Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ankara’da, Dünya’da sınıf mücadelesindeki değişim ve gelişmeler tartışıldı

HDK’nin düzenlediği sempozyumun ikinci oturumunda Dünya’da sınıf mücadelesindeki değişim ve gelişmeler tartışıldı.

Yayın Tarihi: 29.04.2012 , 02:00 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:33

Halkların Demokratik Kongresi’nin Ankara’da düzenlediği Günümüzde Sınıflar ve Sınıf Mücadelesi Sempozyumu’nun ilk bölümü bugün yapıldı. Sempozyuma yarın yapılacak iki oturumla devam edilecek.

Yarınki ilk oturum 10:30-12:10 arasında “Emek ve Meslek Örgütlerinin durumu ve Yeni Arayışlar” başlığıyla yapılacak. İkinci oturumsa 13:00-19:30 arasında “Ülkemizde Emek ve Meslek Örgütleri Mücadelesinin Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlığıyla yapılacak.

Sempozyumun 2. Oturumu “Dünya’da sınıf mücadelesindeki değişim ve gelişmeler” başlığıyla yapıldı. Günay Kubilay’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda Metin Çulhaoğlu, Aydın Çubukçu, Metin Özuğurlu ve Kenan Kalyon konuşmacı olarak yer aldılar.

Çulhaoğlu: “Sınıf mücadelesi emekçilerin verdiği mücadeleden ibaret değil”
Oturumun ilk konuşmasını TKP MK üyesi Metin Çulhaoğlu yaptı. Sınıf mücadelesi denildiği zaman sadece emekçilerin verdiği mücadelelerin akla geldiğini belirten Çulhaoğlu, her dönem sınıf mücadelesi yaşandığına değinerek emekçi sınıfların kabuğuna çekildiği dönemlerde karşı sınıfın saldırısının da sınıf mücadelesi olduğunu belirtti.

Sınıf mücadelelerini sermaye birikim süreçleriyle ilişkilendirilmesi gerektiğini belirten Çulhaoğlu, sınıf mücadelelerinde farklı kategorilerden bahsetti. İlk kategoride büyüyen ekonomilerdeki emekçilerin alttan mücadelesinin başat durumda olduğunu belirten Çulhaoğlu, bu ekonomilerde emekçilerin ofansif ancak ekonomik taleplere odaklanmış mücadelelerinin görüldüğünü belirtti.

İkinci kategoride ise krizdeki ülkelerin yer aldığını belirten Çulhaoğlu, İspanya, Portekiz, Yunanistan gibi ülkelerde krizin derinleştiğini ve sınıf mücadelelerinin arttığına değindi. Sermaye tarafından krizin faturasının emekçilere çıkarılmasına karşın emekçilerin direndiğini belirten Çulhaoğlu, birinci kategorideki ülkelerden farklı olarak bu ülke emekçilerinin kazanımlarını ellerinde tutmak yönünde defansif bir çaba gösterdiğini, bununla birlikte mücadelenin politik nitelikte olduğunu belirtti.

Proleteryanın geleceğinin, esnek çalışma modelleri ve enformal sektörle birlikte nispi ağırlığı giderek artan yeni emekçi kesimlerle nasıl buluşacağına bağlı olduğunu belirten Çulhaoğlu, günümüzde sınıf mücadelelerinin potansiyelinin 19. Ve 20. Yüzyıla göre daha büyük olduğunu söyledi.

Çubukçu: “Siyasi, ekonomik ve ideolojik mücadele bütündür”
İkinci konuşmacı Aydın Çubukçu, sınıf mücadelesinin siyasi, sendikal-ekonomik ve kültürel-ideolojik alanlarda farklı araçlarla yürütüldüğünü belirterek bu alanların birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu söyledi.

Politik mücadelenin canlandırıcı etkisinden bahseden Çubukçu, siyasal sosyalist bilince değindi. Siyasal sosyalist bilincin, karşı sınıfın, işçi sınıfı dışındaki diğer tabakaların ve dünyadaki işçi sınıfı hareketinin bilgisini içerdiğini belirterek bu konuların Bolşevikler’in yayın organlarında işlendiğini söyledi.

