Sayfa yolu
Ağzı kulaklarında TÜSİAD Başkanının...
Celil Denktaş
Yayın Tarihi: 18.06.2015 , 15:15 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:33
Hiç utanmıyorlar. Zaten utanmalarını beklemek safisalaklık olur. Ümit Boyner’in Diyarbakır’a, “Kürt halayı”na koştuğu ve orada, yöre önde gelenleriyle coştuğu hatırlardadır. Ümit Boyner oraya Ümit Boyner olarak gitmemişti elbette. TÜSİAD Başkanıydı. Oyunu kime verdi acaba? Tabii sandığa gitme zahmetine katlanmışsa.
Bugün bir diğer TÜSİAD Başkanı hanımın, ağzı kulaklarında, bir an önce hükümet istediğini okuyoruz. Cumhuriyeti kuran parti cumhuriyeti yıkan partiyle ortada cumhuriyet diye bir şey kalmadığını bizzat onaylasın söylentisiyle birlikte. Yalan değil, şu sıralar meşru (!) bir hükümet en çok onlara lazım. Ekonomi, finans sayfalarını şöyle bir karıştırmak yetiyor.
Bizse verilen oyların anlamıyla, düzen partilerinin dansıyla oyalanıyoruz. Bir döneme hep birlikte dur dediğimizin farkında değiliz hâlâ. Haziran devam ediyor ve burjuvazi bocalamayı sürdürüyor. Partileriyse keza!
Koalisyon çeşitlemelerinin tamamı kendi zıddını da öne süren yemler. Belki zaman kaybı ama oltayı elinde zannettiği için ağzı kulaklarında olan TÜSİAD Başkanına seçimin asıl “mesajı”nın ne olduğunu göstermek açısından çeşitlemeleri teşhir, boynumuzun borcu: Aba altından sopa olduğu Etyen Mahçupyan’ın açıklamasıyla pek bir ortaya çıkan AKP-MHP koalisyonunu geçelim. Kaldı ki, tarihsel rolü her türlü koalisyona çomak sokmak şeklinde tecelli etmiş olan MHP’yi bu saatten sonra kimseler şaşırtamaz. Cumhuriyeti kuran partinin kendine göre oltaya taktığı yüzde 60 zırvasının böylelikle çözüldüğünü söyleyebiliriz. AKP’yle koalisyonuna da herhalde kimse inanmıyordur. Bu, “gerçekçi” bakışın özürlü çocuğu gibi bir seçenek olmaktan çok, bir “Ne yapalım, çok istedik ama bir araya getiremedik işte” ön-bahanesidir. Neyin ön-bahanesidir? Azınlık AKP, azınlık CHP ya da azınlık CHP-HDP hükümetlerinin pratikte yürüyemeyeceğinin getireceği son “ne yapalım artık...”ın ön-bahanesidir. “Hiç istemiyorduk ama mecbur kaldık”ın kılıfıdır. Onun için ağzı kulaklarındadır TÜSİAD Başkanının ve -tuhaf bir biçimde- hükümet sorununu (!) çözdüğü inancının bir ifadesidir.
Doğru, kendilerine güvenirler. Çünkü bu ülke varlıklarının yalnızca kendilerine ait olduğuna inançları tamdır. Politika bunu sağlamayı beceremezse darbe zuladadır. 15-16 Haziran kabusları darbelerle aşılmış, iktidarları bir başka darbe, AKP’yle pekişmiştir. Şimdi sıra, son Haziran kabusunun atlatılmasındadır. Yani seçim sonuçlarının pazarlıklara boğulup kendi istikrarlarını üstü örtülü sürdürüleceği bir yeni “süre uzatması”. Başkanlık, diktatör, herkesi içerecek genel af falan umurlarında değildir. Ayakkabı kutuları, gemicikler zaten birer “çerez”dir, paket yasalar ve hukukun guguk olmasıysa bir “teferruat”. Onların iktidarı için zaten “bunlar” hep vitrindedirler.
Bu rahatlığı bozmak, gülümsemelerini suratlarında dondurmak için yakın tarihin en büyük meşru müdahale hakkını son seçim, herhalde farkında olarak bize verdi. Haziranımız derinden, ağır ilerliyor. Bunun tıkanmaması önümüzdeki en büyük görev. Emanet oyların pazarlıklarla çarçur edilip vitrinlerde “Bak işte biz adamı böyle yaparız” köşesinde sergilettirmemek için bu oyları verenler de büyük bir sorumluluk aldıklarının farkındalar.
Öyleyse hep birlikte sokağa! TÜSİAD’ın hayallerini vitrinlere gömmek, seçim sonuçlarını kendilerine yontma tezgahlarını bozmak üzere, düzen partileri içerisinde “hasbelkader” de olsa tutunmaya, mücadele etmeye çalışan “kirlenmemişler”e diktatörle işbirliği yapmak zorunda kalmak dışında da -hâlâ- seçenekleri olduğunu göstermek için, Haziran’da birleşmenin ülke önündeki yegane seçenek olduğunu yapabileceğinin yalnızca seçimlerde oy vermekle sınırlı kalabildiğine inananlara tekrar kanıtlamak için!
Türkiye bugün, 12 Eylül öncesinden çok daha farklı, örgütlü durumdadır. Burjuvazi bunu görmekte, bu yüzden de kötümser liberalliği, ön-bahane yanılsamalarını, yorgan gider kavga biter yemlerini her şeyden daha fazla vitrine sürmeye gayret etmektedir. Bir de şu sırıtmaları olmasa!
Ağzı kulaklarında olan utanmazlığı görüp, bir daha görüp, yüzde 40’a, yüzde 60’a, yüzde 14’e göstermek bizim işimiz.
Onun için sokağa!
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
