Sayfa yolu
"Fazla mesai işsizliği arttırıyor"
Yayın Tarihi: 30.04.2010 , 10:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası, 1 Mayıs’ın ortaya çıkmasına yol açan ‘8 saatlik iş günü’ mücadelesi ekseninde, Türkiye çalışma sürelerinin uzamasını ele alan bir rapor hazırladı. Türkiye’de çalışma sürelerinin yasalarla belirlenmesine rağmen aşılmasının sık sık yaşanan bir uygulama olduğu ifade edilen raporda, Türkiye’de çalışma sürelerinin son yirmi yılda arttığına dikkat çekildi.
Türkiye’de haftalık çalışma süresinin 45 saat olarak tanımlandığı belirtilen raporda şu ifadeler yer alıyor: ''Oysa Türkiye'de fiili çalışma süreleri, özellikle de özel sektör işçileri açısından yasal üst sınırın çok daha üstünde gerçekleşebilmektedir. Son 20 yılda haftalık fiili çalışma sürelerinde ciddi bir artış yaşanmıştır. 50 saatten fazla çalışanların ücretliler içindeki payı giderek artmıştır. Öyle ki 1988'de haftada ortalama 50 saatten fazla çalışanların tüm ücretliler içindeki payı yüzde 28,9 iken bu oran 1999'a gelindiğinde yüzde 37,6'ya, 2008'e gelindiğinde ise yüzde 46,6'ya yükselmiştir. Yani bugün itibarıyla Türkiye'de yaklaşık olarak her iki emekçiden biri yasal üst sınırın üzerinde haftalık çalışma süreleri ile çalıştırılmaktadır.
1989'dan 2008'e gelindiğinde, haftada 50 ila 59 saat arasında çalışanların oranı yüzde 13,4'den yüzde 17,7'ye, haftada 60 ila 71 saat arasında çalışanların oranı yüzde 10,5'den yüzde 19,3'e, haftada 72 saatten fazla çalışanların oranı ise yüzde 5'den yüzde 9,6'ya yükselmiştir. Böylece son 20 yılda emekçilerin çalışma süreleri kayda değer oranda artmış, uzun çalışma süreleri adeta bir kural haline gelmiş, emekçilerin dinlenmeye ve çalışma dışı yaşama ayırdıkları süre kısalmıştır.''
Fazla çalışma neo – liberal politikaların ürünü
12 Eylül’den bu yana uygulanan neo-liberal politikaların çalışma sürelerinin artmasında etkili olduğu vurgulanan raporda, özelleştirmelerin, kamunun işçi istihdamındaki payının gerilemesinin, taşeronlaştırmanın, özel sektördeki hukuka aykırı düzenlemelerin teşvik edilmesinin çalışma süresinin uzamasında etkili olduğu belirtildi.
Raporda ayrıca, çalışma sürelerinin uzamasının işçilerin gelirlerine yansımadığı vurgulanırken, 2006’da brüt asgari ücret 531 Lira iken emekçilerin yüzde 50’sinin aylık brüt ücretinin 698 Liranın altında olmasının, Türkiye’de ücretlerin düşük olma nedenlerinin en açık göstergelerinden biri olduğu ifade edildi.
Fazla mesailerin ücretlendirilmemesine dikkat çekilerek, ''Dolayısıyla haftada kaç saat çalışırsa çalışsın aynı ücreti alan emekçiler açısından fazla çalışmalar gelirde bir artışa değil daha fazla sömürüye ve yoksulluğa yol açmaktadır. Fazla mesaileri standart saat ücreti üzerinden ödenen emekçiler ise ancak gerçek ücretlerindeki gerilemeyi kısmen telafi edebilmektedir, bir başka deyişle emekçiler aynı miktarda ücreti, daha çok çalışarak kazanmak durumunda kalmaktadır. Bu durumda çalışma sürelerindeki artış, emekçilere daha fazla sömürü ve yaşamaya ayrılan daha az zaman olarak geri dönmektedir. Çoğu zaman emekçiler, gönüllü olarak değil zorunlu olarak yasal üst sınırın üzerinde çalışmak durumunda kalmaktadır.
