Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Zaman'ın sansür çağrısına bilim insanlarından yanıt

Zaman gazetesi, sürmanşetten yayımladığı haberde anne ve babalara şu çağrıyı yaptı: “Çocuğunu seven anne baba güvenli internete geçmeli” Çağrıda görüşleri alınan iki isimden biri uygulamanın mimarı TİB İnternet Dairesi Başkanı olurken diğer ise, nikâhsız yaşayan ve homoseksüel komşu istemeyen AKODER yöneticisi oldu.

Yayın Tarihi: 05.01.2012 , 15:46 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:29

Güvenli internet adıyla çocukları koruduğunu iddia eden hükümetin bu uygulamasına en büyük destek yine Zaman gazetesinden geldi. Gazete anne ve babalara, “Çocuğunuzu seviyorsanız güvenli internete geçin” derken haberde görüşlerine başvurdukları Aileyi Koruma Derneği (AKODER) Yönetim Kurulu üyesi Yasemin Çoban ve TİB İnternet Daire Başkanı Nihat Şen olması ise oldukça dikkat çekici.

“Çocuğunu düşünen herkes faydalanmalı”
Zaman gazetesine, "Çocuğunu düşünen herkes bu güvenli internet hizmetinden faydalanmalı" diyen Nihat Şen, "Güvenli interneti tercih eden aile, çocuğum bilgisayarda ne yapıyor diye merak etmeyecek. Çocuk profilinde yer alan siteler, eğitici öğretici içeriklere sahip. Güvenli internet, çocuğun eğitimine de katkı sağlayacaktır” dedi.

“Çocukları koruyacak bir uygulama”
Aileyi Koruma Derneği (AKODER) Yönetim Kurulu üyesi Yasemin Çoban da, Nihat Şen ile aynı görüşü paylaşarak, "Çocuklar internette ödev araştırırken bile müstehcen, kumar, şiddet içeren içerikler ile karşılaşıyor. Aileler bunun önüne ancak güvenli internet ile geçebilir” dedi.
Güvenli internet uygulamasına karşı çıkan AKODER yönetici Yasemin Çoban’ın, derneğin internet sitesinde verdiği bir röportaj nasıl bir zihniyetle olaya yaklaştığını net bir şekilde ortaya koyuyor. İşte Çoban’ın nikâhsız ve homoseksüel komşularla ilgili düşünceleri: "Sekam’ın yaptığı bir araştırma var, burada 'Nikâhsız yaşayan bir komşunuz olsa tepkiniz ne olurdu' diye sorulmuş. Eğitimli kesim, hiç tepki vermemiş, olabilir demişler, halk ise böyle bir şeyi istemem demiş. Aynı şekilde, homoseksüellerle ilgili sormuşlar, üniversiteliler, saygı duyarız arkadaş oluruz demişler, halktan kişiler ya da ilkokul mezunu insanlarımız böyle bir şeyi kabul edemem demişler. Yani buradan şunu çıkarabiliriz eğitim seviyesi artıkça değerlerimize sahip çıkma oranı düşüyor."

Pedagog: “Çocuk 9 yaşında müstehcen site görürse aileyle çatışır…”
Haberde görüşlerine başvurulan bir diğer isim olan Fatih Üniversitesi öğretim görevlisi uzman pedagog Adem Güneş, "Mesela 9 yaşındaki çocuk müstehcen içerikli bir siteyle tanıştı, oraya girmeye başladı, o site o çocuğa bir dürtü vermiş oldu. Daha sonra çocuğun bu dürtüyü terk etmesi oldukça zor. Vaktinden önce çocuğun bu takım dürtüler alması o çocuğun ailesi ile çatışmasına sebep olabilir. Güvenli internet bu problemin önüne geçiyor” diye konuştu.

Bir pedagogun çocuğun gelişim ve çatışma yaşama sürecini sadece 9 yaşında girdiği bir ‘müstehcen’ site ile ilişkilendirmesi ve gazetenin bu habere sayfalarında yer vermesi ise haberin ilginç noktalarından bir diğeri oldu.

“Haber uygulamaya ilgi gösterilmediği için yapıldı”
Zaman gazetesinin haberine karşı, Başkent Ünviversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mutlu Binark, ODTÜ öğretim üyesi Doç. Dr. Kürşat Çağıltay, tüm üniversite rektörlerine hitaben bir çağrı kaleme aldı. Bu çağrıda yer alan ilk bölüm haberin ne maksatla yapıldığını açıkça ortaya koyuyor.

“BTK, uygulamaya yeterli ilgi gösterilmediği için söz konusu haber dahil, filtre uygulamasını aklama ve sorgulanmadan benimsetme amaçlı daha birçok kamuoyu destek çalışması yapmaya girişmiştir. Eleştirel, bilimsel ve özgür düşüncenin merkezi olması gereken üniversitelerin bir kamuoyu çalışmasının aracı olarak kullanılması son derece düşündürücü ve aynı zamanda tehlikelidir.”

22 Kasım tarihinde devreye giren uygulamanın devlet eliyle gerçekleştirilen bir merkezi, keyfi sansür sistemi olduğu belirten, uygulamanın ifade özgürlüğünün sınırlarını daraltmakta, vatandaşlara tek tip bir aile/çocuk tasarımını dayatmakta olduğunu vurguladı. Merkezi filtre programını uygulayan tek AGİT üyesinin Türkiye olduğunun belirtildiği çağrı metninde, filtrenin çözüm olmadığı belirtildi.

“BTK Çin duvarı inşa ediyor”
Akademisyenlerin çağrı metnin sonunda ise şu cümleler yer aldı: “Bir kamusal alan olan internetin, bilgiye erişim ve ifade özgürlüğünü sansüre tabi kılan ve gerçekte çocukları ve gençleri internetteki çeşitli olumsuzluklardan korumayan, sadece “bir Çin duvarı” inşa eden BTK’nın filtreli internet uygulamasını desteklemiyoruz. Çocuklarımız ve gençlerimizin Türkiye’de internetin olanaklarından yararlanması ve çeşitli olumsuzluklardan korunması için doğru çözümün ve politikanın dijital okuryazarlık becerilerinin kazandırılması olduğunu biliyoruz.”

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.