Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sosyalistlerin Meclisi: Yeni anayasa dinci, işbirlikçi ve totaliter rejimin taçlandırılması olacak!

Sosyalistlerin Meclisi 10 Şubat Pazar günü Ankara’da yaptığı toplantının sonuç metnini açıkladı. Gündeme ilişkin önemli açıklamaların yer aldığı metinde, yeni anayasanın AKP iktidarının yarattığı dinci, işbirlikçi ve totaliter rejimin taçlandırılması anlamına geleceğine dikkat çekti.

Yayın Tarihi: 14.02.2013 , 10:58 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:51

Sosyalistlerin Meclisi bu ayki toplantısında AKP’nin yeni anayasa çalışmalarına hız vermesini, İmralı görüşmelerini, Patriot füzelerini ve Tunus’ta yaşanan siyasi cinayeti değerlendirdi.

Sosyalistlerin Meclisi’nin toplantı sonrası yayınladığı basın bildirisinde şu ifadeler yer aldı:

Yeni Anayasa AKP iktidarının yarattığı dinci, işbirlikçi ve totaliter rejimin taçlandırılması anlamına gelecektir.

Sosyalistlerin Meclisi 10 Şubat 2013'te Ankara'da toplanmış, Kürt sorununda gelinen “müzakere süreci” ve NATO'nun Patriot füzelerinin ülkemize yerleştirilmesi başlıkları ele alınmış, Tunus'ta yaşanan siyasi cinayet hakkında Korkut Boratav bir sunum yapmış, Barış Derneği faaliyetleri hakkında bilgi paylaşılmıştır.

Sosyalistlerin Meclisi Tunuslu avukat, marksist siyasetçi ve Demokrat Yurtseverler Hareketi lideri Şükrü Beleyid'in katledilmesini üzüntüyle karşılamaktadır. Sosyalistlerin Meclisi cinayetteki sorumluluğu açık olan Selefilerle içiçe Müslüman Kardeşler iktidarını şiddetle kınamakta, Beleyid'e sahip çıkarak hareketlenen Tunus emekçileri ve aydınlarıyla dayanışmasını ilan etmektedir.

Sosyalistlerin Meclisi Kürt sorununda başlayan müzakere sürecinin yaşanan ölümleri dindirme olasılığını ciddiye almakla birlikte, bu sürece ilişkin kaygılarını tüm kamuoyuyla paylaşmayı gerekli bulmaktadır.

AKP iktidarının bu başlıkta “akan kanı durdurmak” diye özetlenebilecek bir insani duyuyla hareket etmediği açık olmalıdır. Henüz ortada somut pek az adım olmasına karşın “çözüm”ün bir yandan Ortadoğu'daki gelişmeler, diğer yandan da Anayasa tartışmalarıyla bağlantılandırılması tartışmanın insani düzlemle sınırlandırılmasının olanaksız olduğunu çoktan kanıtlamıştır.

“Kürt barışını” ve bu barışı güvence altına alacak koşulların oluşturulması, Ortadoğu'da Kürt hareketlerinin AKP ile paralel ve dolayısıyla emperyalist planlamalara uyumlu bir biçimde davranmalarına bağlanmak istenmektedir. Çeşitli kesimlerce sık sık tekrarlanan “Kürt sorununu çözen bir Türkiye'nin bölgesel güç olacağı” tezi, AKP iktidarının Suriye'de izlediği kışkırtıcı politikalar, Türkiye'nin NATO üyeliği, bölgedeki artan İslamcılaşma gibi faktörler hatırlandığında ürkütücüdür.

Yine müzakerelerin ilerlemesiyle Anayasa arasında kurulan bağlantı da dikkat çekicidir. Anayasa tartışmalarının çeşitli yönleri ayrıca ele alınmayı gerektirse de, işin özeti bellidir: Yeni Anayasa AKP iktidarının yarattığı dinci, işbirlikçi, otoriter ve totaliter rejimin taçlandırılması anlamına gelecektir. Türkiye'nin bu yolla tarihsel olarak geriletilmesi hiçbir biçimde meşru görülemez, bir pazarlık konusu olamaz. Kürt sorunu yeni Anayasayı ve AKP gericiliğini aklamak için kullanılamaz.

Bir diğer kaygı kaynağı, demokratikleşme olarak kamuoyuna sunulan “yerelleşme”, “yerel yönetimlerin güçlendirilmesi” gibi perspektif ve projelerin sermayenin yağma politikalarını büsbütün serbest bırakacak piyasacı bir anlam taşıyor olmalarıdır.

Sosyalistlerin Meclisi Kürt sorununun yalnızca kültürel/siyasi haklar zemininde ele alınarak çözülemeyeceğini, sorunun son derece girift bir niteliğe sahip olduğunu düşünmekte ve Türkiye kapitalizminin metropollerdeki Kürt emekçileri için doğurduğu özel sorunlarla ancak sınıfsal ve sosyalist bir bakış açısıyla hesaplaşılabileceğini vurgulamaktadır.

Sosyalistlerin Meclisi şu anki müzakere sürecinin ülkemizde milliyetçi dil ve yaklaşımları beslemesinden de kaygılıdır, sosyalist ve sınıf eksenli bir yaklaşımın ve bu yaklaşımın her tür milliyetçi veya ulusal-etnik referansı bertaraf eden kendine ait dilinin geliştirilmesi gerektiğini düşünmektedir.

Sosyalistlerin Meclisi bu doğrultuda önümüzdeki süreçte yoğunlaşması beklenen Anayasa tartışmaları da dahil olmak üzere üstüne düşen görevler olduğunun bilincindedir.

Sosyalistlerin Meclisi ülkemize NATO tarafından Patriot füzelerinin yerleştirilmesini ve şu füzelerle beraber NATO askerlerinin konuşlandırılmasını bölgemizdeki gerginlikleri körükleyen, savaş olasılığını besleyen bir gelişme olarak değerlendirmektedir. Bu adımların mevcut Anayasal düzenlemelerle ve uluslararası hukukla da çeliştiği açık ve kesindir.

Sosyalistlerin Meclisi bu başlıkta çalışmalarını derinleştirmeyi bir gereklilik olarak görmekte, yaşanan oldubittiyi kabul etmeyerek bir mücadele konusu olarak değerlendirmekte, hükümetin Patriotlar konusunda TBMM'yi devre dışı bırakmasının ise bir Anayasa ihlali olduğunun altını çizmektedir.

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.