Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Şimşek: Seçim sonrası harcamalar kısılacak, vergi tabana yayılacak

Başbakan Yardımcısı Şimşek, muhalefet partilerinin seçim vaatlerinin ‘popülist’ olduğunu vurgulayarak seçim belirsizliği ortadan kalktıktan sonra ‘verginin tabana yayılması’ yoluyla kamu gelirlerinin artırılacağını, enflasyonun kontrol altına alınacağını öne sürdü.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 06.06.2018 , 15:32 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan “Gündem Özel” programına konuk oldu. İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularını cevaplayan Şimşek, muhalefet partilerinin “bol keseden” vaatlerde bulunduğunu söyleyerek AKP hükümetinin “ihtiyatlı duruş” sergilediğini öne sürdü. Şimşek'in açıklamaları seçim sonrasında "kemer sıkma politikası" uygulanacağı vurgularıyla dikkat çekti.

AKP hükümetinin “ihtiyatlı bir duruş” sergilediğini belirten Şimşek, “Seçim öncesinde imkanlarımız çerçevesinde emeklilerimize bir imkan sunduk. İki bayramda biner liralık birer ikramiye, verilmeye başlandı. Bir vaat olmaktan çıktı. Onlar toplumun birçok kesimine imkanların çok ötesinde vaatlerde bulunuyor. Kaba haliyle muhalefet adaylarının sahadaki söylemlerini rakamlara döktüğünüzde 200 ile 400 milyar lira arası vaatler söz konusu. Bunlar büyük rakamlar” diye konuştu.

‘VERGİ TABANA YAYILACAK’

Şimşek AKP’nin vaatlerinin milli gelire oranının yüzde 1’in altında olduğunu ileri sürdü ve bunun telafi edilebilir olduğunu iddia etti. Şimşek, seçim öncesi harcamaların telafisinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bakanlık sayısını azaltma kararının harcamaları azaltacak olması ve Gelir Vergisi Reformu’nun etkili olacağını söyledi. Vergi Reformu tasarısının vergi oranlarını artırmadığını, sadece vergilerin tabana yayılmasını sağladığını vurgulayan Şimşek, “Yapısal reformların bir parçası” ifadesini kullandı.

Şimşek, mali disiplinden ödün vermeden icraatları hayata geçirdiklerini, AK Parti’nin girdiği 12 seçime rağmen bütçe açığını 11.5’ten 1.5’e indirdiklerini vurgulayarak, bu sene kamu açığını yüzde 2’nin altında tutmayı öngördüklerini belirtti.

Şimşek, Türkiye’nin bütçe açığının milli gelire oranında yüzde 1,9 ile gelişmekte olan ülkeler ortalaması olan yüzde 4,4’e göre iyi durumda olduğunu, benzer şekilde kamu borçlarının milli gelire oranında da yüzde 28,3 ile benzer ülkelerdeki yüzde 49 oranına göre iyi bir performans gösterdiğini söyledi.

‘ÖZEL SEKTÖR BORCU ABARTILIYOR’

Şimşek’in Hazine garantili ve yüksek tutarda döviz kredisi borcu bulunan “mega projelerin” kamu maliyesine getirdiği yükü ve 453 milyar dolarlık toplam dış borç stokuna ilişkin olarak özel sektör borçluluğunun abartılı olduğunu vurgulaması dikkat çekti:

“Vatandaşların, şirketlerin, bankaların ve devletin borcu, bunun tamamının milli gelire oranı yüzde 142. Bize benzer ülkelerde bu oran yüzde 210, dünyadaki gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 390. Hane halkı dediğimiz vatandaşın toplam borcunun milli gelire oranı, yüzde 18. Dünyada bu oran yüzde 59. Şirket borçlarına gelirsek, Türkiye’nin bütün şirketlerinin iç ve dış borçlarının milli gelire oranı yüzde 68. Dünyayla karşılaştırdığımız zaman bu oran yüzde 87. Dolayısıyla Türkiye o kadar kötü durumda değil” açıklamasında bulundu. Özel sektörün döviz bazındaki borcunun milli gelire oranının yüzde 55-60 civarında olan Türkiye’nin Arjantin’in ardından en yüksek olmasını ihmal eden Şimşek, toplam borç üzerinden değerlendirme yapmayı tercih etti. Uluslararası Finans Enstitüsü (IFI) gibi kuruluşlar bir süredir Arjantin’le birlikte Türkiye’de özel sektörün döviz bazındaki borcunun çevrilemezliğine raporlarında dikkat çekiyor. 

