Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

NTV ne yapacağını şaşırdı

NTV son zamanlarda AKP hükümetine yaranabilmek için elinden geleni ardına koymuyor. Ama her seferinde daha fazlası isteniyor. Dik duramamanın cezasını, itilip kakılmakla ödüyor.

Yayın Tarihi: 19.03.2010 , 09:36 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Başbakan Erdoğan, İngiltere’de BBC kanalında, yani tüm dünyanın önünde, ülkemizdeki izinsiz çalışan Ermeni işçilerini dış politikada şantaj malzemesi yaparak “Gerekirse bu yüz bine hadi siz de memleketinize diyeceğim” dedi. Erdoğan’ın sözleri, haliyle hem dünya basınında, hem de Türkiye’de son dakika haberi olarak yer aldı.

NTV de verdi haberi, son dakika haberi olarak. Haberin başlığı, “Erdoğan: 100 bin Ermeni’ye hadi evinize deriz” idi. Haberin spotunda da bu sözün üzerinde duruluyordu.

Sonra bir şey oldu, haberin başlığı “Erdoğan: Şov yapıyorlar” olarak değişti. Haberin spotunda da Erdoğan’ın “soykırım tasarılarını” kabul eden ülkeleri şov yapmakla eleştirildiği belirtilerek, Ermeni işçileri tehdit eden sözler “Türkiye’de kaçak yaşayan 100 bin Ermeni’nin durumunu gündeme getirdi: Diasporadan kurtulun sınırdışını önleyin!” olarak sunuldu. Yani eleştiri okları diğer ülkelere çevrildi, Erdoğan’ın faşizan tehdidinin sorumlusu olarak diaspora gösterildi.

Bu kadarla kalmadı haberde yapılan değişiklikler. Haber, okuyucu yorumlarına kapatıldı. Ntvmsnbc sitesinde diğer tüm haberlere okuyucular yorum girebiliyorken, tüm dünyanın gündemine oturan bu sözlerle ilgili olarak NTV, okurlarının yorum yapmasını, yapılan yorumların görülmesini istemiyordu.

Ne oldu o arada?
Erdoğan, hem de BBC’ye bu sözleri söylemesine karşın, anlaşılan danışmanları Başbakan’ın sözlerinden çekindiler, çünkü BBC’deki mülakattan kısa süre sonra danışmanları, Türkiye’deki medyaya bu sözlere yer verilmemesi için baskıda bulunmaya başladılar.

NTV Başbakanlık’tan gelen “ricalara” boyun eğdi, haberde söz konusu değişiklikleri yaptı. Ancak bu kadarla da kalmadı. Erdoğan’ın sözlerinden bir buçuk saat sonra, 20:00’de NTV’de “Basın Odası” programı vardı. Programda “Ermeni tasarısı” konusu ele alındı. Ancak programda yer alan Ruşen Çakır, Nazlı Ilıcak, Mehmet Yılmaz ve Nuray Mert, duymamış olmaları imkansız olan Erdoğan’ın sözlerine dair tek kelime etmediler! Belli ki gelen rica, bu programda yer alan gazetecilere de iletilmişti.

Hâlâ bitmedi...

O akşam saat 22:00’de Can Dündar’ın “Canlı Gaste” programı yayınlanacak, ve Erdoğan’ın sözleri ele alınacaktı. Programa yarım saat kala dahi NTV ekranlarında programı duyuran altyazılar geçiyordu. Ancak Dündar’ın programı yayınlanmadı. Gazeteciler.com’dan Hacer Alkan’ın dile getirdiği üzere programda Erdoğan’ın sözlerini yorumlayacak konuk dahi ayarlanmış, bu konuk, başka programlardan gelen tekliflere “Akşam Canlı Gaste’deyim” diyerek olumsuz yanıt vermişti.

Can Dündar, Milliyet gazetesindeki köşesinde Erdoğan’ın sözlerini ele aldı, arada da “Asıl acıklı olan, danışmanlarının Başbakan’ı dizginleyemeyip bu sözlerin medyada yer almaması için sarf ettiği nafile çabaydı. Tabii sonuçsuz kaldı” dedi. Fakat anlaşılan, bu çaba en azından NTV’de sonuçsuz kalmamıştı.

NTV’de bunlar yeni değil
NTV’de uzun süredir AKP yanlısı bir çizgiye oturma çabaları görülüyor. Çağrılan konuklar o cenahtan seçiliyor. Kanal, sol düşmanlığı mesajını vermek için işi Chavez karşıtı, iftiralarda dolu Amerikan belgeselleri vermeye kadar götürüyor.

En son haber başlığı değiştirilmesi vakası, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in evi ve makam odasının polis tarafından basılması ve arama yapılması sırasında yaşanmıştı. NTV’de haber “Başsavcıya abluka” başlığıyla verildi. Zaman gazetesinde Ali Akkuş imzalı bir yorum-haberde NTV’nin bu başlığı eleştirildi. Bülent Arınç’ın da eleştirdiği başlık nedeniyle NTV, Haber Koordinatörü Mustafa Hoş’u istifa etmeye zorladı.

Kanal, daha önce de Tarık Akan’ın canlı bir programda söylediği, orduyu öven sözlerini programın tekrarında keserek sansürlemiş, konuyla ilgili olarak NTV Müdürü Cem Aydın bir açıklama yapmıştı. Aydın, açıklamada şunları söylüyordu: “Tamam... Kavram karmaşası, güven sıkıntısı var. Herkes duymak ve görmek istediği şekliyle yorumluyor olup biteni. Ama yapacak bir şey yok, biz doğru bildiğimizi yapmaya devam edeceğiz. Farklı görüşler bu ekranlarda yer alacak. Tarık Bey görüşlerini istediği zaman yine bu ekranlarda dile getirebilecek.
Ama bilinçli ya da değil, NTV’nin bir yerlere çekilmeye çalışılmasına karşı duracağız. Durmak zorundayız.”

Anlaşılan o ki NTV’nin doğru bildiği, iktidar tarafından her “uyarıldığında” yıllardır kanala emek veren çalışanlarının kellesini sunmak, tüm dünyanın tartıştığı sözleri geri plana itmek, sanatçıların sözlerini sansürlemek, yorumcuların programlarını yayından kaldırmak… Yandaş olmanın maliyeti, NTV’ye pahalıya patlıyor.

(soL - Haber Merkezi)

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.