Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Özel güvenlik terörü artıyor

Özel güvenlikçilerin çalışma koşulları ağırlaşırken, vatandaşa dönük saldırıları da artıyor.

Yayın Tarihi: 10.11.2009 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Özel güvenlik görevlileri son zamanlarda, öğrencilerden gazetecilere, konser izleyicisinden hasta yakınına kadar birçok insana uyguladıkları şiddetle gündeme geliyorlar. Türkiye genelinde sayıları 300 bini bulan özel güvenlik çalışanları, taşeron özel güvenlik şirketleri üzerinden ya da işyerlerinin kendi güvenlik hizmetleri kapsamında okullarda, işyerlerinde, alışveriş merkezlerinde ve hastanelerde çalışıyorlar. Özel güvenlik görevlisi olabilmek için en az ilköğretim mezunu olmak şartı varken, çalışanlar içinde lise mezunları çoğunluğu oluşturuyor. Ancak, işsizlikle yüz yüze kalan üniversite mezunlarının da özel güvenlik görevlisi olduğu biliniyor.

5188 sayılı ‘Özel Güvenlik Yasası’, bir önceki yasayla ‘özel güvenliği işyerlerinin serbest iradesine’ bırakıyor. Yasa, güvenliğin silahlı olup olmayacağını işverenin istemine bırakırken, silah taşıma yetkisine sahip güvenlik görevlilerinin en az lise mezunu olması şartı koyuyor.

‘Arada kalıyoruz’
Çalışma koşulları hakkında bilgi aldığımız özel güvenlik çalışanları, işyeri ile vatandaş arasında kaldıklarını, çalışma saatlerinin düzensizliğinden ötürü normal bir yaşam sürdüremediklerini ve iş güvencesinden yoksun olduklarını belirtirken, ücretlerinin yetersiz olduğunu ve bir işyerinde 850 TL olan maaşın yeni sözleşme ile 650 TL’ye indirilmesi gibi örneklerin de yaşandığını ekliyorlar.

Güvenlik görevlisi olmanın zorunluluktan ve vasıfsız olmaktan tercih edildiğini söyleyen çalışanlar, bir gün bir otelde çalışırken taşeron firmanın bir anda çalışanı başka bir yere örneğin bir siteye gönderebildiğini ve çalışanların sürekli olarak bu baskı ile yaşadıklarını vurguluyorlar.

Özel güvenliğin uyguladığı şiddette, işverenlerin çalışanlara dönük işten çıkarma tehdidinin etkili olduğunu, çoğu çalışanın ‘göze girmek’ için bu yola başvurduğunu ancak bunun da bir mazeret olamayacağını belirten özel güvenlikçiler, eğitimsiz olmanın da insanlara dönük şiddeti arttıran diğer bir faktör olduğunu söylüyorlar. Çalışanlar, haklarını aramak için herhangi bir örgütlenme olanağının olmadığının da altını çizdiler.

Özel güvenliğin ‘sicili’
Özel güvenlikçilerin çalışma koşulları, sık karşılaşılır hale gelen özel güvenlik terörünün giderek artacağını gösteriyor. Geçtiğimiz Ekim ayında İzmit’te Carrefour Alışveriş Merkezi’nde, ekonomik krizi protesto eden Halkevleri üyeleri gözaltına alınırken, yaşananları görüntülemek isteyen gazeteciler, özel güvenlikçilerin saldırısına uğramıştı. Yine, Hacettepe Üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde özel güvenlik, masa açan öğrencilere saldırmıştı. Geçtiğimiz Temmuz ayında da Bodrum’daki bir konserde, engelli bir vatandaş sürüklenerek konser alanının dışına çıkarılmıştı. Haziran ayında ise, Bursa’da özel bir hastanede üç özel güvenlik görevlisi hasta yakınına saldırdı. 2008 yılında, Cevahir Alışveriş Merkezi’nde bir güvenlik görevlisi küçük bir kızı kapkaççı olduğunu iddia ederek feci şekilde dövmüştü.

(soL – Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.