ODTÜ'de 2 Aralık 1977 anması

ODTÜ'lüler, 2 Aralık 1977'de Rektörlük binasından açılan yaylım ateşi sonucu ölen ve yaralanan arkadaşlarını unutmadılar. ODTÜ'nün direniş geleneğinde önemli bir yere sahip Hasan Tan boykotu, öğrenciler, akademisyenler ve mezunlar tarafından yeniden hatırlatıldı.
Cumartesi, 03 Aralık 2011 00:05

ODTÜ'de gerçekleştirilen 2 Aralık anması saygı duruşuyla başladı. ilk konuşmayı yapan Mezunlar Derneği Başkanı Himmet Şahin söze o günlerin genel siyasi atmosferini anlatarak başladı. Üniversite gençliği üzerinde artan baskılardan ODTÜ'lü gençlerin de nasibini aldığını, Hasan Tan'ı rektör atayarak devrimci öğrenciler üzerindeki faşist baskıları arttırmayı amaçladıklarını ancak özgürlüğe ve bilimin üstünlüğüne inanan ODTÜ'nün bu faşist militanları üniversiteden mücadeleleri sonucunda kovmayı başardıklarını ve bugün hala ODTÜ'lülerin bu ilkelerine sahip çıktıklarını belirtti ve 2 Aralık anmasına katılan tüm üniversite bileşenlerine teşekkür etti.

Ardından söz alan Rektör Yardımcısı Nevzat Özgüven ODTÜ'nün her dönem toplumsal sorunlara duyarlı olmasının üniversitenin kimliği ve kültürü olduğunu, bunun için ağır bedeller ödendiğini, o yıllarda yapılan sistematik dış müdahalelerin bu kimliği yok etmeye yetmediğini söyledi. Bilgiyi üreten üniversitelerin bu bilgiyi toplumun refahı için halka sunmasının bir görev olduğunu belirten Özgüven, hayatlarını kaybeden devrimci öğrencileri saygıyla andığını bir daha böyle olayların üniversitelerde tekrarlanmamasını dilediğini ekledi.

'Ya onlar cehenneme çevirecekler, ya biz bahar getireceğiz'
TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı ise bugün anmada TMMOB Başkanı sıfatının dışında 2 Aralık'ta ODTÜ de olan biri olarak bulunduğunu, devrim mücadelesinde hayatlarını kaybeden arkadaşlarını andığını belirterek başladı. "Hasan Tan ODTÜ'ye rektör olamaz diyen ODTÜ'lüler bir kavganın içine girdiler" diyen Soğancı, Ertuğrul Karakaya'yla, İbrahim Baloğlu'yla aynı yurtta, odada kaldığını, bu devrimci öğrencilerin verdikleri mücadelenin üniversite mücadelelerinin geneline ışık tuttuğunu vurgulayan Soğancı, "Ya onlar bu ülkeyi cehenneme çevirirler ya da biz bu ülkeye baharı getiririz" diyerek Türkiye halklarının özgürlüğü ve eşitliği için verilen mücadeleyi selamlayarak konuşmasını bitirdi.

Dönemin Profesörlerinden Yakup Kepenek o günlerde tüm ODTÜ bileşenlerinin sapasağlam durabildiğini söyleyerek söze başladı. Hasan Tan rektör olduğunda eğitim elemanlarından 838 not cetveli doldurulması beklendiğini ve yapılan boykot çağrısıyla 828 kişinin bu boykota katıldığını söyledi.Böyle bir birlik bütünlükle hareket edildiğini ve mücadele eden tüm öğrencileri saygıyla selamladı.

Anmada konuşma yapan ODTÜ öğrencilerinden Mehmet Ali Çelik de tüm devrimcileri en derin devrimci duygularıyla selamladığını söyleyerek söze başladı.O dönem milliyetçi cephe hükümetlerinin ve emperyalizmin ODTÜ'de Hasan Tan'la somutlandığını, bugün de yürütülen mücadelede sosyalist öğrencilerin karşısına bir şer odağı konacaksa bunun AKP den başka birşey olamayacağını söyledi. Üniversitede mücadele veren öğrencilere yapılan baskılara değindikten sonra Hopa Tutuklusu ODTÜ'lü 3 öğrenci arkadaşları için örgütledikleri haftadan bahsedip 9 Aralıkta'ki duruşmada herkesi Adliye önünde beklediklerini belirten bir çağrıyla konuşmasını bitirdi.

Anılan devrmcilerin fotoğraflarını taşıyanlar isimlerini yüksek sesle tek tek söyleyip “burada” denerek etkinliğe son verildi.

2 Aralık 1977'de ne olmuştu?
ODTÜ'de, 2 Aralık katliamına giden yol, aslında 1977 yılında Milliyetçi Cephe hükümetinin göreve gelmesiyle başlamıştı. .Mütevelli Heyeti Hasan Tan’ı ODTÜ'ye rektör olarak atayınca, öğrencilerin tepkisinin yanı sıra akademisyenler de Hasan Tan görevden alınana kadar öğretime ara verilmesini savunuyor ya da istifa ediyorlardı. "Hasan Tan ODTÜ'ye rektör olamaz!" sloganıyla başlayan ders boykotunun ardından Hasan Tan okulu kapadı yurtları boşalttı.

Bu sıralarda Hasan Tan 400 faşist militanı işçi olarak ODTÜ'ye almıştı. Faşistler ODTÜ'lü akademisyenlerin evlerine bombalı saldırılar düzenleniyor ve baskı kurmaya çalışıyorlardı.

ODTÜ'nün 9 aylık boykot boyunca kaybettiği ilk isim, bugünlerde "A1 Kapısı" olarak bilinen ancak uzun yıllar "Karakaya Kapısı" olarak anılan Eskişehir yolu üzerindeki giriş kapısında jandarma tarafından katledilen ÖTK sözcüsü Ertuğrul Karakaya'ydı. Bunun üzerine Hasan Tan istifa etti ancak ODTÜ'ye işçi olarak alınan faşist militanlardan temizlenememişti.

2 Aralık günü, Rektörlük binasından gelen patlama sesleri üzerine öğrenciler binanın etrafında toplandı. Bu sırada MHP'li militanlar Rektörlük'ün 5. katından öğrencilerin üzerine ateş açtı, 52 öğrenci yaralandı. Yaralanan İbrahim Baloğlu ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

ODTÜ'nün öğrencileri, akademisyen ve çalışanlarıyla verdiği 9 aylık boykotun anısına 9 direkten oluşan bir anıt, öğrencilerin saldırıya uğradıkları yere dikildi. Her yıl ODTÜ Mezunlar Derneği'nin öncülüğünde üniversitenin tüm bileşenleriyle devrimciler burada anılmaktadır.

(soL - Ankara)