Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

"Zaman ayarlı" operasyon protesto edilecek

Samsun'da Halkevleri, Öğrenci Kolektifleri ve Liseli Genç Umut üyelerine yapılan polis operasyon bugün İstiklal Caddesi'nde protesto edilecek.

Yayın Tarihi: 09.06.2010 , 15:11 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

İstanbul Halkevleri ve Öğrenci Kolektifleri'nin çağrısıyla Samsun'da 1 Haziran günü yapılan polis operasyonu protesto edilecek. Operasyonda 11 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 4'ü tutuklanmıştı.

Saat 18.45'te başlayacak olan eylem için Taksim Tramvay Durağı'nda toplanılarak, İstiklal Caddesi boyunca yürüyüş yapılacak. Tutuklananların serbest bırakılması için Galatasaray Lisesi önünde saat 19.15'te basın açıklaması okunacak. Eyleme bir çok demokratik kitle örgütü ve sendika temsilcisi, aydınlar, sanatçılar da destek veriyor.

Halkevleri'nden açıklama

Halkevleri konuyla ilgili açıklamasında, "Karadeniz AKP terörüne teslim olmayacak!" dedi. Halkevleri'nin açıklaması şöyle:

Samsun’da Halkevleri üyesi ve üniversite öğrencisi toplam 11 kişinin gözaltına alındığı ve 4’ünün tutuklandığı operasyon AKP hükümetinin faşist-otoriter yüzünü bir kez daha açığa çıkarmıştır. AKP iktidarının sermayeden, faşizmden, gericilikten, emperyalistlerden yana olduğu bir kez daha açığa çıkmıştır. AKP iktidarının yandaş basınıyla, cemaatleriyle tarikatlarıyla, kolluk kuvvetleriyle nasıl bir demokrasi istediği bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Samsun’da Halkevleri üye ve yöneticilerinin, üniversite ve lise öğrencilerinin maruz kaldığı polis operasyonları yaratmak istedikleri yeni Türkiye’nin nasıl bir şey olduğunu göstermesi açısından ibret vericidir.

“Zaman ayarlı” operasyon

Halkevleri uzun zamandır iktidar yanlısı medyanın yalan ve iftira dolu saldırılarına maruz kalmaktadır. Ancak bu sefer Samsun Halkevi hakkındaki yalan ve iftiraların bir tezgahın parçası olduğu ortaya çıktı. 26 Mayıs’ta Zaman gazetesinde Halkevi üyelerinin “terör örgütü operasyonlarında gözaltına alındığı” yalan haberinden sonra 1 Haziran’da sabaha karşı evlerinin kapıları kırılarak yapılan polis operasyonlarıyla Samsun Halkevi başkanı Halil Mert dahil 11 kişi gözaltına alınmıştır. Zaman gazetesi, Samsun Halkevi üyelerine yapılacak baskını önceden bilmiştir.

Basın desteği, uydurma iddialar ve delil olmayan delillerle, akla hayale gelmedik uydurma polis fezlekeleriyle Samsun Halkevi başkanımız dahil dört kişi tutuklanmıştır. Deniz, Mahir posterleri bulundurmak, 1 Mayıs’a katılmak, künyeli yasal dergi ve kitap okumak, yasal meşru eylem hazırlıkları için bez ve flama almak üzerine telefon konuşmaları yapmak delil olarak gösterilmiştir.

Yandaş medya tutuklamalar sonrasında da görevini sürdürmektedir. Tutuklanan 17 yaşındaki bir gencin annesinin ağzından yalan haberler yazılmaktadır. Oğlunun tutuklanmasındaki hukuksuzluğu, haksızlığı eleştiren bir annenin duygularına bile tahammül edemeyen yandaş medya, annenin, oğlunu ve Samsun Halkevi’ni suçladığını yazabilmektedir.

“Suç”umuzu biliyoruz
Neden, bütün faaliyetleri, kimlikleri, etkinleri açık yasal ve meşru olan örgütümüzün üye ve yöneticileri hakkında gizlilik kararı verilen bir soruşturma sürdürülmektedir? Neden Samsun Halkevi hedef alınmaktadır? Neden üniversite ve lise öğrencileri sabah evleri basılarak gözaltına alınmaktadır?

Halkevleri bütün Türkiye’de olduğu gibi Karadeniz’de de halkın hak ve çıkarları doğrultusunda mücadelesini sürdürmektedir. Karadeniz son yıllarda bir yağma ve talan saldırısı altındadır. AKP hükümetinin, her derenin başına kurmak istediği yüzlerce Hidro Elektrik Santral (HES) yağmacıların iştahını artırmıştır. Karadeniz’de AKP iktidarında derinleşen yoksulluk ve işsizlik ayakları altındaki toprağı kaydırmaktadır.

Doğanın, Karadeniz’in o güzelim yeşilinin tahrip edilmesi için yapılan bu büyük saldırıya karşı bütün Karadeniz halkı ayaktadır. İsyandadır. AKP hükümeti bu isyanı bastırmak için “korku ve dehşet” duygusunu yaymak istemektedir.

