Sayfa yolu
Kadınlar "Hayır!" diyor
Yayın Tarihi: 22.08.2010 , 11:26 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Dün öğle saatlerinde Taksim’de toplanan yüzlerce kadın 12 Eylül’de gerçekleşecek referandumda “hayır” oyu vereceklerini bir kez daha dile getirdiler. “Sandığa Git Hayır De!” sloganıyla kadınlar, AKP’nin eşitlik yalanına inanmadıklarını haykırdılar.
Biz de soL ekibi olarak kadınlara, AKP Anayasasına neden “Hayır!” dediklerini sorduk.
Pınar Sağ - Sanatçı
12 Eylül’de, dünden bugüne yaşadığımız acılı, kaygılı ve sancılı süreçte yaşanmışlıkları görmeden var olabilmek, sadece kendi çıkarları peşinde koşan insanları bağlar. İnsan olabilmenin gereği, kimliğini koruyabilmenin ölçüsü elbette “hayır” demekten geçer. Kadın olarak kimliğimizi koruyabilmek için, 12 eylül yaralarının önüne perde çekilmesini engellemek için hayır! Nice kayıpların sorumlusu, infazcıların önüne kalkan olanların gerçeğini yıkmak için hayır! Adam olabilmekse marifet, tarihi kıyımları, zulümleri, bu ülkenin içindeki tüm kardeş hakların yaşadığı eziyetleri unutmadan inadına hayır! Faşizme, sömürüye, AKP’nin anayasasına hayır!
Deniz Özlem Bilgili - ÖDP İstanbul Kadın Koordinatörü
Kadınlar bu anayasa değişikliğinden en fazla zarar görecek olanlardır. AKP Anayasası’nın 10. maddesi ile bir düzenleme yapılmıyor. Bu maddede kadınlar, çocuklarla, gazilerle, engellilerle birlikte korunmaya muhtaçlar kategorisinde ele alınıyorlar. Oysa bütün dünyada da Türkiye’de de nüfusun yarısını oluşturan biz kadınlar muhtaç değil, mağdur değil, eşitiz. AKP 12 Eylül’ün ruhunu taşıyan, 12 Eylül’ün çocuğu olan bir hükümettir. Yapacağı anayasa değişikliği ile sadece kendi iktidarını güçlendirecektir. 12 Eylül nasıl bir dikta ise, AKP de sivil bir dikta olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Biz eşitlikten, özgürlükten, demokrasiden, barıştan, adaletten yana kadınlar, emeğimize, kimliğimize, bedenimize sahip çıkacağız. Bu anayasa referandumunda, 12 Eylül’de iki kere hayır diyeceğiz. Hem 12 Eylül anayasasına hem AKP anayasasına hayır!
Av. Yıldız İmrek - Emek Partisi Kadın Bürosu
İşçi sınıfına yönelik, emekçi kadınlara yönelik önemli saldırılar var. Ekonominin liberalizasyonu için gerekli sendikal örgütlülüğü, işçi sınıfı örgütlülüğünü dağıtma bakımından çok önemli saldırılar bunlar. Bunlardan en önemlisi, aynı iş kolunda birden fazla sendikaya üye olma olanağının getirilmesi ve aynı işyerinden birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılabilmesi. Bu bir özgürlük değil. Çünkü sendikalar sınıfın mücadele örgütleri, herhangi bir sivil toplum örgütü değil. Yani on tanesine birden üye olduğunuzda bu bir örgütlülük gücüne tekabül etmiyor tam tersine toplu iş sözleşmesi süreçlerini, grev süreçlerini ve sınıf mücadelesini baltalamayı ve bunun ortadan kaldırmayı hedefliyor. Bunun örneklerine çok rastladık. Sermayenin bu ihtiyacını çözmek için işçi sınıfının böyle bir talebi olmadığı halde bu getiriliyor. Bir diğer nokta ise, ekonomik ve sosyal konsey. Bu da, emekçi kadınlar açısından son derece tehlikeli. Bununla birlikte, bölgesel asgari ücret ve uzlaşmacı sendikacılık çerçevesinde yandaş sendikacılık, sınıfın daha fazla yani dizginsiz sömürüsü ve bugün bölgesel olarak uygulanan serbest bölgelerin aslında ülke çapında sermaye ve emperyalizm için tam bir sömürü bahçesi haline getirilmesi projesi. Bu nedenle de hayır.
AKP anayasası ayrıca, vesayet kurumlarını ortadan kaldırmıyor tam tersine vesayeti pekiştiriyor. 12 Eylül anayasası asker postalı ile getirilmişti, şimdi bu, halka karşı, halkın serbest oylarıyla, vesayetin, faşist kurumların onaylanması anlamına geliyor. Bu nedenle de anayasaya hayır.
