Sayfa yolu
İtfaiye işçilerinin direnişi devam ediyor
Yayın Tarihi: 24.01.2010 , 20:48 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Saraçhane Parkı’nda direnişlerini sürdüren itfaiye işçilerinin nöbet tuttukları demokrasi çadırına saldırarak birçok işçiyi yaralayan güvenlik ekiplerinin son müdahalesi, işçilerin ısınmak için kullandıkları soba ve yakacakları, getirilen erzakları yağmalamak oldu. Ertesi gün yoğun kar yağışına rağmen tekrar Saraçhane Parkı’ nda bir araya gelen işçilere TKP üyeleri ile DİSK’e bağlı EMEKLİ-SEN üyeleri bir destek ziyareti gerçekleştirdi.
“Direne Direne Kazanacağız”, “İtfaiye Yanıyor Topbaş Bakıyor” sloganlarının atıldığı Saraçhane Parkı’nda itfaiye işçileri, 25 Ocak Pazartesi günü saat 10.00’ da Taksim’ de yapılacak basın açıklamasının ardından 50 itfaiye işçisinin açlık grevine başlayacağını ifade ederek, yapılan müdahalelerin kendilerini yıldıramayacağını, direnişlerine sonuna kadar devam edeceklerini dile getirdiler.
Görüşlerini aldığımız İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanı ve Belediye Sen 1 No'lu Şube Temsilcisi Hüseyin Yıldız, bu sürecin nasıl başladığına ve bu duruma nasıl gelindiğine dair görüşlerini dile getirdi. “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Bim-taş belediye şirketine alınan itfaiye işçilerini, Çalışma Bakanlığı’ndan da yetki alarak sendikalaştırdık” diyen Yıldız, Büyükşehir Belediyesi’nin bu durumu hazmedemediğini ve sözleşmeleri imzalamadığını ifade etti. Bu süreçte Zahid Akman’ın başında bulunduğu Lapis-Marko isimli temizlik şirketine itfaiye hizmetlerini devreden Kadir Topbaş’ın, Bim-Taş’ a bağlı 939 itfaiye işçisini tasfiye etmek istediğini ve bu duruma tepki gösterdiklerini ifade eden Yıldız, ”İlk tepkimizi ortaya koyduğumuzda polis terörüyle karşılaştık. O günden beri tepkimizi haykırıyoruz, sonuna kadar da haklarımız için mücadele edeceğiz” dedi.
Son günlerde ‘Avrupa başkenti İstanbul, kültür beşiği’ diye yaygaralarda bulunan Kadir Topbaş’ın ne kadar demokratik olduğunu gösterebilmek için bir demokrasi çadırı kurduklarını, bu çadıra saldırıların ve baskıların devam ettiğini ifade eden Yıldız, “Direniş devam etti, müdahalelerin ardından tekrar burada bir araya geldik. Hem İstanbul halkının can ve mal güvenliği, hem canını ortaya koyan itfaiye işçilerinin güvenceli çalışma talepleri söz konusu iken bu mücadeleden vazgeçmemiz mümkün değildir” diye konuştu.
Büyükşehir Belediyesi ile yapılan görüşmelere ve işçilere uyguladıkları baskılarla mücadeleyi nasıl kırmak istediklerine değinen Yıldız, “Büyükşehir Belediyesi ile görüşme yaptığımızda taşeron işçisi olmayacağımızı, atılacaksak da iş feshinin yapılması gerektiğini söyledik ancak bu yerine getirilmedi. Biz de direniş yolunu seçtik ve bu direnişi kırmak isteyen Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, İtfaiye Daire Başkanlığı'nın çavuşları, onbaşıları itfaiye birimlerindeki odaları sorgu odalarına çevirdiler. Arkadaşlarımızı zorlayarak, haklarını aldıklarını, yasal hiçbir haklarının kalmadığını ve herhangi bir talep için başvurmayacaklarını belirten evraklar imzalattılar” diye konuştu. Böylesine insanlık dışı bir baskı uygulayan Büyükşehir Belediyesi’nin son marifetinin ise direniş alanına gelen zabıta ekiplerine sobayı, erzakları yağmalatmak olduğunu belirten Yıldız, “Taksim’deki eylemimizden ötürü ve soğuk hava koşulları nedeniyle 3 arkadaşımız nöbetteyken, elliye yakın zabıta ekipleri gelerek halkımızın, kitle örgütlerinin getirdikleri erzakları, yakacakları yağmaladılar, sobamızı götürdüler” diyerek olay anını anlattı.
