Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

"Pis Kürt"e itiraz etti, sürgün edildi, işten atıldı!

Beyoğlu Belediyesi’nde taşeron temizlik şirketinde 3 yıldır mimar olarak çalışan ve belediye çalışanı bir kişinin Kürtlere yönelik ırkçı söylemlerine tepki gösterdiği için “performans düşüklüğü” gerekçesiyle sürgün edilen, ardından da işten atılan Özlem Aydın ile yaşadığı sürece dair konuştuk.

Yayın Tarihi: 28.09.2010 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

İşten atılmaya kadar varan süreç nasıl başladı, hangi gerekçelerle işten çıkardılar?
Ben staj için başvurmuştum belediyeye. Staj dönemimin sonlanmasına doğru bana iş teklifi yapıldı. Elemana ihtiyaçları olduğunu, mimar aradıklarını ve benden de memnun olduklarını söyleyip "Gel, çalışmaya başla" dediler. 2-3 ay kadar da deneme süresi verildi. 3 ay geçtikten sonra fen işleri müdürü bana sözleşmeli eleman alımlarının şubat ayında yapıldığını, belediyenin o dönemde açığa göre alım yapacağını söyledi. Bana söylenen süreye göre 2008 Şubatında sözleşmeli personel olacaktım. 2008 Şubatı geldiğinde Fen İşleri Müdürü bana açık olmadığını o nedenle aynı statüde çalışacağımı söyledi. Ben de bunca süredir çalıştığımı söyleyerek kesinlikle sigortamın yapılması gerektiğini söyledim. Bana sonra sigortamı taşeron firma üzerinden yapmayı önerdiler ve geçici bir süre sonra personel açığı çıktığında beni sözleşmeli yapacaklarını söylediler. Ben de bu durum geçici bir süre olacağından kabul ettim. Benimle aynı dönemde ve benden sonra işe başlayan tüm meslektaşlarım sözleşmeli memur yapıldığı halde benim sigortam ancak işe girişimden 1 buçuk yıl sonra başlatıldı.

Bu duruma bir gerekçe gösterdiler mi?
Hiçbir gerekçe göstermiyorlardı. Benden memnun olmadıklarına dair herhangi bir şey söylemediler. Aksine "Biz senden memnunuz ama personel açığı yok o nedenle bu şartlarda çalıştırıyoruz, bu geçici bir süre" dediler. Fakat benden sonra işe giren mimarların belediye bünyesinde sigortaları yapıldı, sözleşmeli olarak alındılar. Ben daha sonra sigortamın taşeron şirket üzerinden ve "temizlik işçisi" statüsünde yapıldığını öğrendim. Benim bu noktada maddi olarak epey bir kaybım var. Hem maaştan hem de sigorta ödemelerinden fazlasıyla kaybım var. Bir de bunun psikolojik boyutu var. Aynı ortamda aynı işi yaptığınız insanlardan birilerine layık görülüyor sözleşmeli yapılmak, fakat bana görülmüyor. Bu durum insanı çok yoruyor. İnsan sebep arıyor, memnun değillerse çıkarmaları lazım diye düşünüyorum. Belli bir süre sonra da benim üzerimden işi alma, yaptığım işi teknikerlere verme gibi işlemler oldu. Yani beni doğrudan değil de baskıyla işten çıkarmaya çalıştılar. Arkadaşlarım üzerinden onlara ne zaman işten çıkacağım vs. soruluyordu. O zaman hep ne sebep olabilir diye düşündüm bana yapılan bu haksızlıkla ilgili. Sürecin işten atılma noktasına gelmesi ise ayrımcılık meselesi ile iyice körüklendi.

