ve farmasötik sektörleri arasında daha yüksek bütünleşmeyi başarmak için kurulmuştur. Bu Küba’nın güncellenmiş ekonomik modeliyle uyum içinde kurumsal yeniden örgütlenme sürecinin bir parçasıdır.

2013 sonu itibariyle BioCubaFarma bünyesinde 6.158’i üniversite mezunu 21 bin emekçi çalışmaktadır. Üniversite mezunlarından 1.079’u yüksek lisans, 270’i doktora derecesine sahiptir. Bilimsel alanda 136 araştırmacı, 213 yardımcı araştırmacı, 268 misafir araştırmacı ve 120 araştırmacı adayı, eğitim alanında 260 profesör, 39 doçent, 31 uzman ve 107 okutman görev yapmaktadır. Ancak bu rakamlara endüstrinin bilimsel gelişme ve üretim alanlarında görevli bilim derecelerine sahip teknik emekçiler, biyoteknolojistler ve ileri teknoloji işlem uzmanları da eklenmelidir.

CECMED Devlet İlaç, Donanım ve Tıbbi Cihazlar Kontrol Merkezi

Küba’nın ilaç düzenleme kurumu CECMED 1989’da kurulmuştur. CECMED yerel olarak üretilen veya ithal edilen ilaçların ve tanı araçlarının güvenli, etkili ve kabul edilebilir nitelikte olduğunu garanti altına alan bir saniter kontrol ve düzenleme sistemiyle halk sağlığının korunmasına hizmet etmektedir. CECMED aynı zamanda klinik deneyleri, ilaçların pazara verilmesini onaylamak, pazara sunulan ilaçların izlemi ve lisanslandırılması etkinliklerinden sorumludur. CECMED’in iyi çalışmasının DSÖ’nün Küba’nın ürettiği Hepatit B aşısını onaylamasında büyük rolü vardır.

CENCEC Ulusal Klinik Deneyler Eşgüdüm Merkezi

1991 yılında kurulan Ulusal Klinik Deneyler Eşgüdüm Merkezi Latin Amerika’nın ilk klinik araştırma örgütüdür. Örgütün amacı Küba’da ve ilgili ülkelerde farmasötik ve biyolojik ürünlerle tıbbi cihazların saniter kayıt ve satışı için klinik değerlendirmesini garanti altına almaktır. CENCEC aynı zamanda toplumun sağlık sorunlarını çözmek için tedavilerin değerlendirmesini yürütür. Ulusal düzeyde geniş bir klinik deneyler eşgüdüm ağı vardır. Ülkenin her eyaletinde bu çalışmaları yürütecek uzmanları vardır. Ağ, klinik deneyler için 10 eşgüdüm grubu ve 4 alt merkezden oluşur.

Üniversiteler ve diğer araştırma kurumları arasında araştırmalarda işbirliği yüreklendirilir. Bazı üniversitelerin tıbbi teknolojiye önemli katkıları olmuştur. Üniversite ve araştırma kurumlarındaki hekimler, aynı zamanda tıbbi teknoloji tesislerinde araştırmacı olarak görev yapmaktadır. Ayrıca mahalle temelinde örgütlü Consultario’larda görevli aile hekimleri ağı toplumu yeni tıbbi teknoloji ürünleri hakkında bilgilendirir, nasıl kullanıldıklarını ve etkinliklerini anlatır. Aile hekimleri klinik deneylere katılarak yerel tıbbi teknolojinin toplum tarafından kabul edilmesini yüreklendirirler.

Bu uygulama kurum içinde deneylerin tasarımı ve yönetilmesinde genel ve kategorik beceriler üretir. Aynı zamanda deneyleri yürüten klinisyenler ile deneyleri değerlendiren düzenleyiciler arasındaki ağ ilişkileri, klinisyenlerin deneyleri daha etkin yürütmesini ve hatalardan kaçınmasını sağlar. Bütün bu süreç klinik deneylerden önemli geri bildirimler edinilmesini ve tasarruf sağlar ve zengin malumat akışı ve bilgi paylaşımı teşvik edilir. Bu da ürünlerin ve süreçlerin sürekli iyileştirilmesine yardımcı olarak yenilikçi düşünme için iyi bir temel oluşturur.

CNIC Ulusal Bilimsel Araştırma Enstitüsü

Kurum son yıllarda araştırma ve üretime de yönelerek kolesterol düşürücü olarak kullanılan, şeker kamışından elde edilen yüksek alifatik birincil alkol karışımı policosanolün etken maddesi olduğu doğal bir ürün olan Ateromixol (PPG) üretmiştir. Kurumun geliştirdiği diğer bir doğal ürün balmumundan elde edilen bir antioksidan olan Abexol’dür.

CNIC hızlı mikrobiyolojik tanı için DIRAMIC sistemini geliştirmiştir. Hafifletilmiş Vibrio kolera 638 (El Tor Ogawa) suju genetik mühendislikle aşı üretimi amacıyla üretilmiş ve Finlay Enstitüsü’nün değerlendirmesine sunulmuştur. Ayrıca Merkez çeşitli hastalıkların tedavisinde ozon kullanımını denemektedir.  

