Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

GDO: Daha fazla sömürü, daha fazla bağımlılık

ÖDP tarafından yapılan açıklamada, GDO’lu ürünlerin ülkemizde piyasaya sunulmasının yaratacağı tahribatın halkın ve tarımın geleceğini daha fazla ipotek altına alacağı vurgulandı.

Yayın Tarihi: 10.11.2009 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Özgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP) Genel Başkan Yardımcısı Kemal Ulusaler yaptığı açıklamada, AKP hükümetinin sendikaların ve meslek örgütlerinin tüm itirazlarına rağmen GDO yönetmeliğini canhıraş biçimde savunmaya devam ettiğini kaydetti.

Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içeren ürünlerin Türkiye’ye girişini serbestleştiren düzenlemenin düğüm noktasının tohumların üzerinde kurulacak mülkiyet olduğunu belirten Ulusaler, bitkilerin ve tohumların genetik yapısıyla oynayan şirketlerin yabancı genler yerleştirdikten sonra elde ettikleri tohumlara patent aldıklarını söyledi. Ulusaler, şirketlerin boyunduruğuna terk edilen çiftçilerin de “patent sahibi” şirketlere her yıl para ödeyerek tohum almak zorunda bırakıldığını hatırlattı.

Türkiye tarımını tasfiye edecek
Partisinin GDO’lu ürünlerle ilgili bazı gerçekleri kamuoyuyla paylaşmayı görev saydığını ifade eden Ulusaler, bu ürünlerin en kaygı uyandırıcı tarafının “ön görülemeyen mekanizmalarla insan sağlığını tehdit etmesi” olduğunu kaydetti. GDO’lu ürünlerin biyolojik çeşitliliği yok ederek ekolojik dengeyi alt üst ettiğini söyleyen Ulusaler, “GDO’ların ekosistem ve tarımsal üretim üzerindeki yıkıcı etkileri on yıllar içinde Türkiye tarımını tasfiye edecektir” dedi.

GDO’lu tarımın kendi dışındaki tüm tarım şekillerini yok eden bir teknik olduğunu vurgulayan Ulusaler “Bu nedenle GDO tohumlarının ülkemize girişi yasaklanmalı, tarımsal üretimin doğal evreleri ve bilimsel gereklerine saygı duyulmalıdır” dedi.

Ulusaler, GDO’lu ürünlerin imal ve ithaliyle birlikte ürünlerin patentlenmesinin de geleceğini belirterek şunları kaydetti:

Yaşamı patentlemek!
“Patent uygulaması GDO’lu ürünlerin üretiminde gıda tekellerinin bir silahı haline dönüşerek, canlıların patent altına alımı sonucunu doğurmaktadır. Böylece, sonsuza kadar hiçbir müdahale olmaksızın kendini yeniden üretebilecek bir organizma üzerinde birkaç emperyalist ülkenin ecza ya da kimya şirketleri mülkiyet hakkı elde etmekte, yani yaşamın sahibi olmakta, gen korsanlığı/hırsızlığı meşrulaştırılmaktadır. Canlıların patentlenmesi, kapitalizmin insana, yaşama ve doğaya bakışını göstermesi açısından çok yalın bir örnektir.”

Bu ürünlerin piyasa sunulmasının, GDO’lu tarım ilacı kullanımını artırarak hem toprağı hem de içme sularını zehirlemesini beraberinde getireceğini de belirten Ulusaler, ayrıca bu tarım ilaçlarının çiftçileri dev gıda şirketlerine bağımlı kılacağını ve bu yolla sömürü kaleminin ikiye katlanacağını vurguladı.

Tarım Bakanı tarafından da GDO’lu ürünlerin kullanımının riskli olduğu itiraf edilmişken AKP iktidarının bu uygulamayı başlatmasının “onun kimlere hizmet ettiğinin açık kanıtı” olduğunu kaydeden Ulusaler “Bu gerçekler ışığında GDO’lu ürünlerin ülkemize girişine dair düzenlemelerin iptal edilmesi gerektiğini ve halkımızın sağlığının, geleceğinin uluslararası tekellerin insafına bırakılamayacağını bir kez daha kamuoyuna bildiriyoruz” dedi.

(soL – Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.