Hepimiz “suç”luyuz
Karadenizli Halkevciler suçludur! Çünkü onlar, Giresun’da, İkizdere’de, Tonya’da, Kalkandere’de, Uzundere’de, Şavşat’ta, Macahel’de doğal yaşamı olduğu gibi kültürel yaşamı da şekillendiren Karadeniz derelerinin yağma ve talan projeleriyle yok edilmesine karşı durdular.

Karadenizli Halkevciler suçludur! Çünkü onlar, derelerin suyun özelleştirilmesine, alınıp satılmasına karşı çıktılar.

Karadenizli Halkevciler suçludur! Çünkü onlar, kumsalıyla balıklarıyla ünlü Samsun-Dereköy sahilinin akaryakıt dolum tesisi yapılarak katledilmesini istemediler.

Karadenizli Halkevciler suçludur! Çünkü onlar, Sinop-Gerze’yi çöle çevirecek olan termik santralin yapılmasına karşı geldiler.
Karadenizli Halkevciler suçludur! Çünkü onlar, Karadeniz köylüsünün temel geçim kaynaklarından olan çayın ve fındığın üç kuruş paraya köylünün elinden alınmasına karşı durdular.

Karadenizli Halkevciler suçludur! Çünkü onlar, “Karadeniz Kararmasın” diyerek bölgelerindeki kanser vakalarına dikkat çekip ücretsiz kanser tedavisi ve kanser hastanesi istediler.

Karadenizli üniversiteliler de suçludur! Çünkü Öğrenci Kolektifleri, Filistin halkıyla olan dayanışmalarını “van münit” şovlarıyla değil, İsrail elçisini Trabzon’dan kovarak göstermişlerdir.

Karadenizli üniversiteliler suçludur! Çünkü Öğrenci Kolektifleri’nden öğrenciler, “Okumuş insan halkının yanındadır” diyerek yaz aylarını yoksul mahallelerdeki Halkevleri’nde öğretmenlik yapmaya gelmişlerdir.

Dişe diş mücadeleyle eğitimi daha fazla piyasalaştırmaya çalışan AKP’nin önüne geçen, masa başında yapılan planları sokakta bozan, harç zamlarını geri aldıran, üniversitelerini ve geleceklerini, sermayeye-AKP’ye teslim etmeyen üniversiteliler suçların en büyüğünü işlemişlerdir.

Türkiye’deki bütün Halkevciler suçludur. Halkın eğitim, sağlık hakkına sahip çıktıkları için suçludurlar.

Biliyoruz ki, Türkiye’nin birçok yerinde kentsel yağma projelerini durdurmak, sermaye projelerine taş koymak hedef olmak için yeterlidir.

Biliyoruz ki, Ankara’da, İstanbul’da ulaşım zamları karşısında yerel yöneticileri köşeye sıkıştırmak, hatta geri adım attırmak en büyük “suç”lardan biridir. Bu suçları en çok işleyen Halkevciler’in ve öğrencilerin, başbakan tarafından “Bunlar milleten değil, illetten yana” diye hedef gösterilmesi, “bunlar komünist” söylemlerine sarılmaları hedef alınacağımız saldırının içeriğini önceden açık etmişti.

Halkın hakları mücadelesinin örgütü Halkevleri yukarıda yazılı suçları işlemeye devam edecektir. Evet biz örgütüz, halkın hak mücadelelerinin örgütüyüz. Böyle olmaya da devam edeceğiz.

Varsın AKP devletin tepelerini işgal etmiş olsun… Biz ülkenin en güzel topraklarında, yoksul mahallelerinde, en güzel kampuslarında konuşlandık. Ağaçlarımızı diktik, suladık. Köklerini güçlendirdik, hazırlandık. Buyurun gelin. Geri çekilmeyeceğiz, aksine yeni topraklara ağaç dikmeye gideceğiz.

Halkın hakları mücadelesi durdurulamayacak…Emeğin güvencesizleştirilmesine, temel hizmetlerin piyasalaşmasına, toprağın ve suyun sermayenin hizmetine sunulmasına karşı her yerde karşınıza çıkacağız. Bilesiniz bir halk örgütüne saldıran, halka saldırmıştır karşısında halkı bulur. Bizleri hapse atsanız da sesimizden, bilincimizden, isyanımızdan kurtulamayacaksınız! Çünkü siz nereye giderseniz, bu isyan sizi kovalayacak…Biz buradayız, biz her yerdeyiz. Halkın hakları mücadelesi her yerde. Arkadaşlarımızı sizin zindanlarınızdan söküp alacak olan da halkın hakları mücadelemizdir, isyanımızdır.

Halkevciler olarak Samsun’da Adana’da tutuklanan arkadaşlarımıza, halkın hakları mücadelesine sahip çıktığımızı göstermek için tüm dostlarımızla beraber sesimizi yükseltiyoruz. Yapacağımız yürüyüş ve basın açıklamasında sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

(soL- Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.