Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

"16 Mart'ta katleden de aklayan da devlettir"

Bugün 16 Mart... 33 yıl önce Beyazıt'ta katledilenleri anmak üzere bugün yine aynı yerde eylemler düzenlendi. ÇHD tarafından düzenlenen ilk eylemde, temsili mahkeme kuruldu. Öğrenciler de katliamı lanetleyen bir eylem düzenlediler.

Yayın Tarihi: 16.03.2011 , 18:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

16 Mart 1978 tarihinde, Beyazıt Meydanında 7 devrimci öğrenci arkadaşımızı katledildi. Bugün Beyazıt meydanı çok sayıda eyleme tanıklık etti.

ÇHD mahkeme kurdu
Çağdaş Hukukçular Derneği'nin (ÇHD) bugün öğle saatlerinde Beyazıt'ta yaptığı eylemde, "ölüm emrini verenleri, tetiği çekenleri, onları aklayanları, ve hepsini doğuran, besleyen, büyüten, kullanıp terfi ettiren karanlığı biliyoruz. O şebekeyi tanıyoruz" denildi.

Katliamda hayatını kaybeten, Hatice Özen, Baki Ekiz, Hamit Akıl, Ahmet Turan Ören, Abdullah Şimşek, Murat Kurt ve Cemil Sönmez’in anıldığı eylemde, bu katliamın faili meçhul olmadığı vurgulandı ve şöyle denildi: "Bu karanlık, faili meçhul bir karanlık değildir. Bütün bunlar daha az sömürü, daha çok özgürlük için ayağa kalkan halka diz çöktürmek içindir."

Katliamda kullanılan bombaların ordu malı, Amerikan modeli, kontrgerilla depolarından gelme olduğu, bombaları veren yüzbaşının Mehmet Ali Çeviker olduğu belirtildi. ÇHD açıklamasında katliamın önceden bilindiği kaydedilerek şöyle denildi:

"Bilgi notlarını imha edip öğrencileri katliam alanına yönlendiren polis, katliamın ortağıdır. Katliamdan sonra faşist katilleri kovalayan bazı polislere “dur” emri veren şefin adı bellidir. Reşat Altay’ı tanıyoruz. Gazi Katliamı sırasında İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü, Hrant Dink’in katledilmesi sırasında ise Trabzon Emniyet Müdürüdür. Tesadüfe bakın.

Katliam emrini veren de alanlar da bellidir. Alparslan Türkeş’i, Orhan Çakıroğlu’nu, Kazım Ayaydın’ı, Mehmet Gül’ü, Ahmet Hamdi Paksoy’u, Hamit Akyüz’ü ve Sıddık Polat’ı, tanıyoruz. MHP ve Ülkü Ocaklarına doğrudan bağlı bu kişiler ya hiç yargılanmadı, ya beraat ettirildi, ya az ceza almaları sağlandı. Sonra dava düşürüldü, benzer birçok olayda olduğu gibi bütün failler korundu ve cezasız bırakıldı.

Bütün bunlar Sabahattin Ali’den 6 – 7 Eylül’e, oradan Gazi’ye, Şemdinli’ye ve Hrant Dink suikastına uzayan isli bir zincire ait halkalardır. Bu nedenle Kontrgerilla ve Özel Harp, düne veya hatırlanmayan bir geçmişe değil bugüne ve yarına ait bir sorundur.

Biz halkız. Kimseden adalet dilenmiyoruz. Biz o karanlığı ve halka karşı suç işleyen bütün katilleri yargıladık, vicdanımızda mahkum ettik.

16 Mart, kanlı küçük et parçaları gibi hala Beyazıt’ta, İstanbul Üniversitesi duvarına yapışmış durmaktadır. Toplumsal belleğin silinmesine izin vermeyeceğiz. Sorumlulardan hesap soruluncaya, kontrgerilla gerçekten ve tamamen tasfiye edilinceye kadar, yılmadan mücadele etmeye devam edeceğiz."

Yapılan eylemde açıklamanın ardından temsili bir mahkeme kuruldu. Mahkemede 16 Mart davası için hazırlanan iddianameden parçalar okundu.

Öğrenciler de eylem yaptı
ÇHD'nin eyleminden sonra öğrenciler de bir protesto gösterisi düzenledi.

İstanbul Üniversitesi ana kapı önünde biraraya gelen öğrenciler, Beyazıt ve Halepçe katliamlarını kınamak için bir basın açıklaması düzenledi. Öğrenciler, 33 yıl önce Beyazıt meydanında 7 devrimci öğrencinin bombalarla katledilmesini ve 16 Mart 1988'de Halepçe'de halka karşı kimyasal silahların kullanılmasını protesto ettiler.

Yapılan açıklamada, Beyazıt katliamının üniversitelerde devrimci mücadeleyi engelleyemeyen iktidarın öğrencileri sindirmeye ve yabancılaştırmaya dönük ilk katliam olduuğu vurgulandı. Katliamın faillerinin devlet tarafından korunduğunu ve olayın halen örtbas edilmeye çalışıldığını belirten öğrenciler, ''ileri demokrasi'' yalanını ortaya atan AKP'nin de icraatlarıyla, 16 Mart'ta devrimcileri katleden zihniyetin temsilcisi olduğunu ve oynanan demokrasi oyununu bozacaklarını ilan ettiler.

Öğrenciler, Halepçe katliamının emperyalistlerin ve onların bölgedeki işbirliklikçilerinin ürünü olduğunu belirterek bu emperyalist işbirliğinin derhal parçalanması gerektiğini ve bu uğurda mücadele eden halkların kazanacağını ifade ettiler.

Eylemde ''Katil devlet hesap verecek'', ''Beyazıt faşizme mezar olacak'', ''Üniversiteler bizimdir bizimle özgürleşecek'', ''AKP defol üniversiteler bizimdir'' sloganları atıldı. Eyleme, Eğitim-Sen ve 78'liler Girişimi'nden de katılım olduğu gözlendi.

Daha sonra aynı alanda Gençlik Federasyonu da Beyazıt katliamını kınamak üzere bir eylem gerçekleştirdi.

(soL-Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.