Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

TKP’li öğrencilerden “Altın’cı filoya” tepki

Altın Madencileri Derneği Başkanı Muhterem Köse’nin Çukurova Üniversitesi’nde verdiği altın madenciliği seminerine TKP’li öğrencilerden tepki geldi.

Yayın Tarihi: 19.03.2010 , 13:22 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Salı günü Çukurova Üniversitesi’nde Altın Madencileri Derneği başkanı Muhterem Köse’nin de katılımı ile gerçekleşen altın madenciliği seminerine öğrenciler tepki gösterdi.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan TKP’li Öğrenciler, “Altın madenciliği semineri bizlere bir kez daha gösterdi ki ülkemizin doğal kaynaklarına göz diken yerli ve yabancı sermayenin bu talanı gerçekleştirmek ve kârlarına kâr katabilmek için yapmayacakları iş, söylemeyecekleri yalan bulunmuyor” dediler. Emperyalist tekellerin yerli işbirlikçileriyle kol kola verip yeni bir cephe açtıklarını söyleyen öğrenciler, açıklamalarında “Bu cephe sonuna kadar piyasacı, sonuna kadar işbirlikçi bir cephedir. Tayyip beyin damatları, rengi yeşile çalan sermaye gurupları, AKP nin gerici akademik kadroları, Kanadalılar, ABD’liler, Almanlar, gözünü para bürümüş liboşlar hepsi aynı gemiye binmiş kamu kuruluşlarını talan etmenin, ülkenin kaynaklarını ceplerine indirmenin, pastadan daha fazla kâr almanın peşine düşmüşler” ifadelerine yer verdiler. TKP’li öğrenciler tüm yurtseverleri “ 'ALTIN'cı filoyu ve yalanlarını defetmek için kamuculuk zihniyetini ve toplumcu mühendisliği yükseltmeye” çağırırken, açıklamalarında altın madencilerinin yalanlarına karşı kendi cevaplarını sundular.

TKP’li öğrencilerin açıklamasında altın madencilerinin altı yalanı ve öğrencilerin bunlara verdikleri cevaplar şöyle yer aldı:

Madencilerin yalanları ve gerçekler
1) “Türkiye’nin altın çağı için altın madenciliğine yabancı sermayenin teşvik edilmesi lazım.”
Kuşkusuz tüm madenlerin olduğu gibi altın madenciliğinin de ekonomi açısından stratejik önemi vardır. Ama gerçekten ülkenin ve halkın yararı düşünülüyorsa , arama çıkarma ve bütün diğer işlerin devlet eliyle yapılması gerekmektedir. İktisadi olarak ülkenin kaynaklarının uluslar arası tekeller tarafından işlenmesi ülkeyi kalkındırmak yerine sermayeye bağımlı hale getirir.
2)“Devlet üretim yapmayı başaramıyor. İşlettiği kurumlar zarar ediyor.”
Devlet kurumları üretim yaparken öncelikli amaçları kar etmek değil halkın ihtiyaçlarını karşılamaktır. Kaldı ki üretim sürecinde olan devlet kurumlarının bir çoğu kar ediyor.Bu asılsız söylemler özelleştirme politikalarının halk gözünde meşrulaştırmak içindir.
3)“Altın madenciliği ile ilgisi olmayan insanlar altın madenciliği sempozyumuna davet ediliyorlar’’
2009’un Şubat ayında altın madenciliği sempozyumu değil altın politikaları sempozyumu yapılmıştır. Konu altın politikaları olduğu için konuşmacılar altın madencisi olması gibi bir zorunluluk saçmalık olacaktır.
Sempozyumun sonuç bildirisi okunacak olursa bu sempozyumda karşı çıkılan altın madenciliği değil bu stratejik kaynağımızın birkaç para babası arasında paylaşılmasıdır. Bizce altın madenciliği kamu eliyle ve toplumun çıkarına kullanılmalıdır.
4)“AKP iktidarının başa gelmesi şirketimize (Koza altın ) herhangi bir artı sunmamıştır.”
Koza'ya AKP'nin en büyük kıyağı 2009 yılının Şubat ayında KDV tebliğinde yaptığı değişiklikler oldu. Yapılan değişiklikle altın, gümüş gibi kıymetli maden çıkaran şirketlerin, yurtiçine satışta üretimde ödedikleri KDV’nin tamamını vergiden indirebilmesinin yolu açıldı. Yapılan bu değişiklik, borsanın değer kaybettiği bir dönemde Koza'nın hisselerinin tavan yapmasına neden oldu. Koza, iktidar sayesinde değerini bir kez daha katlamış oldu.
Yaklaşık 5 yıldır madencilik alanında faaliyet gösteren bir firmanın elinde yüzün üzerinde maden arama ruhsatının bulunması az rastlanır bir olay. Koza şu anda Bergama’dan Artvin’e, Kaz Dağlarından Gümüşhane’ye kadar geniş alanda değerli maden arayabilir.Gördüğümüz kadarıyla Koza'nın sırrı iktidar ve cemaat ilişkileri. Koza iktidar desteğiyle sermayesini büyütüyor. Koza'nın önünü açmak için doğa katliamlarına göz yuman, yarattığı spekülasyonlarla tüyü bitmemiş yetimin hakkını Koza'ya aktaran iktidarı düşününce Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Tekel işçilerine söylediği “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmem” sözleri oldukça manidar oluyor.
5)“Kamu işletmelerinde mühendisi dövüyorlar, bu yüzden özelleştirilmeler uygulansın”
Bu söz AKP milletvekili aday adayı olup, fakat milletvekili olamayıp Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı yapılan Adem Ersoy tarafından söylenmiştir.
İşin doğrusu şudur ki özelleştirmeler Türkiye’ye büyük zararlar getirmiştir
İstihdam gerilemiş ve buna ek olarak düşük ücretlerle, sosyal güvenceden yoksun,adeta boğaz tokluğuna işçi çalıştırılmaya başlanmıştır.
Yatırım ve verimin azaldığı görülmektedir.Bu kurumlarda verimlilik değil kâr artmıştır.
Birçok özelleştirmeler de yolsuzluk iddiaları ve soruşturmalar vardır. (2003 yılında Koza'nın piyasa değeri 20 milyon dolar iken 2009 yılı sonuna gelindiğinde 625 milyon dolara çıktı.Acaba çalışılarak mı kazanıldı bu paralar sorusunu da akla getirmektedir.)
Devlet vergi gelirlerinin artmadığı tam tersine azaldığı bir gerçektir.Bir örnek olarak,2002 yılında özelleştirilmeden önceki yılda en fazla kurumlar vergisi ödeyenler sıralamasında bulunan Petrol Ofisi özelleştirildikten sonra hiç vergi ödememiştir.Bu durum diğer özelleştirilmiş kurumlar içinde geçerli olmaktadır.Yani AKP özel şirketlere kıyak çekerken devlet kurumlarını zarar ediyormuş gibi göstermektedir.
6)“Altın madenciliğinde devlete çok büyük kâr bırakıyoruz”
Özel şirketlerin işlettiği madenlerden devlete kalan kar %2-4 oranındadır.
Diğer tüm vergiler vatandaşların tamamının ödemek zorunda olduğu vergilerdir. Ayrıca büyük şirketler özel yasalarla birçok vergiden de muaf tutulmaktadır.
Alınan vergilerde kamu yararına değil teşvik kredileri adı altında sermaye gruplarının çıkarları için kullanılmaktadır.
Belediye ye verilen paylar ise yine şirketlerin talan ettiği kamu mallarının ancak bir kısmının karşılığıdır.”

Öğrenciler altın madencilerinin iddialarına verdikleri yanıtların ardından açıklamalarında her yurttaşın hak sahibi olduğu madenlerin her türlü sömürü ve talana karşı korunmasının önemli bir sorumluluk olduğunu ifade ederek, “Gerçek sahibi halkımız olan yenilenemez ve tükenme özelliğinden dolayı gelecek nesillerinde hak sahibi olduğu tüm stratejik madenlerimiz kamu eliyle ve kamu yararı gözetilerek işletilmelidir” dediler.
(soL-Adana)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.