Bir diğeri ise, kadınlar için pozitif ayırımcılık getirildiğine ilişkin yalan. Bu getirilen madde öncelikle bir önceki anayasa değişikliğinden farklı, ondan fazla bir olanak getirmiyor. Sadece “Kadınlar lehine alınacak tedbirler eşitliğe ayrıkı değildir” maddesi getiriyor. Bu, devlete kadınların fiili eşitliğini sağlamak için özel önlemler getirme yükümlüğü yüklemiyor. Yani gerçek anlamıyla bir pozitif ayırımcılık maddesi değil. Bu madde olmasına rağmen devlet fiili eşitlik için hiçbir adım atmayabilir. Bir kurum oluşturmayabilir. Zaten bunu beklemiyoruz. SSGSS yasası ile getirilen değişiklikler tüm emekçiler aleyhine, kadınlar aleyhine sonuçlar doğurdu. Kısaca özgürlük için, eşitlik için, insan hakları için ve kadın hakları için bu anayasaya hayır!
Ferdane Kösedağ - İstanbul Halkevci Kadınlar
Biz Halkevci Kadınlar olarak yıllardır kadın hakları mücadelesi veriyoruz. Ama bu AKP iktidarı, genel olarak kadınların mücadelesini her fırsatta engellemeye çalışıyor. Ama biz onun yasalarını referandum sandığına gidip hayır oylarımızla sandığa gömeceğiz. AKP demek yalan demek, dolan demek, derelerimizi, suyumuzu, toprağımızı, evlerimizi başımıza yıkan bir iktidar demektir. Biz yaşamımız için, haklarımız için, kadın hakları için bu iktidarı sandığa gömmek zorundayız. Bunun için de hayır demeliyiz. AKP iktidarının sembolü Tayyip, Vahdettin’den bile daha hırsız. Vahdettin ülkeyi sattı ve kaçtı. Tayyip kaçmıyor da. Ülkeyi daha ne kadar satacaklar? Neresinden çalacaklarını şaşırmışlar ve artık gözü kara bir şekilde ülkeyi talan ediyorlar. Biz kadınlar olarak, çocuklarımızın geleceğini düşünen anneler olarak, bu anayasaya hep birlikte hayır diyoruz.
Özgü Türk - TKP’li Emekçi Kadınlar
TKP’li kadınlar olarak hayır diyoruz çünkü söz konusu değişiklik önerisi kadınlar açısından tıpkı emekçi halkımız açısından olduğu gibi hiçbir ilericilik barındırmıyor. AKP, Anayasa değişikliği ile “kadınlara pozitif” ayrımcılık getireceğini söylüyor, ancak sekiz yıldır kadınların sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel konumlarında ciddi bir mevzi kaybı olduğunun da üstünü örterek bu değişikliği yapıyor. Sekiz yıllık AKP iktidarı içinde ekonomik krizden ve yoksulluktan en çok etkilenen kesim olan kadınlar olarak, şiddet artık günlük yaşantımızın bir parçası hale gelmiştir. Kadın cinayetleri gazetelerin üçüncü sayfasına sığmamakta iken, gericilik, sadaka kültürü ve kaderci anlayış toplumun dokusuna yer etmiştir ve bunların kadınlar üzerindeki etkisi iki kat fazla olmaktadır. AKP’nin kadınlardan istediği evlerimizde oturup, en az üç çocuğa bakmamız ve toplumu ilgilendiren meselelerde söz söylemememizdir. Böyle düşünmeyen ilerici kadınların sesleri de faşizan yöntemlerle kısılmaya çalışılmaktadır. Bu anayasa değişikliği emperyalizmin talepleri doğrultusunda sermayenin Türkiye’de hiçbir engel tanımadan at koşturmasını amaçladığından toplumun yarısını oluşturan kadınlar için de ciddi bir hak kaybı yaşanacaktır.
Kadınlar açısından ilerici bir anayasa işçi sınıfının çıkarları doğrultusunda hazırlanmış bir anayasa olmalıdır. Bu doğrultuda taleplerimiz bellidir. Her mahallede ücretsiz kreş, çamaşırhane, yemekhane olmalı, ev emekçisi kadınlara sigorta bağlanmalı, kadınların ekonomik, sosyal, siyasal hayata katılımın önünün açılması için gerçekçi tedbirler öngörülmeli, mevcut yasalarda kadınlar lehine kapsamlı değişikliğe gidilmelidir. Medya ve televizyon kanallarında yayınlanan programlar ve diziler başta olmak üzere, ilköğretim ve lise ders kitaplarında kadını aşağılayan, ikinci sınıf konumuna çeken her türlü bilgi kirliliği temizlenmeli ve bu alanda yasal düzenlemeler getirilerek yaptırım uygulanmalıdır. Tüm bu taleplerimizin tam karşısında AKP’nin anayasa değişikliği yer aldığından bu oyuna gelmeyeceğiz.
(soL)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.