Günümüzde kadın ve çevre meseleleriyle birlikte ezilen ve dışlanan sosyal grupların bilgisinin de siyasal sosyal bilincin unsurlarına dahil olduğunu belirten Çubukçu, sosyalist mücadelenin bu unsurları kapsayarak işçi sınıfı mücadelesi ile aralarında bağ kurması gerektiğini söyledi.

Bugün Türkiye’de 10 bine yakın işçinin parça parça ve birbirlerinden habersiz biçimde direnişte olduğunu belirten Çubukçu, siyasi bir çalışmanın bu direnişleri fiziki, siyasi ve ideolojik olarak birleştirmesi gerektiğine değindi. Çubukçu son olarak, dışlanmış kesimler, Kürt Özgürlük Mücadelesi ve İşçi sınıfı arasında bağ kurma görevine değinerek her durumda bu kesimlerin bir araya getirilmesinin yolu olduğunu söyleyerek sözlerini bitirdi.

Özuğurlu: “İşçi olma ve işsiz olma durumları artık iç içe geçti”
Üçüncü konuşmacı Metin Özuğurlu, istihdam biçimleri kadar istihdam tarzına da bakılması gerektiğini, hangi durumda olursa olsun tüm istihdamın güvencesizleşmekte olduğunu belirterek Samir Amin’in Dünya’daki istihdamın yüzde 75’inin güvencesiz durumda olduğu tespitine yer verdi.
Yedek sanayi ordusu meselesinin gündeme alınması gerektiğini söyleyen Özuğurlu, işçi olmak ve işsiz olmak durumlarının artık iç içe geçmiş olduğunu belirtti.

Lenin’in burjuvazinin ilericiliğinin barutunun tükendiği tespitini dile getiren Özuğurlu, burjuvazinin demokrasiyle olan bağının da kopmuş durumda olduğunu ve parlamenter düzenin burjuvazinin meşruiyetini yeniden üretmekten uzak durumda olduğunu söyledi.

Latin Amerika’da parlamentoların emekçi sınıfların hayatlarını iyileştirmenin bir aracı olmadığını belirten Özuğurlu, burada geleneksel proleteryanın, yoksulların ve eğitim ve sağlık emekçilerinin örgütlü durumda olduklarını söyledi.

Kalyon: “Sermaye emekçi sınıfların örgütlenme ve mücadele biçimlerin altını oymaya çalışıyor”
Oturumun son konuşmacısı Kenan Kalyon, sınıf mücadelesinin her geçen gün çeşitli şekillerde sürdüğünü, bugüne kadar emek sermaye mücadelesinin bir emek sermaye diyalektiğiyle geldiğini belirterek, emekçilerin ekonomik ve siyasal alanda elde ettiği hakların ve yenilmiş devrimlerin de bunun içerisinde olduğunu söyledi.

Sermayenin öne geçtiği dönemlerde emeği silahsızlandırmak istediğine değinen Kalyoncu, sermayenin emekçi sınıfların örgütlenme ve mücadele biçimlerin altını oymaya çalıştığını, işçi sınıfınınsa bu durumu yeni mücadele süreçleriyle cevapladığını belirtti.

İşçi sınıfının yapısına değinen Kalyon, heterojen sınıf yapısının istihdam biçimlerinin ötesinde olduğunu belirtti. Sınıfın homojen olması durumunda başarıya ulaşacağının düşünüldüğünü söyleyen Kalyoncu, işçi hareketinin hiçbir zaman homojen olamayacağını dile getirdi. Kalyon, işçi sınıfı hareketinin temel görevinin bu heterojen yapının mücadelesinin nasıl birleştirileceği olduğunu belirtti.

Kalyoncu konuşmasını bitirirken işçi sınıfının bugününe ve geleceğine bakarken bir saptama yapmak istediğini söyledi. Uluslara içerilmediği dönemde işçilerin daha enternasyonalist olduklarını belirten Kalyon, ulusun çözüldüğü bu dönemde işçi sınıfı hareketine bu şekilde bakmak gerektiğini söyledi.

(soL - Ankara)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.