Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hırsıza hırsız demek "ahlaksızlık"mış

Özelleştirme politikalarından sorumlu olanlara "hırsız" ve "çeteci" suçlaması mahkemeye takıldı. Konuya ilişkin hazırlanan rapor ve halkın imzasına açılan bir paragraflık metin genel ahlaka ve adaba aykırı bulundu!

Yayın Tarihi: 20.05.2010 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:09

Türkiye'de herkes birbirini "çeteci", "darbeci", "terörist" diye suçlarken, hırsızlıkla itham edilen özelleştirmeci hükümetleri devlet koruma altına aldı. Türkiye Komünist Partisi'nin özelleştirme politikalarının sorumlusu siyasetçi ve bürokratlara dönük "en büyük çete" nitelemesi içeren bir imza metnine mahkemeden el koyma kararı çıkarıldı!

Bir süredir "Halkın İşini ve Ekmeğini Çalanlardan Hesap Sorma Zamanı" başlığıyla sürdürülmekte olan özelleştirme karşıtı kampanya, 1 Mayıs'tan sonra türlü engellerle karşılaşmaya başladı. Bazı kentlerde polis çalışmaya müdahale ederken, valilikler afiş ve pankartları yasaklamaya kalktı. Kırşehir'de ise valilik başvurusunun ardından konuya ilişkin bütün Türkiye'de sürdürülmekte olan imza kampanyası metni ve çeşitli uzmanlarca konuya ilişkin hazırlanan rapora mahkemece el kondu.

İhtimal ki, suç işlenecek!
Kırşehir Sulh Ceza Mahkemesi'nin verdiği kararda "dağıtımı yapılması istenen el ilanlarında kamu kurum ve kuruluşlarıyla kamu kurumunda görev yapan kişiler hakkında suç teşkil edecek ibarelerin bulunma ihtimali" gerekçe gösterildi. El koyma kararına hemen itiraz eden avukatlar "bir siyasi partinin faaliyetlerinin bu gerekçe ile engellenemeyeceği"ni ileri sürerken, kararın Siyasi Partiler Kanunu'nun 78. maddeye dayandırılmasının anlaşılmaz olduğunu söylediler. Bu madde, "siyasi partillerin faaliyetlerinin genel ahlak ve adaba uygun olması gerektiği"ne işaret ediyor.

Hangisi ahlaksızlık?
Bir grup TEKEL işçisi ve Türkiye Komünist Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, 13 Nisan'da, 12 Eylül'den bu yana ülkeyi idare eden yöneticiler hakkında "örgütlü olarak anayasayı ihlal" ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunmuş, çok sayıda hukukçu, iktisatçı ve sendikacı tarafından hazırlanan özelleştirmeyle ilgili bir rapor bu suç duyurusunda kullanılmıştı.

Raporda özelleştirme politikalarının içyüzü ve sonuçları bütün açıklığıyla anlatılırken, bu politikaları kararlaştıran ve icra eden bütün hükümet ve bürokratların işlediği suçlar bir bir ortaya konuyordu.

Bu suçun etkilediği, mağdur duruma düşürdüğü toplumsal kesimleri konunun takipçisi olmaya davet eden imza metni ve bilimsel bir raporun "genel ahlak ve adaba aykırı"lıkla damgalanıp "suç ihtimali" üzerinden toplatılması şaşkınlık yaratırken, Türkiye Komünist Partisi'nden "bu işin peşini bırakmayacağız, daha etkili araçlar geliştireceğiz" açıklaması geldi.

Parti Genel Merkezi'nden verilen bilgiye göre, yasaklama kararı, Türkiye'nin bütün kentlerinde "imza masaları" açmak için valiliklere başvurulmasıyla yaşanan telaş ve paniğin ardından çıktı. Bazı emniyet müdürlükleri "hırsız", "çete" gibi ifadelerden rahatsız olduklarını açıkça dillendirirken, valiliklerde uzun değerlendirme toplantıları yapıldı. İstanbul gibi kimi kentlerde "imza masaları"na izin çıkmasına karşın, Kırşehir'deki mahkeme kararı ile birlikte, "imza metni" genel ahlak ve adaba uygun bulunmayarak yasaklandı.

Yeni imza metni
"Hırsıza hırsız demeye devam edeceğiz" diyen TKP yönetimi, bir yandan mahkemeye itirazda bulunurken, öte yandan konuya ilişkin yeni dava başvurularında bulunmaya hazırlanıyor. Ancak parti yetkililerine göre asıl hedef halkın bu meseleye sahip çkması. Bu nedenle yeni bir imza metni hazırlayan TKP yönetimi, bütün Türkiye'de ay sonunda geniş katılımlı toplantılar organize ediyor.

Genel ahlaka ve adaba aykırı bulunan imza metni yerine kullanılacak metin ise şöyle:

"25 yıl boyunca özelleştirmeler yoluyla, açılan davaları, yargı kararlarını ve halkın taleplerini hiçe sayarak, halkımızı ve ülkemizi zarara uğratan sorumluların tamamından ve özellikle bugüne kadar yapılan özelleştirmelerin yüzde 80'inden fazlasını gerçekleştiren AKP hükümetlerinden hesap sorulmasını istiyorum.

Zonguldak madenlerinde taşeron emrinde can verenlerin, hastane kapılarında ölüme terk edilenlerin, dershane parası yüzünden intihar edenlerin, işsizliğe daha fazla katlanamayıp canına kıyanların ve bu ülkede yaşayan milyonlarca emekçinin yaşadıklarının hesabının sorulmasını talep ediyorum.

Halkın işini ve ekmeğini çalanların yakasını bırakmayacağımı ilan ediyorum!"
(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.