Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Türk-İş muhalifleri 'hayır' diyecek

Türk-İş'e bağlı 12 sendika, 12 Eylül'de gerçekleştirilecek referandumda tavırlarını "Hayır"dan yana koydular. Aralarında, Petrol-İş, Hava-İş, Tek Gıda-İş ve Belediye-İş'in de olduğu sendikalar, "Emekçilere hayır diyenlere biz de hayır diyeceğiz!" diyerek, emekçileri referandumda "hayır" demeye çağırdılar.

Yayın Tarihi: 04.08.2010 , 17:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Türk-İş'e bağlı 12 sendika bugün Taksim Hill Otel'de düzenlenen basın toplantısında, referandumda tavırlarının "hayır" olacağını duyurdular. Türk-İş'in net bir tavır koymaması ve bağlı sendikaları referandum konusunda serbest bırakmasının ardından Türk-İş içerisindeki muhalif sendikalar, Türk-İş yönetiminin tutumunu da eleştirerek, referandumda "Hayır" diyeceklerini belirttiler.

Türk-İş yönetimine de muhalif oldukları bilinen 12 sendika arasında Petrol-İş Sendikası, Kristal-İş Sendikası, Ağaç-İş Sendikası, Basın-İş Sendikası, Belediye-İş sendikası, Deri-İş Sendikası, Harb-İş Sendikası, Hava-İş Sendikası, TekGıda-İş Sendikası, Tez-Koop-İş Sendikası, TGS, Tümtis Sendikası yer aldı.

“12 Eylül’ün gadrine uğrayanların başında işçiler, sendikacılar gelir” diyen sendikalar, anayasa değişikliğinin işçi ve sendikalarla ilgili maddelerine itirazlarını şu şekilde sıraladılar:

51.Maddede var olan işçi-memur ayırımı devam ettirilmiş, tüm çalışanların ortak sendikalaşma hukuku yaratılmamıştır. Dahası madde uluslararası çalışma hukukuna uygun biçimde, emekliler ve işsizler gibi diğer emek kategorilerinin sendikalaşmasına olanak tanıyacak şekilde değiştirilmemiştir. Bu sınırlama nedeniyle kapatılmış ve kapatılma riski ile yüz yüze çok sayıda sendika olduğu unutulmamalıdır.

51.Maddenin özüne dokunulmazken, yapılan değişiklikle aynı anda birden çok sendikaya üye olma yasağı kaldırılmaktadır. Bu değişiklik bir sendikal kaos ve rekabet riski taşımaktadır. Sendikal mevzuat bir bütün olarak demokratikleştirilmeden böyle bir değişiklik yapılması yarar getirmeyecek, zayıf ve güdümlü sendikacılığı teşvik edebilecektir.

53.Madde ile memurlara toplu sözleşme hakkı tanındığı iddiası ise gerçek dışıdır. Grevsiz sendika ve toplu sözleşme hakkı özünden yoksundur. Çünkü sendikal haklar bölünmez bir bütündür. Bu nedenle, 53. Maddede yapılan değişikliğin bazı sendikal çevrelerde bir kazanım olarak sunulmasını kabul edilemez buluyoruz.Memurlara grevli toplu sözleşmeli sendikal haklar tanınmamış, tersine mevcut Anayasa hükmünden daha geri bir düzenleme yapılarak, kamu çalışanlarının uğruna yıllarca mücadele ettikleri grev hakkı zorunlu tahkim sistemi getirilerek engellenmiştir. 12 Eylülcüler işçi haklarını budamak için Yüksek Hakem Kurulunu Anayasaya koymuştu. AKP ise memurların grev hakkını budamak için Kamu Hakem Kurulunu Anayasaya koyuyor. Sendikal haklara bakışın 30 yıldır değişmediği anlaşılıyor.

54..Maddede yer alan ve grev yasakları ile ertelemelerine olanak veren hükümler ve Yüksek Hakem Kurulu korunmuştur. Grevi sadece toplu sözleşme yapılması sırasında başvurulabilecek bir araç olmakla sınırlayan 1. fıkra hükmü değiştirilmemiştir. Böylece 54. Maddenin 7 fıkrasında yer alan bazı grev yasakları kaldırılmış olsa da 1. fıkranın korunması nedeniyle diğer grevlerin ve özellikle de genel grev ve hak grevinin önü kesilmiştir. Dahası hiçbir Avrupa Anayasasında yer almayan lokavt anayasa hükmü olarak korunmuştur.

AKP Anayasa değişiklikleri sırasında Anayasanın 90. Maddesini ihlal etmiş, Türkiye’nin onayladığı temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelerin gereğini yapmaktan kaçınmıştır.

Sendikal haklar konusunda İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi kararları ve Uluslararası Çalışma Örgütü normlarının gereği yerine getirilmemiş ve ILO’nun eleştirilerine kulak tıkanmıştır.

125. maddede yapılan değişiklik ile idarenin eylem ve işlemlerinin yargısal denetimi önemli ölçüde sınırlandırılmış ve yargının kamu yararı gerekçesiyle karar vermesi zorlaştırılmıştır. Bu yolla kamu yararının ihlal edilmesinin ve kamunun talan edilmesinin yolu açılmıştır. Bu değişiklik özelleştirmeleri yargı denetiminden kaçıracaktır. Böylece sendikalar olarak yıllardır kamu yararını savunmak için kullandığımız bir hukuksal dayanak sınırlanmaktadır.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.