CENPALAB Ulusal Laboratuvar Hayvanları Üretim Merkezi

Deney hayvanları bilimsel çalışmaların ve ARGE etkinliklerinin temel bileşenlerinden biridir. 1982 yılında kurulan kurum yalnızca Küba’da kullanılmak üzere deney hayvanları üretmektedir. Merkez hayvanlar için yemleri de kendisi üretmektedir. 

CIGB Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezi

Batı Havana Biyoteknoloji Kümesi’nde yerleşik Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezi bu kümenin amiral gemisidir. Kanada, İngiltere, Cezayir, Brezilya, Çin Hindistan, Malezya, Meksika, Günay Afrika, Tunus ve Venezuela ile ortak proje ve lisansları vardır.  GlaxoSmithKline (England), CancerVax (US), Biotech Pharmaceutical Ltd (China), Oncoscience AG (Germany), YMBiosciences (Canada) gibi firmalar yabancı işbirlikleri arasındadır. 2004 yılında Nature Biyoteknoloji’nin bir çalışmasına göre Küba 100 patent kaydettirmiş ve dünya çapında diğer 500 patent için başvurmuştur. ABD Hazine Bakanlığı, Küba’ya karşı ticaret ambargosuna rağmen, çeşitli Küba ürünlerinin ABD’de klinik deneylere alınmasına onay vermiştir.

Heperprot – P Küba’da 2006 yılında ruhsat almış ve 2007 yılında Temel ilaçlar Listesi’ne girmiştir. Halen 15 ülkede ruhsat alan ilaç 100 binden fazla diyabetik hastanın tedavisinde kullanılmıştır. Merkez difteri, tetanos, boğmaca, hepatit B ve Hemofilus influenza tip B’ye karşı beşli aşı da üretmiştir. Merkezin ayrıca tarımsal üretim için araştırma ve üretim etkinlikleri de vardır. Teknoloji transferinin öncülüğünü yapan Merkez, birçok patente sahiptir.

CIE İmmunoassay Merkezi

Merkez bağışlanan kanların HIV/AIDS, hepatit B ve C yönünden değerlendirmesini gerçekleştirmiştir. Son zamanlarda prostat kanseri (PSA antijeni), kolon kanseri (dışkıda hemoglobin) ve mikroalbüminüri tespiti yoluyla kronik böbrek hastalığı belirlenmesi için tanı kitleri geliştirilmiştir.

Merkez aynı zamanda diyabetik hastaların kendi kan glikoz düzeylerini izleyebilmeleri için tropikal SUMAsensör, serviks kanserinin erken tanısı için videokolposkop, sınırlı erişimli beyin cerrahisi için stereotaktik çerçeve, spektrofotometre gibi hastane ve polikliniklerde kullanılan ürünler, trombosit okuyucu ve su hijyeninde kullanılan fluorometre de geliştirmiştir.

FINLAY ENSTİTÜSÜ

Finlay Enstitüsü, 1934 yılında çiçek aşısı üretimine başlamış, daha sonra tifo, tetenoz, kuduz ve BCG aşıları üretmiştir. Devrimden sonra enstitü 1970’lerde toplumdan gelen kan bağışlarını kullanarak kan ürünleri (albümin ve immünoglobulin) üretmeye başlamıştır. 1980’lerde HIV virüsünün ve AIDS hastalığının ortaya çıkması üzerine Küba kan ürünleri ithalatını yasaklamış ve ülkenin gereksinimini karşılamak üzere kan üretimini yeni tesislere taşımıştır. Enstitü aynı zamanda mikrobiyolojik tanı için kültürler ve bakteriyel antiserumlar üretmeye başlamıştır.

Merkez inaktif hücrelerden trivalan leptospirozis aşısı elde etmiştir (canicola canicola, pomona mozdok ve icterohaemorrhagiae copenhageni serovars). Yine saflaştırılmış Vi polisakkarid tifo aşısı, tetanos tekli aşısı, tetanos – difteri karma aşısı, boğmaca – difteri – tetanos karma aşısı üretilmiştir. DSÖ’nün isteği üzerine Afrika ülkelerine yönelik memengokok AC aşısı Brezilya ile birlikte üretilmiştir. Finlay Enstitüsü CIGB’ye beşli aşı (Heberpenta) üretimi için saflaştırılmış konsantre difteri ve tetanos toxoid antijenleri ve inaktive B. pertussis (boğmaca etkeni) süspansiyonları ve CIM’e kanser ürünlerinde adjuvan olarak kullanılan N. meningitidis B dış vezikülleri sağlamaktadır. Halen N. meningitidis B dış veziküllerine dayalı yeni aşı adjuvanları geliştirme araştırmaları ve hafifletilmiş canlı V. kolera suju içeren bir ağızdan kolera aşısı için klinik deneyler yürütmektedir.

