Sayfa yolu
Diyarbakırspor, küme düşer mi?
Yayın Tarihi: 15.03.2010 , 09:30 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:05
Diyarbakırspor, önce, Süper Lig’in ilk yarısındaki Bursaspor maçında Bursa tribünlerinin ırkçı hezeyanlarıyla karşılaştı. Federasyon, uzun süre gündemi işgal eden olaylar karşısında, “itidal” tavsiye eden kararlar ötesinde, bu çirkinliği cezalandırmaktan imtina etti. “Tribün terörü” kavramına “yaygın küfür”ü bile dahil etmişti Federasyon, ama, rakip takımın bayrağının indirilmesi, milliyetçi sloganlar, rakip takım oyuncu ve taraftarlarına karşı yaralanmalara varan saldırılar, sahaya ve tribünlere yağan cisimler, bu maçta kapsam dışında kalmıştı. Bursaspor yönetimi, “ortada ne var canım?” tavrı almış, Diyarbakırspor, maçtan sonra aldığı ligden çekilme kararını uygulamaktan, izleyen günlerde caymıştı.
Sonra, geçen hafta, bu maçın rövanşı geldi çattı. Bu kez, Bursaspor takım ve taraftarları, çıktıkları Diyarbakır deplasmanında yoğun saldırıya maruz kaldılar, beklendiği ve bilindiği gibi. Taş sağanağı altında başlayan maç 16 dakika oynanabildi, bu dakikada yan hakemin başına isabet eden bir taşla, hakemler soyunma odasına girdi, devam etmeme kararı alındı, bu esnada Bursaspor takımı staddan kaçırılarak havaalanına ulaştırıldı. Diyarbakırspor yönetimi, olayların provokasyon olduğunu söyledi, saldırganların kendi taraftarları olmadığını belirtti. Bursaspor, kendi sahalarında yaşananları hiç dile getirmeksizin, Federasyon’un, gereğini yapmasını talep ediyordu.
Bu maçla ilgili kararın, Diyarbakırspor’un hükmen yenilgisi doğrultusunda olacağı, ama ek olarak kulübe ne ceza verileceği tartışılırken ve bu tartışmalara, takımın ligden düşürülmesi talebi eşlik ederken, “gerilimin artmasını önlemek” açısından, Federasyon’un kararını olduğundan daha önemli hale getirmişti.
Karar beklenirken, Diyarbakırspor, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile oynayacağı maç için İstanbul’a geldi dün. Standartların üzerinde güvenlik önlemlerinin dikkat çektiği maç, tansiyonu düşük bir havada başlamış, sürerken, Diyarbakırspor’un sürekli yakındığı ve Bursaspor maçındaki olaylardan çok üzerinde durdukları, kendilerini ligden düşürmek kastıyla yapıldığını söyledikleri hakem hatalarından biri olarak gördükleri bir frikik kararında, İBB’nin 87’nci dakikada gelen golü, bu maçın da tamamlanamamasına yol açtı. Sahaya inen Diyarbakırspor taraftarları her ne kadar etkili olmadıysa da, hakemler, kendilerine verilen talimatı uygulayarak, soyunma odalarına girdiler ve bir daha çıkmadılar.
Bu hakem kararının, özel bir önemi vardı. Kurallar gereği, iki maçı, taraftarlarının sebep olduğu olaylar nedeniyle yarıda kalan takım, küme düşürülecekti. Federasyon, elindeki dosyaya ilişkin kararını açıklayamadan, üzerine bu maç tuz biber ekmiş, durum iyice kritik bir hal almıştı.
Diyarbakır’daki Bursaspor maçında hakemin kararını olumlayan tüm yorumcular, bu kez, maçın kalan üç dakikasını oynatmayarak bir kaosa yol açan hakemleri eleştirdi. İstanbul Valisi Muammer Güler de, hakemlerin bu tutumuna anlam verememiş, bizzat kendisi güvence verdiği halde neden üç dakika kala maça devam etmediklerini anlayamamıştı. Güler, hiçbir fizik saldırının yaşanmadığını, sahaya girmek isteyenlerin derhal “enterne” edildiklerini söylüyordu ve verilen kararın çok yanlış olduğunu belirtiyordu. Hakemler, “soyunma odasına girerseniz bir daha çıkmayın” talimatına uyduklarını söylüyorlardı, ama ortada ne böyle bir kural vardı, ne talimatı verenin kimliği.
Diyarbakırspor yönetimi, sahaya inenleri provokatör olarak tanımladı ve takımlarına karşı bir tezgâh kurulduğunu dile getirdi.
Süper Lig’in şampiyonluk ve küme düşme hesaplarını arka plana iten “Diyarbakırspor meselesi”nin futbol karşılaşmaları açısından kronolojik gelişimi böyle. Şimdi, Federasyon’un işin içinden nasıl çıkacağı merak ediliyor. Her ikisinde de hakem kararıyla yarıda kalmış maçlardan birinde “doz” gözetilerek farklı kararlar verilebilir mi? Birinin kalan üç dakikası oynatılırsa, diğerinin 74 dakikasının neden oynatılmayacağı, bu “doz”a bağlanabilir mi? İki hükmen mağlubiyet kararı çıkıp da, “iki maçı yarım kalan takım küme düşürülür” kuralı görmezden gelinebilir mi? Misafir takım taraftarlarının sahaya müdahil olamadan biten girişimleri, seyirci sebebiyle hükmen mağlubiyet için geçerli olabilir mi? Sorular artırılabilir ve sonuç şudur ki, olayların patlak verdiği ilk maçta Bursaspor tribünlerinin milliyetçi terörüne tebessümle yaklaşan Federasyon, gelinen noktada zor bir karar vermekle karşı karşıya.
Diyarbakırspor yönetiminin “Biz de şampiyonluğa oynayan Bursaspor’un bir maçına, onların atkılarıyla gidip sahaya insek, sonuç ne olur?” sorusu da manidardı doğrusu...
Şimdi, sahiden futbol, sadece futbol değilse, Diyarbakırspor konusundaki kararı, ne belirleyecek?
Ha, yine dün akşam oynanan Galatasaray-Ankaragücü maçında, tribüne alınmayan Ankaragücü taraftarlarıyla yaşanan “tartışma”da, 5'i polis 8 kişi yaralandı. Maçı Galatasaray 3-0 kazandı.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.