Hem bu saldırıları protesto etmek, hem de Ankara’da Tekel işçilerinin ve itfaiye işçilerinin taleplerinin yerine getirilmesi için açlık grevine başlayacaklarını belirten Yıldız, “Açlık grevinin ardından belediye geri adım atmazsa mücadelemize devam edeceğimiz, kararlıyız, mücadele programımızı da çıkarttık, pratik sokak eylemlikleri ile direnişimize devam edeceğiz. Bu eylemlerle de keşke burada sadece nöbet tutsalardı dedirteceğiz” diye konuştu.
“Ezilen tüm halkların, baskıya uğrayanların, taşeronların ve sistem tarafından mağdur edilen herkesin birleşik eylemlerde örgütlenmesine ihtiyacımız var. Bu yanan ateşin harlanarak, ülkenin dört bir yanında duyarlılığa, örgütlülüğe, mücadeleye dönüşmesini istiyoruz” diyen Yıldız, haklarını talep eden işçilerin asla özür dilemeyeceğini, asıl özür dilemesi gerekenlerin hırsızların, bu ülkeyi yağmalayanların, işçinin emeğine el koyanların, kıdem tazminatını özlük hakkını aldı diye evrak imzalatanların olduğunu belirtti.
Önümüzdeki günlerde Kadir Topbaş’ ın Zahid Akman ile beraber 10 bin personel üzerinden 80 trilyonluk ihale sürecine gireceğine değinen Yıldız, “Bu sürece yeni hırsızlıklarla devam edecekler, izin vermeyeceğiz. Topbaş, kendi kurduğu tezgahların altında kaldı, kalmaya da devam edecek. Oyunlarını bozana kadar biz mücadele edeceğiz” diye konuştu.
Görüşlerini aldığımız İtfaiye işçilerinden Bekir ise, ısınmak için yaktıkları sobanın ateşine dahi tahammül edemeyen Topbaş’ ın, işçilerin giderek artan mücadele ateşlerini asla söndüremeyeceğini ifade etti. Taksim Gümüşsuyu’ ndaki Türk–İş Bölge Müdürlüğü’ nde Pazartesi günü açlık grevine başlayacaklarını belirten itfaiye işçisi Bekir, “Pazartesi 10:00 da başlayıp, Çarşamba 12:00 de açlık grevini bitireceğiz. Bu eylemliklerimiz devam edecek ve direnişimizle onlara geri adım attıracağımızı düşünüyoruz” diye konuştu.
Saraçhane Parkı’ nda direnişlerine devam eden itfaiye işçilerine destek amacıyla bir ziyaret gerçekleştiren Emekli–Sen üyeleri adına görüşlerini aldığımız, Emekli-Sen Kartal Şube Başkanı Emir Babakuş ise, hükümet tarafından uygulanan özelleştirme politikalarının bu düzeye geleceğini emekçilerin, emeklilerin ve emekten yana siyasi hareketlerin haykırdığını söyleyerek, “Bu sürecin acı meyvelerini görüyoruz. Ancak, işçi sınıfı örgütlenip siyasi iktidara alana kadar bu mücadele devam edecektir, bu mücadelenin bir parçası olan itfaiye işçilerine destek olmak önemli bir adımdır” diye konuştu.
(soL - İstanbul)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.