Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

‘Ekmeğim, namusumdur’

Muğla’da enerji ve maden işçileri, özelleştirmeye karşı mücadeleyi sürdürüyor. “Babalarımızın ve dedelerimizin vergileriyle yapılan bu kurumu, çocuklarımıza devretmek istiyoruz” diyen işçiler, yürütülen çalışmaları soL’a anlattı.

Yayın Tarihi: 21.09.2013 , 13:59 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:02

Deniz Ali Gür - soL

Muğla’daki enerji ve maden işçilerinin özelleştirmeye karşı verdiği mücadele, Resmi Gazete’de yayımlanan ilanla birlikte çok daha önemli hale geldi. Kemerköy, Yatağan ve Yeniköy santralleri ile Güney Ege Linyit İşletmeleri’nin (GELİ) satışının, 2016 yılı sonuna kadar tamamlanmasını öngören hükümete karşı, Ege halkı, direnişi büyütüyor.

Özelleştirme sürecine karşı ortak hareket eden Tes-İş ve Maden-İş sendikalarının Yatağan şubeleri, imza toplamak ve bildiri dağıtmakla başlattıkları çalışmaları, direniş çadırlarına taşıdı. Çalışmalar yalnızca Muğla Merkez’e de sıkışmıyor. Yatağan’da, Bodrum’da, Marmaris’te, Milas’ta bildiriler dağıtılıyor, imza toplanıyor. Yıllardır özelleştirme için gelen yetkilileri bölgeden kovan enerji ve maden işçilerine, Muğla halkı da destek veriyor.

Enerji ve maden işçileri, yaşanan süreci ve yaptıkları çalışmaları soL’a anlattı.

‘Kararlıyız, sattırmayacağız’
Tes-İş Sendikası üyesi, enerji işçisi Ülfet Öter, 2000 yılında da özelleştirme konusunda bir deneme yapıldığını belirterek, “Alıcı firmalar bile belli olmuştu. Karşı durmuş ve işlemi engellemiştik. Bugün de aynı kararlılıkla karşı duruyoruz” diyor.

Halkı bilgilendirme yönündeki çalışmaları anlatan Öter, günde yaklaşık 2 bin 500 imza toplandığına dikkat çekerek, şunları söylüyor: “Muğla’nın nüfusu, biliyorsunuz, 60 bin civarında. İlçeleri de dahil edersek, şu ana kadar 70 bine yakın imza topladık.”

Ülfet Öter de tüm enerji ve maden işçileri gibi, çok kararlı kurum satılmayacak. Kararlılığını ve kurumun neden satılmamasını gerektiğini şu sözlerle anlatıyor: “Sattırmayacağız. Bu kurumdan, devlet ciddi ölçüde kâr ediyor. Babalarımız ve dedelerimizin vergileriyle yapılan bu kurumu, çocuklarımıza devretmek istiyoruz.”

‘Bizi de sermayeye sunuyorlar’
Maden-İş Sendikası üyesi Nazan Özbey, özelleştirmeye ilişkin “Bizi de varlık satışının içine koyarak, sermayeye sunuyorlar” diyor. KİT’lere girmeden önce, bu kurumları ülkenin sırtında kambur olarak gördüğünü, işçilerin çalışmadığını düşündüğünü söyleyen Özbey, çalışmaya başlayınca böyle olmadığını gördüğünü sözlerine ekliyor.

Fikir Kulüpleri Federasyonu’nun (FKF) işçilere verdiği desteğe de değinen Özbey, “Ben onları gördükten sonra bir şeylerin değişeceğine inanıyorum” diyor ve FKF’lilere bakışını şu sözlerle özetliyor: “Açıkçası bu durumlar yaşanmadan önce, bu öğrencilere farklı bir gözle bakıyordum. Çocuklarımı da bu konuda uyarıyordum. Ama bu çalışmada FKF’den gençleri tanıdığıma çok memnun oldum. Bir anne olarak gözlemledim. Hiçbir beklentileri olmadan, özveriyle çalışıyorlar.”

Nazan Özbey, özelleştirmeye karşı mücadeledeki kararlılığını şöyle anlatıyor: “Ben bir işçiyim, bir kadınım ve her şeyden önce, ben bir anneyim. Yapılacak özelleştirme nedeniyle çocuğuma yansıyacak bir sıkıntı yaşarsam, can yakarım. Ekmeğim benim namusumdur.”

Yatağan kara duman altında
Yatağan Termik Santrali’nde dün bir arıza meydana geldi ve bacadan yükselen siyah dumanlar, bölgenin üzerini kapladı. Bacadan çıkan siyah kül bulutları ilçede panik yaratırken, santral yetkilileri meydana gelen arızaya ilişkin şunları söyledi: “Arızayı gidererek, üniteyi yeniden devreye aldık. Şimdi de elektro filtreleri devreye alabilmemiz için fuel-oil ile ateşleme yaptığımızdan dolayı, bir müddet daha bu görüntü yaşanacak.” Ortaya çıkan arıza, ilçede, “özelleştirme için zemin mi yaratıyorlar” sorularına neden oldu.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.