Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kardemir’de açlık grevi başladı

Uzun süredir çeşitli eylemlerle sesini duyurmaya çalışan Kardemir işçileri Karabük’te şehir merkezinde açlık grevine başladılar.

Yayın Tarihi: 30.11.2010 , 10:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Mayıs ayından beri Çelik İş ile Türk Metal Sen arasında yetki çekişmesi nedeni ile işten çıkartmaların yaşandığı Kardemir’de Pazar günü işten çıkartmaların duracağı sözü verilmesine rağmen 30 kişi daha işten çıkarıldı. İşçiler “işten çıkartmalarin durdurulması ve atılanların geri alınması” talebi ile şehir merkezinde açlık grevine başladılar.

Son olarak Türk Metal Sen’den bayram öncesi işten çıkartmaların durdurulacağı şeklinde bir söz alındığı ve bu nedenle eylemlere ara verildiği söylenmesine rağmen geçtiğimiz Pazar günü 30 kişinin daha işine son verildi. Bunun üzerine dün yaklaşık 50 kişilik bir grup şehir merkezinden Valilik binasına gelerek binanın karşısında toplanıp açlık grevine başladıklarını duyurdular. İşçiler adına sendika yetkilileri gün boyu Valilik ve emniyetle diğer yandan da kendilerine çadır kurmak için bir yer verilmesi talebiyle Belediye Başkanı ile görüştüler. İşçiler talepleri karşılanmadan geri dönmeyeceklerini ifade ederken polisin işçi kitlesinden çok dışarıdan gelen insanların desteğinden rahatsız olması dikkat çekti.

Belediye ve Valilik’le bütün gün süren görüşmelere rağmen akşam 21:00'e kadar hiçbir somut sonuç alınamadı ve Türk Metal Yetkilisi Şahin Dikilitaş eylemin amacına ulaştığını söyleyerek işçilere dağılmalarını önerdi. Somut bir çözüm olmadan ayrılmayacaklarını söyleyerek direnen işçiler ise polis ablukasıyla başbaşa kaldılar. Birkaç saat süren gergin bekleyişten sonra Karabük minibüs duraklarının yanında çadır kurulmasına izin verildi. Emniyet Güçlerinin ise eylemi izlemeye ve destek vermeye gelen insanlardan rahatsız olması ve “aranızda PKK’lılar var” şeklinde telkinlerde bulunması dikkat çekti. Görüştüğümüz işçiler işten çıkartmalar duruncaya ve atılanlar geri alınıncaya kadar eyleme devam edeceklerini söylerken “Biz ekmeğimiz peşindeyiz, bu fabrikayı yıllarca büyüten bizdik, rekor düzeyde kârlar yapmasını sağlayan bizlerdik. Şimdi ne hakla kapının önüne koyuyorlar” şeklinde konuştular. İşçiler çadırlarında halaylar çekerek, türküler söyleyerek eylemlerini sürdürüyorlar.

Kardemir’de ne oldu?
1994-95 döneminde SHP-DYP hükümeti döneminde önce kapatılacak denilen, sonra Karabük halkının tepkisi sonucu sözde “halka arz” yöntemi ile özelleştirilen Karabük Demir Çelik İşletmeleri’nde (Kardemir) 15 senedir huzursuzluk hiç bitmedi. Son yıllarda AKP'ye yakınlığı ile tanınan iş adamlarından Mutullah Yolbulan’ın yönetim kurulunda ağırlık kazandığı Kardemir’de son gelinen noktada işveren iki sendikanın yetki kavgasında yaşananları bahane ederek devlet işletmesi döneminden kalan bütün hakları elden aldığı gibi, bir yandan da işçilerin işine son veriyor. İşveren diğer yandan daha ucuza çalıştırmak ve taşeron şartlarına işletmeyi daha uyumlu hale getirmek üzere yeni işçi alıyor. Şu anda işletmeye 1000 civarı yeni işçi alındığı tahmin edilirken Mayıs ayından beri atılanların sayısı 200’ü geçti. Sözde işçilerinde temsil hakkı bulunduğu AŞ yapısında işçi temsilcisi olarak Çelik İş’in delege ve yöneticileri görev alıyor. Fakat işçilerin bir çoğuna sorulduğunda Çelik İş’i sendika değil patron olarak görüyor. Çelik İş Şube Yönetimi geçtiğimiz hafta istifa ederken sendika genel kurula hazırlanıyor. Yetki döneminin sona ermesi ile beraber işten çıkartılanların arasına Çelik İş’i destekleyenler, memur statüsünde çalışanlar ve güvenlik görevlileri de girmeye başladı. Fabrikada bir muhbir ağı kurulduğu ve işadamı Yolbulan hakkında konuştuğu duyulan herkesin işine son verildiği de iddia edilenler arasında.

Kardemir’de yaşanan gelişmelerde 1995’te özelleştirmeyi savunan kimi yerel siyasetçilerin bugün milletvekilliği hesapları içinde sözde “halka arz” modeline gönderme yaparak “Kardemir yeniden halkın olacak” şeklinde söylemlerde bulunması da dikkat çekiyor. Bunlardan en ilginç örnek o yıllarda DYP’de olan şu an ise CHP Safranbolu İlçe Başkanlığı’nı yürüten Mustafa Eren. Diğer yandan yakın zamanda Karabük’ü ziyareti sırasında CHP milletvekili Bayram Meral’in öfkeli işçi kalabalığına sakin olmalarını önermesi ve fabrikanın hisse yapısı hakkında “bu işletmenin kimlere nasıl peşkeş çekildiğini biliyoruz” gibi söylemlerde bulunduğu görüldü. Özelleştirmeye kökten karşı çıkmayan bu tip politikacıların tuturduğu bu söylemler patronu işçi atmaya kışkırtmaktan başka hiçbir işe yaramazken, solun yeterince güçlenemediği bir kentte özelleştirmenin asıl suçlu olduğunu söylemeye çalışanların sesi ise cılız kalıyor. Kardemir’de yaşanan gelişmeler anlamında bir diğer ilginç nokta da 1995’te İdare Mahkemesine açılan dava sonucu özelleştirmenin yasadışı ilan edilmiş ve Danıştay’ın bunu onaylamış olması. Dava başvurusunu yapan o dönemin İşçi Partisi İl Başkanı ve aynı zamanda Kardemir işçisi olan Ali Açıkgöz ise mahkemenin kararından sonra işten çıkartılmıştı.

(soL-Karabük)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.