Sayfa yolu
AKP'ye karşı mücadelenin temelleri (Erdal Daşdemir)
Yayın Tarihi: 22.05.2009 , 12:08 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:35
AKP''YE KARŞI MÜCADELENİN TEMELLERİ
Ekonomik göstergeler giderek ezilenlerin aleyhine işliyor. İşsizlik verilileri açıklanmakta... Açıklanan bu veriler işsizlik oranlarının cumhuriyet tarihinin en yüksek noktalarına tırmandığını göstermekte. Toplumun emekçi kesimleri arasındaki yoksullaşma olgusu artarken, yığınların tepkileri bir oranda pasifsize edilip, sıra dışı çevrelerin oyunları olarak gösterilmekte. Çaresizlik içinde kıvranan ve yalnızlaştırılmış emekçi yığınları giderek kaderciliğe sürüklenmekte. Emekçilere, egemenlerce bu yaşanılanların kaçınılmaz olduğu gösterilmeye çalışılmakta.
Türkiye'nin ekonomisinin ve onu yönetenlerin hak biçtiği, razı gördüğü bu gelecek, emekçi yığınlarının kabul görmesi gereken bir durum mu? Malum olunan ortada... Bu sürece bir anda gelinmedi tabiî ki. 12 Eylül rejiminin bir ürünü olan bu süreç, Özal dönemi ile taçlandırılarak, AKP ile emekçi yığınlarının çaresizliğe itilmesine sebep olurken ve kaderci bir yaklaşıma sürüklendi. Emekçilerin ekonomik sorunları yaşamalarının merkezinden uzaklaştırılarak, daha ''öte dünyacı'', ''ulyevi'' ve ''ilahi gücün takdiridir'' mantığı egemen kılındı.
Siyasal alanda Türk İslam sentezi ile emekçiler yoğrulurken, Kürt sorunu üzerinden milliyetçi, faşizan duygular ile Kürt düşmanlığı yaratılmış oldu. Özellikle emekçilerin sol'dan uzaklaşması sol değerlere karşı cephe almasında Türk İslam sentezinin yaratığı ideolojik çıkarsamanın büyük yansıması oldu. Bu gelişmeler sermayenin, emekçileri daha kolay yönetmesini sağlayan, örgütsüzlüğe iten, kendi emek örgütlerine bile sahip çıkmaktan uzaklaştıran, bir sürecin yaşanmasına neden oldu.
Yönetme sorunu bakımında incelendiğinde AKP'nin nasıl bir süreci ile birlikte iktidara gelmiş olduğu görülecektir. AKP'yi iktidara taşıyan ''gerici'' düşüncenin ülkemizde egemen kılınması, sermaye sınıfının da Türkiye'de işini kolaylaştırmıştır. AKP hükümeti ehlileştirilmiş, örgütsüzleştirilerek içindeki bütün düzen dışı güçlerin marjinalleştirildiği, kolay yönetilebilecek bir işçi sınıfı devralmıştır.
Gericileşmiş ve sağcılaşmış bir Türkiye ABD ve Avrupa Birliği açısından da sorunsuz bir ülke haline gelmiştir. Özellikle ABD'nin Orta Doğu'daki planları düşünüldüğünde, Türkiye'nin şu an içinde bulunduğu toplumsal yapı ABD'nin elini rahatlatan bir gelişmedir.
Emekçilerin çaresizliğe itilerek kolay yönetilir hale gelmesi, sınıf bilinçlerini kaybetmelerine neden olmuştur. Sağcılaşarak sınıf bilincini kaybetmiş emekçilerin, sol değerlerden uzaklaşması AKP'nin işini kolaylaştırmıştır. Diğer tratan solun siyaset yapma ve sınıf ile bağ kurma noktaları kalın duvarlar ile örülmüştür. İşlerin zorlaşarak AKP'ye karşı verilecek mücadelede solun doğru politikalar ile siyaset yapması önemli hale gelmiştir. Solun, AKP'ye karşı üretebildiği politikalarda ortak bir akıl ortay çıkamamıştır. Birçok noktalarda AKP'nin demokrasi söylemlerinin solun kafasını karışıklığa itmiştir.
Türkiye'de emekçilerin sendikal ve ya sendika dışı örgütlenmelerin geldiği nokta ortada... Güçlü bir AKP karşıtlığı, keza AKP'nin temsil ettiği sermaye düzeni ve bunlara karşı verilecek mücadele önemli bir olgu haline
gelmiştir. Geniş emekçi yığınları arkasına alacak politik yaklaşımlar nasıl örülmeli. Hem solun hem de kendini AKP karşısında olduğunu söyleyen diğer odakların, tutarlı, politik bütünlüğü olan yeni bir yaklaşım tarzı.
Bakın tek başına AKP'ye karşı ulusalcı veya Kürt sorunu üzerinden yaratılmış atmosferin AKP'yi geriletmesi mümkün değil. Zaten bu yaklaşımlar çok denendi. Aynı zamanda bu politikaların, sistemin bütünün karşısına alan bir mücadele olmadığı için de kapsayıcı olmaz. AKP'ye karşı verilecek mücadelede Türk ve Kürt emekçilerinin ortak mücadelesi önemli. Kürt sorunun çözümünde ABD, AB ve AKP'nin ikiyüzlü yaklaşımı devre dışı bırakılarak, emperyalizme karşı önemli mevzi kazanılmış olacaktır. Bu aynı zamanda Türk emekçileri açısından da Kürt emekçilerine yönelik şoven düşüncelerinde yok olmasına, etkisinin kırılmasına sebep olacaktır.
Gericileşmeye, emeğin sömürülmesine, Türkiye halkını sağcılaştırarak gerici bir ideoloji ile hem kolay sömürülmesini, ABD'nin Ortadoğu planlarına ve sermayenin yaratığı krizin karşında durabilecek mücadeleci bir emekçi sınıfların yaratılmasın ön koşulu emperyalizme karşı yurtseverliği, özel sermayeye karşı kamuculuğu öne çıkartan, Türkiye'nin gericileşmesine karşı aydınlanmacılığı savunmak ve o doğrultuda mücadele etmekten geçer.
Erdal Daşdemir
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.