Sağcı Radikal soldaki ayrışmaya bakınca

Birkaç ay önce yeni tasarımı ve yayın ekibiyle yayın hayatına yeniden merhaba diyen, iktidar yanlısı sağcı bir genel yayın yönetmenin yönetiminde çıkan Radikal gazetesi, “Sosyalist solda derin yarılma” başlıklı bir yazı dizisi başlattı.
Perşembe, 30 Aralık 2010 10:00

Yazı dizisinin dün yayınlanan ilk bölümünde Birikim Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ömer Laçiner ve TKP Merkez Komite üyesi Metin Çulhaoğlu ile yapılan röportajlarıa yer verildi. Basılı gazetede sürmanşetten verilen bu bölüm için Radikal “Hayırcıya ‘Ergenekoncu’ evetçiye ‘Yandaş’ yaftası” başlığını seçti.

Radikal, Laçiner röportajını “Sosyalist partiler gericilik odağı. Sözü kalmayan yumurta atıyor” cümlesiyle, Çulhaoğlu’nunkini ise “Laçiner’in sosyalizm aşkı tek taraflı. Papağandan Marksist olmaz” ifadeleriyle özetledi. Radikal’in cımbızlayıp sürmanşete taşıdığı bu sözler tartışmadan çok polemik yaratma amacı güdüldüğü yorumlarına yol açtı.

Radikal emekçileri zorda
Radikal gazetesi oturtulduğu yer itibariyle soldan laf üretip solu yaftalamaya kalksa da, gazete emekçilerine kulak verildiğinde, "Siz kimsiniz de sol hakkında ahkâm kesiyorsunuz" demek gerekiyor. soL'un mikrofon uzattığı, sektördeki kara liste uygulaması nedeniyle adını vermek istemeyen Radikal çalışanları, gazetenin iç yüzünü anlattı:
Radikal'in içinde hava gergin

“Kendi tarihi aynı zamanda bir bölünmeler tarihi olan sosyalist sol hiçbir dönem eylemde ve söylemde bu denli keskin bir kamplaşma yaşamadı” diye başlayan yazıda, Ergenekon ve referandum süreçlerinin bir süredir devam eden ayrışmayı netleştirdiği söylendi.

Laçiner sola hakaret ediyor
“Sosyalistler safları ayırıyor” başlıklı ilk yazıda Radikal, Ömer Laçiner'in sosyalist sola hakaretler yağdıran AKP yanlısı sözlerine yer verdi. Radikal, Laçiner’i ve Birikim’i “Referandum sonrasında ayrışmayı en net ifade eden Birikim dergisi oldu. Eylül sayısında yayın yönetmeni Ömer Laçiner, sosyalist sol parti ve yapıların artık miadını doldurduğunu, bu cenahla yollarını tamamen ayırdıklarını ilan etti” diye tanıttı.

Laçiner, röportajda “geleneksel sol”u Marx’ı anlamamakla suçladı. Laçiner, “Biz, işçi sınıfına odaklı olmayan ama onun gerçek kurtuluş imkânlarını da asla ihmal etmeyip vurgulayan bir sosyalizm önerdiğimizde geleneksel kafa sahipleri işçi sınıfını boş veriyorsunuz diye yaygara ediyorlar. Duyan da bunların fabrikalarda ömür tükettiğini sanır. Oysa yıllardır, yaptıkları.yapabildikleri ortada. Ne oldu? Kaç işçiyi örgütleyebilmişler ki” diyerek solu aşağılamayı da ihmal etmedi.

Radikal'de Eyüp Can dönemi
Radikal gazetesinin başına Fethullahçı Eyüp Can Sağlık'ın getirilmesiyle gazetede ne değiştiği sorusuna daha önce yanıt aramıştık. Eyüp Can'ın ibretlik Gülen röportajı ve "1973 Şili darbesi" yazısının da yer aldığı haberimiz için:
Yeni Radikal'de ne değişti?

Sol içi tartışmaların düzeysizliğinden yakınan Laçiner, “Yazdığın şeye, söylediğin söze yanıt veremeyecek düzeydeler. İddia taşımıyorlar ki, söyleyecek sözleri olsun” diyerek solu bir de “iddiasızlık” ile itham etti.

Laçiner, sosyalist solun durumu ile ilgili olarak ise “Şimdi en acı şekilde duvara tosladılar. Hatta kolaylıkla bildiğimiz, karşı olduğumuz gerici yapılara doğru hızla ilerliyorlar” dedi.

Solu ille “bölecekler”

Sol basınla nasıl ilişki kurmalı?
soL Genel Yayın Yönetmeni Kemal Okuyan, solun burjuva basınıyla nasıl ilişki kurması gerektiğini kaleme aldı. Okuyan'ın yazısı için:
Basınla ilişki değil, basınla mücadele!

Metin Çulhaoğlu ile yapılan röportajında bir hayli kısaltıldığı dikkat çekti. Çulhaoğlu’na yöneltilen “Seçimler sosyalist sol için nasıl bir tablo ortaya çıkarır?” şeklindeki soru ve kendisinin verdiği cevap yazıda yer almadı. Çulhaoğlu’nun verdiği yanıtlarda özellikle solda cepheleşme ve seçim sürecinde birlikte durabilmenin önemine değindiği kısım tamamen pas geçildi. Çulhaoğlu şöyle demişti:

“Benim mensubu olduğum partinin (Türkiye Komünist Partisi) bir cephe önerisi var. Önerilen cephe elbette seçim odaklı değil, öncesini ve sonrasını da kapsayan, bir süreci örmeye yönelik bir girişim. Ama gene de seçimler bu sürecin önemli bir noktasını oluşturuyor. Seçimlerin her bakımdan ve her konuda 'belirleyici' olacağını ileri sürmüyorum elbette, ama sosyalist sol bu seçimlerde bir yolunu bulup ülkede sosyalizme ilgi duyan, sosyalizme açık kesimlere güven ve umut verebilirse, bu ciddi bir kazanım olacaktır. Seçimlerde sosyalist sol bu toplumda var olduğunu, sözünü henüz küçük de olsa toplumun bir kesimine dinletebildiğini, verilen uğraşların büsbütün boşa gitmediğini gösterecek bir sonuç alırsa, bunun gerisi önceki dönemlere göre daha kolay gelecektir. Bu son noktanın önemli olduğunu düşünüyorum: Sol önümüzdeki Haziran ayında 'seçimsel' anlamda bir eşiği aşabilirse, yani varlık ve etki anlamında çevreye 'bunlar 60’ların TİP’ine doğru gidiyorlar' dedirtebilirse, artık bu eşikten geriye dönüş olacağını hiç sanmıyorum. Eşik aşılmış, yol açılmış olacaktır.”

Bu görüşlere kısaltılarak da olsa yer verilmemiş olması dikkat çekti.

Radikal'de yazar olmak nereye oturuyor?
Radikal gazetesinde geniş bir yelpazeden yazarlar var. Peki bu yazarlar, gazetenin misyonunda nereye oturuyor? İlgili haber:
Radikal'de kimler köşe yazıyor?

Tanıtım mı itham mı?
“Kamplaşmanın ana aktörlerinin” fikirlerine yer vermek üzere oluşturulan yazı dizisinin ilk bölümünde bir de sol partileri yalnızca birkaç cümleyle “tanıtma” iddiasında olan bir kısım yer aldı. Özellikle bu bölümde oldukça çirkin itham ve ifadelere yer verildi. Sol partilerin “Bölünmenin aktörleri kimler?” başlığı altında tanıtılması ise ayrı bir skandal olarak yorumlandı.

Türkiye Komünist Partisi’nin tanıtıldığı bölümde “TKP, ulusalcı blokun baş aktörü. Kürt siyasetine mesafeli . Ergenekon operasyonu dönemindeki eylemleri nedeniyle milliyetçilik suçlamalarına maruz kalıyor” ifadesine yer verilmesi oldukça tepki topladı. Benzer bir şekilde Özgürlük ve Dayanışma Partisi ile ilgili olarak da “gericilik vurgusu ön planda” ifadesi yer aldı. "Sola liberal bakışın" ürünü olduğu hissedilen tanıtımlarda Halkevleri'nin payına ise sadece "yumurta" ile özdeşleştirilmek düştü.

Radikal'de dikiş tutmadı
Radikal gazetesinin Eyüp Can "devrimiyle" birlikte "özgürlükçü solun sesi" olmaya yönelik baştan tutarsız projesi, üniversite öğrencilerinin protesto gösterilerinden sonra elde patlamıştı. Radikal'in köşe yazarları, ağır ifadelerle birbirlerine girmişler, Eyüp Can da durumu toparlamak bir yana, öğrencileri suçlar tavrıyla duruma tüy dikmişti. İlgili haber:
Radikal yazarları niye birbirine girdi?

Radikal, birkaç saat sonra yazının altında “Yazı dizisinin dünkü bölümünde ÖDP ve TKP ile ilgili cümleler kısaltılırken maksadını aşan ifadeler doğmuştur. TKP ile ilgili tanıtım ifadesinin doğrusu, ‘ulusalcı bloğun aktörü olmakla eleştiriliyor’ ÖDP ifadesindeki cümle ise ‘gericilik vurgusu ön planda' eleştirileri yapılıyor. Düzeltir, TKP ve ÖDP’lilerden özür dileriz” şeklinde bir düzeltme metnine yer vererek durumu idare etmeye çalıştı.

Gazeteye gelen çok sayıda tepkinin ardından yayınlanan düzeltme metninin özünde bir düzeltme olmadığı, metinde aynı ifadelerin daha dolaylı biçimde yer bulduğu görüldü. Düzeltme metni gazetenin internet sitesindeki haberin altına yerleştirilirken hemen üstte, tanıtım kısmında ifadeler aynı biçimde kalmaya devam etti.

Tanıtmasalardı daha iyiydi
Düzeltmenin ardından TKP, “TKP'nin ‘ulusalcı blokun baş aktörü olduğu ve Kürt siyasetine mesafeli durduğu’, Ergenekon operasyonu dönemindeki eylemleri nedeniyle de milliyetçilik suçlamaları yapılıyor” ifadeleriyle, ÖDP ise “ÖDP’nin ‘gericilik vurgusunun ön planda olduğu ve bölünmeyi de bu eksende gördüğü’ eleştirisi yapılıyor. Atılacak bazı adımların zor da olsa CHP’yi sosyalistlerle birleştirebileceğini düşünüyor” cümleleriyle “tanıtıldı”.

Halkevleri ile ilgili “Halkevleri eylemleriyle ön planda. Yumurta olaylarında adı en çok anılan kesim. AKP’ye destek verdiklerini düşündükleri aydınlara karşı tutumları keskin” sözlerine yer verilen yazıda EMEP için ise “EMEP, 68’in geleneğini en fazla taşıyan parti. Kürt siyasetine desteği büyük. 28 Şubat’a tutumu, türbana bakışı İslamcı hareketlerin sempatisini toplamıştı” dendi.

Bu parti ve örgütleri tanıtmak için seçilen "itham" edici ifadelerin AKP'yi destekleyen kesim için kullanılmamış olması da dikkat çekti.

(soL - Haber Merkezi)

29.12.2010 tarihli Radikal gazetesinin sürmanşeti