CIM Moleküler İmmünoloji Merkezi

Ana ürünleri akciğer kanseri tedavisinde kullanılan iki teröpatik aşıdır: ana antijeni EFG olan CIMAvax EGF ve racotumomab monoklonal antikordan oluşan bir anti-idiotipik aşı olan Vaxira. Diğer ürünü Nimotuzumab merkezi sinir sistemi tümörlerini tedavide kullanılan monoklonal bir antikordur. Merkez ayrıca eritropietin ve granülosit koloni uyarıcı faktör gibi rekombinant ürünler de üretmektedir.

CNEURO Küba Nörobilim Merkezi

CNEURO araştırmacıları dünyada beyindeki elektriksel etkinliği analizde informatik kullanan ilk gruplardan biridir. 1969 yılında ABD’li bilim insanlarının bağışladığı bir CAT – 400C bilgisayarı merkezi sinir sistemi bozukluklarının değerlendirmesinde kullanmaya başlamışlardır. Bugün akıl sağlığı sorunlarını teşhis ve müdahalede ileri teknoloji ARGE etkinlikleri yürüten Merkez, tarama teknolojilerine yoğunlaşmıştır.

Küba’nın Nörolojik Bilimler Merkezi’nin elektroensefalografi ve elektromiyografi donanımları Kuzey Amerika, Asya, Afrika, Avrupa ve Latin Amerika’da Neuronic markasıyla 20’den fazla ülkeye ihraç edilmektedir. Bu Saragossa temelli (İspanya) Küba şirketi Avrupa’da satış yapabilmek için Avrupa Birliği sertifikası almış ve 2009 Nisan’ında ticarileştirilmiş mal hacmi konusunda Ulusal İhracat Ödülü kazanmıştır.

CIMEX Küba İthalat İhracat Kurumu

Ürünlerin dış ülkelere satışı için çabalar ilk olarak 1983 yılında başlamıştır. Latin Amerika ülkeleri ve sosyalist ülkelere doğrudan devletin bu amaçla görevlendirdiği Küba İthalat İhracat Kurumu tarafından satış yapılmıştır. Küba’nın 1985 yılında 11 milyon dolar olan biyoteknoloji ihracat geliri, 1990’larda 10 milyona, 2005’de 300, 2011’de 711 ve 2013 yılında 686 milyon dolara yükselmiştir. 

Biyoteknoloji ürünlerinin dış ülkelere satışı için 1990’ların başında Bilimsel Kutbun bazı merkezlerinde satış birimleri oluşturulması gereksinimi doğurmuştur. Satış için “ayrı” birimler oluşturmak yerine, Merkezler bünyesinde satış birimleri oluşturma yolunu seçen Küba, biyoteknoloji alanında araştırma, geliştirme, üretim ve satışı tek bünyede toplayan “kapalı döngü” (closed cycle) stratejisini benimsemiştir.

Küba’da üretilen tıbbi teknoloji ürünlerinin ana alıcısı Kamu Sağlığı Bakanlığı’dır. Bakanlık çeşitli birimleri aracılığıyla Küba biyoteknoloji endüstrisinin bütün ürünlerinin tasarımından satışına kadar bütün aşamalarına katıldığından, dahası gereksindiği ürünleri endüstriye bildirdiğinden ve kullandığı ürünler hakkında sürekli geri bildirim verdiğinden, Küba biyoteknoloji endüstrisi, dünyada hiçbir benzer endüstrinin sahip olmadığı bir avantaj yakalamıştır.

Yukarıda kısa tarihçeleri ve işlevleri özetlenen merkezler BioCubaFarma’nın “çekirdeğini” oluşturan merkezlerdir. Bunlar dışında Havana’da ve Küba’nın diğer eyaletlerinde yerleşik çok sayıda irili ufaklı merkez bulunmaktadır.

Küba biyoteknoloji ve farmasötik endüstrileri yıllar içinde değişen farklı planlar aracılığıyla devlet tarafından finanse edilmiştir. 2001 yılında ise kendi kendini finanse etme planı benimsenmiştir, ancak bu mevcut harcamalar için geçerlidir ve yatırımlar istisna olup, merkezi olarak onaylanmaktadır. 2008 sonunda Ekonomi ve Planlama Bakanlığı’nın onayını gerektiren yeni bir finansman modeli kabul edilmiştir.

Küba’da üretilen tıbbi teknoloji ürünlerinin ana alıcısı Kamu Sağlığı Bakanlığı’dır. Bakanlık çeşitli birimleri aracılığıyla Küba biyoteknoloji endüstrisinin bütün ürünlerinin tasarımından satışına kadar bütün aşamalarına katıldığından, dahası gereksindiği ürünleri endüstriye bildirdiğinden ve kullandığı ürünler hakkında sürekli geri bildirim verdiğinden, Küba biyoteknoloji endüstrisi, dünyada hiçbir benzer endüstrinin sahip olmadığı bir avantaj yakalamıştır.