Sayfa yolu
TEKEL işçileri Ankara’dan bildiriyor
Yayın Tarihi: 16.01.2010 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Büyük mitinge sadece bir gün kala çeşitli illerden Ankara’da bulunan işçilerle direnişi ve direnişin geleceğini konuştuk.
Sadri (Diyarbakır, TEKEL işçisi): Biz kazanacağız. Binlerce TEKEL işçisi Ankara’dayız. Bize destek veren herkese teşekkür ederiz. Sağolsunlar. Birlik olursak kazanırız. Çünkü bu onun bunun sorunu değil herkesin sorunu. Ailemin yanına buradan kazanarak gideceğim. O adam ise (Tayyip Erdoğan) kaybederek bu memleketten gidecek.
Ramazan Ersoy (Adana, inşaat işçisi): TEKEL işçilerine destek olmak için Adana’dan buraya geldim. Ben bir inşaat işçisiyim. TEKEL işçisinin mücadelesini gördüm. Ben de bir işçi olarak bu havayı solumak kavgaya ortak olmak istedim. Mücadelenin büyüdüğü, ölmek var dönmek yok dendiği bugün kazanacağımıza daha da çok inanmaya başladım. Burada, tüm emekçilerin kardeşçe bir ortamdan dolayı daha güçlü olduğunu gördüm. TEKEL işçilerine teşekkür ediyorum. Bu kavgayı kazanacağız AKP’yi yıkacağız.
Orhan Noyan (Diyarbakır, TEKEL işçisi): İşimiz için geldik. Tayyip Erdoğan işimizi elimizden aldı. Diyarbakırdan evimi çoluğumu çocuğumu bırakıp buraya kadar geldim. Onlar aç, bizde 32 gündür burada sokaklarda yatıyoruz. 32 gündür parkta eylem yaptık, yağmur altında kaldık, suya atıldık, çamura bulandık. Gözüme gaz, bulaştı Hacettepe’ye gittim. Doktor bana rapor verdi ve rapor şuan yanımda. Biz çok perişan olduk, burada aç kaldık. Biz hepimiz haklarımız için, insanlarımız için yapıyoruz eylemimizi. Çok insanlar yanımızda oldu. Biz desteğinizi ve başka insanların desteğini hep gördük. Çok şey kazandık, en azından kardeşliği yeniden kazandık. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Arabı birbirine düşman edemeyeceklerini gördüm. Ama ekmek kavgası daha bitmedi. Asıl kazanmamız gereken bu. Buradan hakkımı almadan hiçbir yere gitmeyeceğim, ölmek var dönmek yok.
“Yan gelip yatanlar AKP’lilerdir”
Halil (Samsun, TEKEL işçisi): Sayın Başbakan çalışanların, emekçilerin yatarak para kazandıklarını söylüyor. Oysa ki TEKEL’in kapanış emrinin geldiği güne kadar insanlar çalışıyordu. Maalesef bu bir gerçektir ki çalışmayanlar vardır. Fakat onlar da AKP milletvekilleri, AKP’nin danışmanları, il başkanı, ilçe başkanları, yardımcıları ve hatta sıradan gelme olma gençlik kolları başkanlarının işyeri müdürlerine, şeflerine, eksperlerine direktif verip, “bu benim adamım çalışmasın” dedikleri kişilerdir. Dolayısıyla biz buna şahidiz ki çalışmayanlar varsa onlar da AKP’li olanlardır. TEKEL’e, devlete zarar veren varsa, belli oluyor ki onlar da AKP’lidirler. Ve şunu diyoruz ki artık bu sokağın sesini duysunlar, görsünler. Mevkiler, makamlar ve başarılar geçicidir. Kalıcı olan insanlığın yaptığı hizmetlerdir. Zafer çalışanların, emekçilerin olacaktır. Türkiye sevdamız ekmek için kavgamız.
Niyazi (Adana, TEKEL işçisi): Ben Adana TEKEL işçisiyim. 98 yılında işe girdim. Bugün TEKEL işçisi ses yükseltiyor. Bugüne kadar ki özelleştirme süreci içerisinde yetersiz kaldık. Son çare olduğu için geldik buraya. Sonuç almadan da gitmeyi düşünmüyoruz zaten. Oturma eylemine başladık bugün. Üç gün boyunca oturma eylemi, eğer taleplerimiz cevap bulmazsa, karşılık görmezse, diğer üç gün açlık grevi, bundan da sonuç elde edemezsek ucu açık ölüm orucuna yatacağız. Burdan diğer işçi ve emekçi kardeşlerime sesleniyoruz, bize desteğe gelsinler. Çünkü bundan sonra artık bir yol yok. Deniz bitti yani. Bundan sonra satılacak yerde kalmadı. O yüzden bu anlamda birlik ve baraberlik zamanı. Başaracağımıza inanıyorum. Ölmek var dönmek yok.
Kadın TEKEL işçisi (İstanbul): “Kıdem tazminatı veriyoruz” diyor. “Teşvik primi veriyoruz” diyor. Onlar zaten bizden kesilen paralar. Kendisinden bir şey çıkmıyor. Bizim maaşımızdan kesilen paralar. Bize iyilik yapıyorlar gibi medya milleti, halkı yanıltmasın. O zaten bizim hakkımız. Kendisi bize o hakkı vermedi, kendisi de alamaz.
Tuncay Çelen (Ankara, Yurtsever Cephe İşçi Birliği Ankara Şube Bşk.): TEKEL işçileri sadece kendileri için değil Türkiye işçi sınıfı için de mücadele ediyorlar. Ve emeğin köleleştirildiği bu ortamda emeğin özgürlüğü için mücadele ediyorlar. İşçilere uzanan 4/C prangasını kırıp atmak için mücadele ediyorlar. Onların mücadelesini başından beri destekliyoruz. Onlarla beraberiz. Çünkü onlar kazandığı zaman Türkiye kazanacaktır Türkiye işçi sınıfı kazanacaktır. Onların da söylediği gibi “ölmek var dönmek yok” diyoruz. Onlarla beraber gerekirse öleceğiz ama mutlaka kazanacağız.
(soL-Ankara)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.