TKP Van örgütü: Sorumluluğumuz 10 kat arttı

Türkiye Komünist Partisi Van İl Örgütü, depremin ardından yaşananlarla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada "Asıl işimizin 'artık Van’da işimiz bitti' diyerek gideceklerin ardından başlayacağının bilincindeyiz" denildi.
Perşembe, 27 Ekim 2011 22:56

TKP'nin Sesi gazetesinin son sayısında yer alan açıklama şu şekilde:

"Çabamız, depremin insanlık değerlerini de yıkmaması için

Van’da, yaşadığımız, çalıştığımız, konuştuğumuz her şey otuz saniye içinde değişti. Gözümüzün önünde yıkılan binaların yarattığı korku ve acıya parti üyelerimizden haber almaya çalışmanın getirdiği “ya kaybettiysek” sancısı eklendi.

Van il örgütümüz hiçbir üyesini depreme kurban vermedi, ama tek bir üyesi bile hayatta kalmış olmanın sevincini on saniyeden fazla sürdürmedi. Kriz tanımının yerine kaosun geçtiği, yardımın yerine kendi terk etme telaşının başladığı, artçı depremlerin devam ettiği ve artık kışın kara yüzünü gösterdiği Van’da partimizin görev ve sorumlulukları on kat daha arttı. Parti binamız ağır hasar gördüğünden “her yer parti binası” dedik ve çalışmaya koyulduk. Depremin ilk saatlerinde gerek basındaki gerek kentteki bilgi kirliliğine hapsolmamak için öncelikle merkezde keşifler yaptık. Çok kısa zaman içinde Erciş’teki sağlıkçı yoldaşlarımızdan aldığımız bilgilerle buradaki durumun vahametini anladık. Ancak kötü haberler Erciş’le de sınırlı kalmadı. Köylerde çalışan öğretmen yoldaşlarımız durumu gözyaşları içinde aktarıyorlardı. Aslında Van merkezi depremden şimdilik ucuz kurtulmuş, Erciş’in çok katlı binaları katliam alanlarına dönmüş, köyler ise kendi kaderlerine terk edilmişlerdi.

Doğa olaylarının artık birer katlima dönüştüğü ülkemizde, önceki deneyimlerimizden bu işin sadece ölümle sınırlı kalmayacağını, hayatta kalanların ölmekten beter hale geldiğini biliyorduk. Sorun sadece insani ihtiyaçların ne kadarının karşılandığından da ibaret değil. Bölgede belli bir ağırlığı olan cemaat ve tarikatlere gün doğmuş olmalıydı. Meseleden ticari çıkar sağlamaya çalışacak simsarların çoktan yola düşmüş olduklarını tahmin etmek zor değildi. Devletin bıraktığı boşluğun bu güçlerce doldurulması “geride kalanlar” için ayrı bir felaketti.

Partimizin Van Depremi Dayanışma Komisyonunu kurmasıyla da birlikte, her şeyi yerinde görmek amacıyla üç koldan çalışmalara başladık. Van merkezinde Belediye ve KESK şubeler platformu ile dayanışma içerisine girdik. Sağlıkçı arkadaşlarımız mesaileri dışında çadırlarda bulunan hastalara yardımcı oldular. Elimize ulaşan ilk yardım paketlerini evsiz kalan insanlara ulaştırdık. Aynı gün bir ekibimiz deprem hattı üzerindeki köylere ulaştı. Bu köylerin kendi kaderi ile baş başa bırakılma hallerinin depremden iki gün sonrada devam ettiğini gördük. Kayıtlarımızı aldık ve bir kez daha geleceğimiz köylerin listesini tutuk. Çevre illerden gelen üniversiteli yoldaşlarımızın da bulunduğu bir minübüs ise Erciş’e yola çıktı. Erciş’te çadırların ilçede belli bir çevreye dağıtıldığını, onun dışındaki insanların uzun kuyruklarda olduklarını gördük. Asıl önemlisi kurtarma ekiplerinin çok geciktiği Erciş’te, birkaç nokta dışında enkazlardan ümidin kesilmesiydi. Artık enkaz üstündeki çalışmalar görüntüden bir an önce kurtulmaya odaklanmıştı. Erciş’teki yoldaşlarımız yanlarında bulunan kumanyaları, çocuk mamalarını ve battaniyeleri bir noktada merkezileştirdiler ve dağıtımı bu noktadan devam ettirdiler.

Van il örgütü olarak, elimizde olan imkanları, tüm bölgelerden gelmeye başlayan yoldaşlarımızın ve dostlarımızın katkılarını doğrudan adrese, yani köylere, Erciş’te tespit etiğimiz evlere, Van’da çadırımıza başvuran herkese ulaştırmaya çalışıyoruz.

Asıl işimizin ise “artık Van’da işimiz bitti “diyerek gideceklerin ardından başlayacağının bilincindeyiz. Acılarımızı ortaklaştırdıkça silmeyi de becereğimize güveniyoruz.

TKP Van İl Örgütü
26 Ekim 2011 Çarşamba"

(soL - Haber Merkezi)