‘1924-2002 ARASI AKP DÖNEMİ GİBİ BÜYÜSEYDİ TÜRKİYE DÜNYANIN 7. BÜYÜK EKONOMİSİ OLURDU’

Şimşek, Türkiye’nin 1924-2002 arasında AKP dönemindeki gibi büyüseydi milli gelirin bugünkü seviyesinin 2,6 katı olacağını da öne sürdü. Büyüme rakamlarına bakıldığında Türkiye’nin 2002’den bu yana ciddi bir büyüme başarısı gösterdiğini öne süren Şimşek, AK Parti iktidarında ulaşılan yüzde 5,7’lik büyüme oranının önceki dönemlerde de yakalanması halinde Türkiye’nin bugün dünya ekonomileri arasında 7. sırada olacağını söyledi. 

Şimşek, bu büyümenin devam etmesi durumunda Türkiye’nin AB ile arayı 14 yılda kapatacağını daa iddia etti. 

‘BETONU SAĞLIK, TİCARET VE EĞİTİM İÇİN DÖKTÜK’

Büyüme rakamlarının vatandaşlara yansımadığı yönündeki eleştirilere yönelik olarak Şimşek “Türkiye 2002 yılında 7 bin traktör satarken, bugün 73 bin traktör satıyor” dedi.

Türkiye’de paranın “betona gömüldüğü” iddialarına yönelik olarak da “Birincisi Türkiye, hastane yaptı. Hastane fiziki mekan olarak beton olabilir ama vatandaşa hizmet için lazım. Ben inanıyorum ki Türkiye sağlıkta önemli bir ihracat üssüne dönecek” dedi. Okul yatırımlarıyla derslik sayısının arttığı, yol yatırımlarıyla ticaretin desteklendiğini söyleyen Şimşek, bütçedeki en büyük kalemin yüzde 6’lık oranla eğitime ayrıldığını, en büyük ikinci harcamanın ise sağlık alanda yapıldığını, sağlıkta Türkiye’de bir devrim gerçekleştirildiğini öne sürdü.

‘ENFLASYON KALICI OLARAK DÜŞECEK’

Enflasyondaki artışın, petrol fiyatlarındaki artış, doların değer kazanması ve ABD’de faiz oranlarının artması olmak üzere dış etkenlerden kaynaklandığını söyleyen Şimşek, seçim belirsizliğin ortadan kalkmasıyla “güçlü bir politika setiyle, bir de yapısal reformlar hamlesiyle” bugünleri geride bırakacağını öne sürdü. 

Enflasyon mu, büyüme mi tartışmasının son derece anlamsız olduğu tespitinde bulunan Şimşek, ilerleyen dönemde enflasyonun kalıcı olarak düşeceğini, buna bağlı olarak da büyümenin artacağını öne sürdü. Enflasyon düşmeden yüksek büyümenin yakalanamayacağının altını çizen Şimşek, “90’lı yıllarda ortalama enflasyon yüzde 70’in üzerinde, Türkiye yüzde 3 civarında büyümüş. 2000’li yıllardan bu yana enflasyon ortalama yüzde 10 civarı, Türkiye yüzde 25,7 büyümüş. Enflasyon yükselirse, Türkiye’nin büyüme hızı kesilir. Enflasyonun düşmesi bizim için öncelikli en önemli konu” değerlendirmesinde bulundu.

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.