RTÜK yuvanızı yapıyor (Ayhan Karahan)

Cumartesi, 30 Haziran 2012 11:08

RTÜK’ün Tayyip Erdoğan kontenjanlı, ekranlara şenlik başkanı Davut Dursun yaşamının en enerjik ve amaca uygun ergenlik dönemini yaşıyor olsa gerek. Dursun, durmuyor bırakılsa kanatlanacak ve gayr-ı ahlaki yayına sebep olan uzaydaki uydu yayınlarının frekansını bozacak. İçindeki milli örf ve adetlere aykırılıkları tırpanlama hırsına ve gelecek kuşakların İslam dışı sapkınlıklara düşme korkusuna engel olamayan RTÜK Başkanı azimle bir ilke vesile oldu. Sayelerinde artık TV dizilerindeki evlilik dışı ilişkiler nihayete erdiriliyor. Kimsenin gözüne girmeyen Allah’ın sopası, tam yetkiyle donatılmış, kruvazör görünümlü Dursun’un elindeydi. Sopanın her aşağı-yukarı gösterilişinde yoldan çıkmış dizi kahramanları uygun adım nikah masasının yolunu tutuyor, belediyelerin evlendirme dairelerinin memurları ise fazla mesaiye kalıyordu.

RTÜK kutsal evliliği ve Türk ailesini koruma işlerine Behzat Ç. dizisi ile başladı. Komiser Behzat ile savcı Esra’yı “Onlar erdi muradına” moduna soktu. MHP Tekirdağ Milletvekili Bülent Belen, dizinin Türk ahlak yapısını fena halde zedelediği ve evlilik dışı ilişkiyi özendirdiği gerekçesi ile TBMM’ye üç defa soru önergesi vermişti. Öyle ya, Tekirdağ’ın Ergene Nehri’ndeki kirlilik meselesi, Enez ilçesindeki elektrik kesintileri, göç sorunu, sanayi atıkları ile kanserojen evreye girmiş çevre sorunları, sel taşkınları ile yerleşimlerin sular altında kalışı Behzat Ç.’nin “Evet” demesi sonucu tılsımlı bir çözüme kavuşacaktı. İçişleri Bakanı İdris Naim ise şahin bakışlarını Belen’e odaklayarak “Uyarı ve para cezalarını verdik. Bunu da anlamazlarsa…” yanıtıyla aslında evliliğin müjdesini meclis kürsüsünden veriyordu. Dizinin sezon finalindeki finale katkılarından düğün misafirlerine kolonya ikramı Belen’e, nikah şekeri dağıtımı Şahin’e, düğün fotoğrafçılığı ise RTÜK Başkanı’na pek de yakışırdı.

Eskinin Yeni Şafak Gazetesi yazarı, şimdiki zamanın Başbakan tercihli RTÜK Başkanı kendisini atayanın “Durmak yok, yola devam” şiarından derin feyz almışa benzer. Dursun durmadı, ekran içi evlilik zincirine “Bir kadın, bir erkek” dizisiyle halka ekledi. Halka bu defa sadece evlilik dışı ilişki yaşamakla yetinmeyip, aynı zamanda aynı evde yaşama cüreti gösteren başrol oyuncuları Ozan ve Zeynep’e takılmıştı. Dizinin yönetmeni Müge Turalı “İzleyicilerimizden çiftimizin evlenmesi yönünde bir talep almadık” demiş. Gelinen aşama da memleketin ulu bekası için izleyenlerin mi, gözetleyenlerin mi esamesi okunur? Üstelik memlekette 75 milyon BBG evinde yaşar iken… Kül yutmaz, gözünden fitne fücur kaçmaz RTÜK sizi gözetliyor sayın yönetmen. Sınırların aşıldığı yerde maazallah “Allah affeder, RTÜK affetmez.” Bu ekran evliliklerinin, diziler sonlandıktan sonra da devam edip etmeyeceği ayrı bir tartışmanın konusu. Devletlünün buna da “DÜDÜK” diye bir organ kurarak çözüm üreteceği umudundan yoksun kalmamak gerek. “Dediğim dedik, çaldığım düdük” kararlığı ile hareket edecek olan DÜDÜK, oyuncuların set ardındaki veya sonrasındaki hayatlarının da ahlaka mugayirliğini hizaya çeker.

RTÜK Başkanı’nın başına gökten üç elma düşmezden önce yani Yeni Şafak’ta biçare bir köşe yazarı iken dillendirdiği “Bütün düzenlemeler ve yasalar dinin toplumsal ve siyasal alandan tard ve tasfiyesine yönelik olmuş bu uygulamalar da laiklik adına yapılmıştır. Okulların ders programlarından din derslerinin çıkarılması, dini kisvelerin giyilmesinin yasaklanması, Osmanlı/Arap alfabesinin terki, hutbe ve ezanın Türkçe okunması, dini mahkemelerin kapatılması, dini değerlere dayalı Mecelle’nin yerine İsviçre Medeni Kanunu’nun uygulamaya sokulması, anayasadan İslam’ın devletin resmi dini olduğu hükmünün çıkarılması, dini yayın ve öğretimin yasaklanması ve benzeri gelişmeler Türk laiklik sistemine şekil vermişlerdir. Bütün bunların devlet otoritesi ve iktidar gücüyle yapılmış olması, zorunlu olarak totaliterliği gündeme getirmektedir " şeklindeki görüşleri perşembeyi çarşambadan müjdelemekteydi zaten.

Düdük çalanın RTÜK başkanlığını kaptığı zamanların ekran önü ve gerisi aynı görüntüyü veriyor. Çalan ve kapan ekran gerisinde “İzdivaç” programlarında mutlu sona ulaşmıyor elbette. Onların saadet zincirinin başı yani İmame (Tesbih başı) Pensilvanya’da taneleri çekiyor. Yazar iken dini eğitim şart diyen RTÜK Başkanı’nın ve yol arkadaşlarının 4artı4artı4’ü geçtiğinde, İmame 33artı33artı33 adet tesbih tanesi çekmişti.

RTÜK, AKP’nin zora dayalı siyaset ve toplumu yeniden dizayn etme isteğinin ekranda görünen yüzüdür. Zorla nikah AKP tarzıdır. İmamın zoruna boyun eğmeyenlerin, AKP’nin masasına oturmayanların, evet demeyenlerin ekranın dışında kalan hayata dair sorumlulukları giderek siyasallaşmaktadır. Tek, tek sosyal-toplumsal alanlardaki gericileştirme çabalarına karşı duruş mutlaka önem taşıyor. Ancak bu tekillerin oluşturduğu çokluğun ana dinamiğini, İmame’ye (Tespih başına) yöneltebildiğimiz ölçüde enerji ve hedef kaybı yaşamayız. İmame’de ki kırılma, tespihin öbür tanelerini de dağıtacaktır. Aksi zorla nikah masası ve AKP’nin zoruna boyun eğiş…

[email protected]