Her iki durumda da kazançlı çıkanlar işverenler olmaktadır. Fazla mesai ücreti ödemeyen, işçiler ne kadar süre çalışırsa çalışsın aynı ücreti ödeyen işverenler, yasal sınırı aşan çalışmaları bedavaya getirmektedir. Örneğin işçilerini haftada 60 saat çalıştıran ancak işçilerine sadece asgari ücret ödeyen bir işveren, bir işçiyi haftada 15 saat ücretsiz çalıştırmakta, çalıştırdığı her üç işçi başına haftada 45 saat ücretsiz çalışma elde etmektedir. 45 saat ise İş Kanunu'na göre haftalık çalışma süresine eşit olduğu için, bu işveren üç işçisine dört işçinin yapacağı işi yaptırmakta ve her üç işçide bir işçi 'kara' geçmektedir. Böylece işveren işçilerini yasaya uygun çalıştırması durumunda çalıştırmak zorunda kalacağı dördüncü işçiye ödeyeceği ücret, sigorta primi ve benzeri harcamalardan, üç işçiyi dört işçilik çalıştırarak tasarruf etmektedir” denildi.
Hükümet her şeyin farkında
Rapora göre, yasalarda belirtilen çalışma süresi uygulandığı takdirde, fazla mesai yerine istihdam edilebilecek kişi sayısı: 1 milyon 778 bin 444. 2009’daki işsiz sayısının 3 milyon 471 bin, işsizlik oranının da yüzde 14 olduğu dikkate alındığında, fazla mesailere son verilmesi işsiz sayısında ciddi bir azalmaya yol açacak.
Raporun sonuç bölümünde yer alan ifadeler şu şekilde:
''-Günlük en fazla sekiz saat çalışma hakkı gasp edilmekte ve günlük çalışma sürelerinin tespiti işverenlerin inisiyatifine terk edilmektedir.
-Türkiye'de fiili çalışma süreleri hızla artmaktadır. İş Yasası gereği haftalık ortalama çalışma süresi en fazla 50,2 saat iken Türkiye'de emekçilerin yaklaşık yarısı bu sürenin üzerinde çalışmaktadır. Bu durum emekçilerin çalışma dışı yaşama ve dinlenmeye daha az zaman ayırmasına, emekçilerin sağlığının bozulmasına ve işçilerin daha fazla sömürülmesine yol açtığı gibi işsizliği de artırmaktadır.
-Türkiye, çalışma sürelerinin hızla artmasıyla adeta 19. yüzyılın vahşi çalışma koşullarına geri dönmekte, işçilerin güneşin doğuşundan batışına kadar çalıştırılmasına müsaade eden mecelle hükümleri uygulamada vücut bulmaktadır.
-Esasında hükümet de bu durumun farkındadır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde Türkiye'deki emek sömürüsünün varlığını bizzat dile getirmiş, TOBB üyelerine 'birer işçi istihdam edin' telkininde bulunmuştur. Hükümet, işverenlerden 'işçi istihdam edin' diye ricacı olmak yerine, işverenlerin yasal çalışma sürelerine uymasını sağladığı takdirde işverenler zaten yeni işçi istihdam etmek zorunda kalacaktır.
-Türkiye'de haftalık çalışma süresinin üst sınırını aşan toplam çalışma süresi 80 milyon 30 bin saattir ve bu süre 1 milyon 778 bin işçinin daha istihdam edilmesini engellemektedir.
-Hükümetin yasal sorumluluğunu acilen yerine getirmesi, yasal çalışma sürelerine riayet edilmesi için tutarlı ve zorlayıcı bir politika izlemesi, etkin denetim ve cezalar yoluyla çalışma sürelerinin yasal sınırlar içinde kalmasını sağlaması gerekmektedir.''
(soL – Haber Merkezi)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.