“Ayrımcılıkla ilgili bir söze tepki gösterdiğim için beni işten çıkarmak istediler”
İşyerinde birinin bir ayrımcı söylemi var. İş için görüşmeye gelen bir vatandaşa “pis Kürt” gibi ifadeler kullanılıyor. Ben de bu olay üzerine ırkçı ifadeleri kullanan kişiye tepki gösterdim ve çalıştığımız yerde bizden sorumlu olan başkan yardımcısına da durumu ilettim. Ardından Fen İşleri Müdürü bana benimle çalışmak istemediklerini, benim huzuru bozduğumu ve taşeron firmanın beni başka bir birime göndereceğini söylediler. Bu olaydan sonra, ayrımcı söylemde bulunan kişi değil, beni belediyeye ait başka bir bina ve birime temizlikçi olarak sürdüler. Aynı gün bilgisayar kasama el konuldu. Ve güvenliklere de talimat verilmiş beni binaya sokmamaları yönünde. Bu uygulamalar Kürt kimliğimden dolayı sözleşmemin yapılmadığını ve bu rencide eden tutumlara etnik kimliğimden dolayı maruz kaldığımı düşündürüyor. Benim kimliğimi rencide etmek amacıyla temizlik işçisi olarak gösteriyorlar. Maddi boyutu bir şekilde halledilir. Fakat 3 yıl boyunca beni rencide etmeleri ve bunu etnik kimliğimden dolayı yapmaları beni çok rencide etti. Bir insanı bu kadar değerlendirme kriteri varken bir insanı etnik kimliğinden dolayı ayrımcılığa maruz bırakmak çok garip bir mesele. Niçin bana bu şekilde davrandıklarını anlayamıyorum. Sürecin bu şekilde olması beni böyle düşünmeye itiyor. Süreç bu şekilde.

Yaşadıklarınızı bir mektupla insanlara duyurmak istediniz. Bu süreçte nasıl tepkiler aldınız?
Temizlik işçisi olarak başka birime sürüldükten sonra ben odaya başvurdum. Sessiz kalmayayım, bu durumu herkes duysun istedim. Yaşadıklarımı anlatan bir mektup yazdım. Ben o mektubu birçok yere gönderdim. Gönderilenlerden biri Evrensel Gazetesi. Benim mektubumu aynen yayımladılar. Sonra belediye gazeteye yazı göndermiş. “Kişi taşeron firmamıza ait bir çalışandır. Kişi performans düşüklülüğü yüzünden farklı bir birime gönderildi. Kürtlerle ilgili ayrımcılığa dair söyledikleri asılsızdır. Belediyemizde birçok farklı etnik kökenden çalışan vardır” gibi bir cevap yollamışlar. Ben de ona istinaden bir basın açıklaması yapmak istedim. Ben yıllık iznimi kullandığım süre içinde taşeron firma iş çıkış bedeli olmadan beni işten çıkarmaya çalıştı. Daha sonra ben onlara yıllık iznimi kullandıktan sonra ben işe dönüyorum eğer beni çıkaracaksanız, iş çıkış belgelerimi getirin dedim. Onlar da getirmişler Evrensel Gazetesinde çıkan mektubumu bahane, sebep göstererek benim iş haddimi tek taraflı olarak feshediyorlar. Evrensel gazetesinde yayımlanan mektuptaki asılsız iddialardan dolayı işten çıkardık diyorlar. Bu süreçte bana çok destek olanlar oldu. Tersane işçisi Zeynel* ile tanıştım. Tersaneden arkadaşlar vardı. TMMOB’tan arkadaşlar, öğretmenler, işçiler, öğrenciler bana destek verdiler. Basın açıklamasına destek oldular.

“Benim gibi örnekler çok fazla olmasına rağmen hep üstü örtülüyor”
Bunu duyuralım, bir başkasının başına gelmesin istedim. Bunlar insanların örgütsüzlüğünden yararlanarak insanları sömürüyor. Benim şu an da yapmak istediğim tazminat değil, insanların bu gibi olayları görerek haklarına sahip çıkması. Herkes ne yapalım hayat böyle deyip susuyor. Zaten amacım da buydu. Üstü örtülsün istemedim. Bu durum herkesin başına gelebilir. İnsanlar çeşitli bahanelerle işten atılıyor. Performans düşüklüğü bahane gösterilerek işten atılıyor insanlar. Sendikalaşamıyor. İnsanlar sendikalaşamadığı için tepkileri hep bireysel kalıyor. Benim gibi örnekler çok fazla olmasına rağmen hep üstü örtülüyor.

Son olarak, sizin gibi haksızlığa uğrayan emekçilere mesajınız nedir?
İnsanlar haksızlığa uğradığında çoğu zaman hakkını aramıyor. Bu düzen böyle gelmiş böyle gider diyor. Benim amacım bu mücadeleyi yürütürken asla tazminat almak değil. Amacım, yaşadıklarımdan insanları haberdar ederek, bir farkındalığın, tepkinin oluşmasını sağlamak. Bireysel davranarak bir çözüm almanın mümkün olmadığını göstermek. Bu nedenle emekçiler, çalışanlar örgütlenerek korkusuzca haklarını aramalı diye düşünüyorum.

(soL- Haber Merkezi)

* Tersane işçisi Zeynel Kızılaslan, yaklaşık 50 gündür işten atılmaya tek başına direniyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.