Sıkışmak ve Çıkış Bulmak BARBAROS TANTAN (Kocaeli)

Genelde ve yerelde yaşananlar, emekçileri daha da köşeye sıkıştıracak sonuçlar yaratıyor. Dolayısıyla, bu sıkışıklıktan çıkılmasına ön ayak olacakları, daha fazla sorumluluk bekliyor…

İşte, Aktütün karakoluna yapılan saldırı ve sonrasındaki gelişmeler…

İşte, Aktütün köyündeki çocukların yaşadığı fırsat eşitsizliğinin yansıması ve yetkili isimlerin olaya bakışı…

İşte, küresel mali kriz ve ülkemize olan yansımaları ya da yansıyamamaları…

İşte, Engin Ceber’in yaşamını yitirişi…

İşte, metal sektöründeki tıkanma…

Bunlar, genelin son dönemdeki en önemli konuları.

Tek tek irdelendiğinde, ortaya çıkan sonuçların kimi ne kadar etkilediği de apaçık görülüyor.

Ama, bu noktada en önemli şey, bu sıkışıklıktan çıkış bulmak.

Bu çıkışı kim bulacak ?

Çıkış yöntemi ne olacak ?

Faturayı kim ya da kimler ödeyecek ?

Ve en önemlisi nereye çıkılacak ?

Bu tip soruları daha önceleri de sorduk ve yanıtlarını alınca hiç şaşırmadık. Çünkü bildiklerimizin bir kez daha teyit edildiğine tanık olmuştuk…

Yereldeki sıkışmalarda aranan çıkışlar ise daha farklı öznellikler yaratıyor. Asıl paylaşılması gereken de bu öznellikler. İşçi ve emekçilerin iktidar mücadelesinde yol açacak bu öznellikler, belki de yeni gelenekler, farklılaşmalar yaratacaktır.

Ama, hayata geçirmeden bilinmez ki ?

Hadi hep birlikte yereldeki eğitim sorununu irdeleyelim.

Bağlıca Köyü İlköğretim Okulu'na atanan öğretmenin, ‘köyü beğenmeyince’ rapor alıp okula gitmemesine ne demeli?

Okulun 22 öğrencisinin, eğitimlerine 5 yıldır 2’şer ay geç başlamasına ve öğrencilerinin daha az eğitim almasına ne demeli ?

Sorunu bireysel düzeye indirgemeden tartışıp, çözüm üretelim. Yani bu sıkışmışlıktan çıkış arayalım…

Gelin, ‘’Tarım mı, sanayi mi’’ ikilemi arasında kalanlara da ışık tutalım …

Kent halkı, şimdilerde ‘’Dilovası yetmedi mi ?’’ sorusunu yöneltiyor. Onları, bu soruyu sormaya iten gerekçe, Kartepe ilçesine demir çelik fabrikası kurulması girişimi…

Birinci sınıf tarım arazisine demir-çelik fabrikası yapılmak isteniyor ve bu yaklaşım tartışmalara, gerginliğe neden oluyor.

Halk, sanayi kirliliğinin yol açtığı ‘’yaşamını yitirenler, sakat kalanlar’’ sorununu yaşadı, sonuçlarını biliyor…

Sanayileşmenin yoğunlaşmasına, gelir düzeyinin sözde artmasına rağmen ‘’işsiz kalmanın ve yoksullaşmanın’’ sonuçlarını da yaşadı, yaşıyor…

Sıkışıklık var, ama çıkış noktası bulunamıyor…

Yerel yönetime gelince…

Bütün bu sıkışıklıklardan çıkışta birinci derecede görev yapması gereken kurum olarak bilinen belediye, ne yazık ki müteahhitlik hizmetleri vererek, rant yaratma ya da yaratılmış rantları artırma peşinde…

Müteahhitliğe başlanıldı, hem de çok iyi bir kamuflajla…

‘’Yoksulları yuva sahibi yapmak’’ gibi…

Evet, gerçekten de yoksulların yuvası yapılıyor...

Günlük yaşamı kolaylaştırıcı hizmetleri yaygınlaştırmayı bir kenara koyup müteahhitliğe soyunan eklenen Büyükşehir Belediyesi, şirketlerinden Kent Konut A.Ş aracılığıyla binlerce konut yapıp satıyor.

Binlerce konuttan söz edilmeye başlandığında (yani ilk günler) yapılan hesaplamalar da milyonlarca YTL’lik kaynakların kullanılacağı yönündeydi.

Öyle de oluyor…

Kent Konut A.Ş’nin ilk projelerini halk kuşkuyla karşıladı ve pek fazla ilgi göstermedi. Ama, sonradan cazip hale getirilen konut alma işi herkesi etkiledi. 5 yılda 1.228 konut sahiplerine teslim edildi.

Halen, kentin çeşitli bölgelerinde inşası süren 2 bin 263 konut şimdiden satışa çıkartıldı.

Öyle ya, belki hemen satılırsa nakite döner ve Kent Konut A.Ş rahatlar. Diğer yandan da, vatandaşın evinin değeri bitene kadar ikiye katlanır.

Yani vatandaş da ranttan payını alır…

Kent Konut A.Ş, üst gelir grubuna hitap edecek lüks konutları da ihmal etmiyor. Dubleks ve Ekolojik Ev yapılıyor…

Eh, daha ne olsun ki ?

Yeni rantlar daha nasıl yaratılmalı ki ?

Yoksulun, ‘’dünyada mekan, ahirette iman’’ düşüncesi sömürmekten daha az sorumluluk isteyen tarz ne olabilir ki ?

Yaratılan bu yeni rantlar AKP kadroları ve tabanı arasında pay ediliyor. Ne yapsınlar, sıkıştılar ve bir çıkış yolu buldular…

Bir cepten alıp diğerine koymak, sıkışan AKP’li belediyecilik anlayışının çıkışı olarak sunuluyor.

Böylece, farklı sunumları olanların şansları daha da artıyor… 

btantan@gmail.com